Ana içeriğe geç
Sözlük

denedi ile cümle

denedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama eğer denediyseniz hata yapmanın ne kadar kolay olduğunu bilirsiniz.و لكن لو فعلتم، فستدركون كم هو من السهل إرتكاب الإخطاء.
Ama hıçkırığı bir türlü geçmiyordu. Arkadaşlarının önerdiği her şeyi denedi. Hiçbiri işe yaramıyordu.Este era uno de esos casos que no paraban, intentó todo lo que sus amigos le sugerían, nada parecía servirle.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.Ale ważnym było stworzenie idealnego miejsca, więc spróbowałem, by pracować i tworzyć.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.Dar era important să creez un loc perfect, aşa că am încercat, pentru a lucra şi a crea.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.하지만 작업과 창조를 위한 완벽한 장소를 만드는 것도 중요하다고 생각해서 시도한 디자인도 있습니다.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.lo probé, para trabajar y crear.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.Ma era importante creare un luogo perfetto, così ci ho provato, adatto per lavorare e creare.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.Но беше важно да се създаде съвършено място, затова се опитах, за да работя и творя.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.Но очень важно ещё и создать идеальное место для работы и творчества, что я и попытался сделать.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.אבל היה חשוב ליצור את המקום המושלם, אז ניסיתי, כדי לעבוד וליצור.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.لكن من المهم أن نبتدع مكان مثالي، لذلك حاولت أن، من أجل أن أعمل وأخترع
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.そこで創作活動の場を デザインしてみました パリ在住の アメリカ人科学者のために
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.(77:56) Но они еще искушали и огорчали Бога Всевышнего, и уставов Егоне сохраняли;
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Aber sie versuchten und erzürnten Gott den Höchsten und hielten ihre Zeugnisse nicht
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Ale oni pokúšali a dráždili Boha, Najvyššieho, a neostríhali jeho svedoctiev,
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.A wszakże przecież kusili i draźnili Boga najwyższego, a świadectwa jego nie strzegli.
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Contudo tentaram e provocaram o Deus Altíssimo, e não guardaram os seus testemunhos.
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Dar ei au ispitit pe Dumnezeul Prea Înalt, s'au răzvrătit împotriva Lui, şi n'au ţinut poruncile Lui.
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Dầu vậy , chúng_nó thử và phản_nghịch Ðức_Chúa_Trời_Chí cao , Không giữ các chứng_cớ của Ngài ;
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Dầu vậy, chúng nó thử và phản nghịch Ðức Chúa Trời Chí cao, Không giữ các chứng cớ của Ngài;
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.De megkisérték és megharagíták a magasságos Istent, és nem õrizék meg bizonyságait;
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Dog fristed og trodsede de Gud den Allerhøjeste og overholdt ikke hans Vidnesbyrd;
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.그럴지라도 저희가 지존하신 하나님을 시험하며 반항하여 그 증거를 지키지 아니하며
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Ma ancora lo tentarono, si ribellarono a Dio, l'Altissimo, non obbedirono ai suoi comandi
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Mais ils tentèrent le Dieu Très Haut et se révoltèrent contre lui, Et ils n`observèrent point ses ordonnances.
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Men de fristet Gud, den Høieste, og var gjenstridige mot ham, og de aktet ikke på hans vidnesbyrd.
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Men i sin gensträvighet frestade de Gud den Högste och höllo icke hans vittnesbörd;
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Mutta niskoittelullaan he kiusasivat Jumalaa, Korkeinta, eivätkä ottaneet hänen todistuksistansa vaaria,
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Pero pusieron a prueba al Dios Altísimo y lo amargaron, y no guardaron sus testimonios
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Tetapi mereka berontak dan menguji Allah Yang Mahatinggi, perintah-perintah-Nya tidak mereka taati
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Vendar so izkušali Boga Najvišjega in se mu upirali in pričevanj njegovih se niso držali.
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Však vždy předce pokoušeli a dráždili Boha nejvyššího, a svědectví jeho neostříhali.
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Και ομως επειρασαν και παρωξυναν τον Θεον τον υψιστον και δεν εφυλαξαν τα μαρτυρια αυτου
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Но въпреки това те изпитваха Всевишния Бог и се бунтуваха против Него, И не пазеха наредбите Му,
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.וינסו וימרו את אלהים עליון ועדותיו לא שמרו׃
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.فجربوا وعصوا الله العلي وشهاداته لم يحفظوا
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.他 們 仍 舊 試 探 悖 逆 至 高 的 神 、 不 守 他 的 法 度
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.他 們仍舊試 探 悖逆 至高 的 神 、 不 守 他 的 法度
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Aber dann erinnerte ich mich daran, wie Tom in den freien Himmel gesprochen hatte und ich versuchte es.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Ale pak jsem si vzpomněla na Toma, jak mluvil do vzduchu a zkusila jsem to.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Ale potom som si spomenula, ako sa Tom rozprával s oblohou, a skúsila som to.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Atunci mi l-am amintit pe Tom vorbind spatiului deschis si am incercat si eu.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Ekkor jutott eszembe Tom, aki beszólt a fellegekbe és kipróbáltam.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.그러다가 문득 톰이 하늘에 대고 했던 이야기를 기억하고 저도 한번 그런식으로 해봤어요.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Ma poi mi ricordai di Tom che parlava all'aria e ci provai.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Mas lembrei-me do Tom a falar para o ar e tentei fazer o mesmo.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Men så huskede jeg Tom talende ud i den tomme luft og jeg prøvede det.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Men så mindes jag när Tom pratade ut i tomma intet- -och testade det.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Mutta sitten muistin Tomin puhumassa taivaalle ja kokeilin sitä itse.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Nhưng sau đó tôi nhớ đến việc Tom nói chuyện với khoảng không trước mặt và tôi đã thử.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Pero me acordé de Tom hablandole al aire y lo intenté.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Puis je me suis souvenue de Tom parlant au ciel et j'ai essayé.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Tapi saya teringat Tom yang berbicara ke udara lepas dan mencobanya.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Toen herinnerde ik me Tom die zich tot zijn genie wendde, en ik besloot ook een poging te wagen.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Αλλά θυμήθηκα τον Τομ που μίλαγε στον ουρανό και το δοκίμασα.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Але потім я пригадала Тома, який розмовляв з повітрям, і я спробувала цей прийом.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Но затем я вспомнила Тома, говорящего с воздухом и попробовала тоже самое.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.Но след това си спомних как Том говори на въздуха и опитах.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.אבל אז נזכרתי בטום שדיבר אל האוויר וניסיתי את זה.
Ama Tom'un açık havayla konuşmasını hatırladım ve aynısını denedim.لكني حينها تذكرت توم وهو يتحدث عن السماء المشرعة وحاولت ذلك.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
denedi ile cümle - Sayfa 17 - denedi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App