dene ile cümle

dene kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yeni bir şapka deneyin.Try a new hat on.
İnsanlar deneyimlerinden öğrenirler.People learn from experience.
Çarşambaya kadar bir deneme teslim etmeliyiz.We have to submit an essay by Wednesday.
Devlet memurları bütün fabrikaları denetlediler.Government officials inspected all factories.
Öğretmen ona denemesini yeniden yazmasını söyledi.The teacher told him to rewrite his essay.
Nehri yüzerek geçmeyi denedim.I attempted to swim across the river.
Neden farklı bir yol denemiyorsunuz?Why don't you try a different tack?
Savaş sırasında pek çok acı deneyimlerimiz oldu.We had many bitter experiences during the war.
Abd savaş sırasında İngiltere ile olan ticareti durdurmayı denedi.During the war, America tried to stop trading with England.
Üniversitesi harika bir deneyimdi.University was a wonderful experience.
Bunu herkes yapabilir, denedikleri sürece.Anyone can do it if they try.
Herkes deneyin başarısızlıkla sonuçlanacağını bekliyordu.Everybody expected that the experiment would result in failure.
Deneyim olmadan bilgelik gelemez.Wisdom cannot come without experience.
Onun zekası ve deneyimi onun sorunla baş etmesini sağladı.His intelligence and experience enabled him to deal with the trouble.
Onu neden denemiyorsun?Why not try it on?
Başarmadan önce uzun süre denedim.I tried for a long time before I succeeded.
Düzenli testler almaya ek olarak, bizim uzun bir deneme teslim etmemiz gerekiyor.In addition to taking the regular tests, we have to hand in a long essay.
Sadako uykuya dalmadan önce hızlı bir şekilde kağıdı katlamayı denedi.Quickly Sadako tried to fold the paper before she fell asleep.
Düşman hatlarını kırmayı denedik.We attempted to break the lines of the enemy.
Dr. Tanaka üç yüz fare üzerinde iki yıldır deneyler gerçekleştirdi.Dr. Tanaka carried out tests for two years on three hundred rats.
Hayvanlarla ilgilenmek değerli bir deneyimdir.Taking care of animals is a valuable experience.
Caddenin karşısındaki dükkanı denemek zorunda kalacaksın.You'll have to try the store across the street.
İki kez başarısız olduktan sonra, William tekrar denemek istemedi.Having failed twice, William didn't want to try again.
Yaşlı insanlar sık sık yeni şeyleri denemekten korkarlar.Older people are often afraid of trying new things.
Onu satın almaya karar vermeden önce, uyup uymadığını görmek için ceketi denedim.Before deciding to buy it, I tried on the jacket to see if it would fit.
Olası tüm araçları denedim.I tried all possible means.
Onun hangi planı deneyeceğini bilmiyorum.I don't know what plan he will try.
O bilgili ve de deneyimli.He has knowledge and experience as well.
Onun sorunla başa çıkmak için yeterli deneyimi yoktu.He didn't have enough experience to cope with the problem.
Biz onun onu denemesine izin vereceğiz.We will let him try.
Onu aramayı denedim, ama hat meşguldü ve başaramadım.I tried to call him, but the line was busy, and I couldn't get through.
Tavsiyesi tekrar denemem için beni yüreklendirdi.His advice encouraged me to try it again.
Onun deneyimi, ona işi yapma niteliği kazandırıyor.His experience qualifies him to do the job.
Onun deneyimsizliğini hesaba katmalısın.You must make allowance for his inexperience.
Onun fikirleri onun deneyimine dayanmaktadır.His ideas are based on his experience.
Onun denemesi saçmalık.His essay is rubbish.
Denemesi orijinal fikirlerle doluydu.His essay was full of original ideas.
O dener.He tries.
İkinci denemesinde başardı.He succeeded on his second try.
Yeni bir şey denemeyecek kadar sakıngan.He is too cautious to try anything new.
Amerika'da kaldığı süredeki deneyimlerini bize anlatmaya başladı. Biz dikkat kesildik.He started to tell us his experiences during his stay in America. We were all ears.
O birçok kötü deneyimler yaşadı.He's had many bad experiences.
Deneyim ona cesaret verdi.The experience gave him the courage.
O, planı gerçekleştirmek için bütün deneyimine başvurmak zorunda kaldı.He had to call on all his experience to carry out the plan.
Deneyi tamamlayan ilk kişiydi.He was the first to carry out the experiment.
Deneyi tekrar tekrar denedi.He tried the experiment again and again.
Kağıtları sıraya koymayı denemekten vazgeçti.He has given up trying to put the papers in order.
O, o yeni makineyi denedi.He tried out that new machine.
O, kapıyı çalmayı denedi.He tried knocking at the door.
O, umutsuzca başarmayı deneyecek.He'll clutch at any straw.
İngilizce öğretmede bazı deneyimlere sahip.He has some experience in teaching English.
Birkaç kez denedi, ancak başarısız oldu.He tried several times, but failed.
O tekrar tekrar denedi, ancak başarılı olamadı.He tried again and again, but didn't succeed.
Onun yurtdışı seyahat deneyimi var.He has experience of foreign travel.
Yurtdışı deneyimleriyle ilgili birçok kitap yazdı.He has written lots of books about his experience abroad.
O, yurt dışındaki deneyimi hakkında çok sayıda kitaplar yazdı.He has written lots of books about his experience abroad.
O dışişlerinde iyi deneyimlidir.He is well versed in foreign affairs.
Birbiri ardına değişik türde yiyecekler denedi.He tried different kinds of foods one after another.
Sıradışı deneyimlerini anlattı.He recounted his unusual experiences.
Öğretmenlikte çok az deneyime sahiptir.He has little experience in teaching.

İlgili Sayfalar