Ana içeriğe geç
Sözlük

dendi ile cümle

dendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yüzden bize şöyle dendi:Dlatego mówi się:
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim herşeyi sarmalar."Ainsi, on nous dit "Mon pardon englobe toute chose."
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim herşeyi sarmalar."Assim, somos informados de que "a Minha misericórdia engloba todas as coisas".
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim herşeyi sarmalar."Astfel ne este spus că " mila mea înconjoară toate lucrurile".
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim herşeyi sarmalar." Bu yüzden bize şöyle dendi:Učíme sa, že "Môj súcit obklopuje všetko." že "Môj súcit má prednosť pred mojím hnevom."
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim herşeyi sarmalar." Bu yüzden bize şöyle dendi:Поэтому нам говорят, что "Моя Милость объемлет всякую вещь" и "Моё Милосердие превозмогает гнев Мой".
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim herşeyi sarmalar."Így azt mondják: "Az én kegyelmem körülfog mindent."
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim herşeyi sarmalar."따라서 우리는 "내 자비는 모든 것을 포함한다" 라고 들었습니다
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim herşeyi sarmalar."Tím nám je řečeno, že "Můj soucit zahrnuje vše."
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim herşeyi sarmalar."Vì thế chúng ta được dạy rằng "Sự khoan dung của ta bao trùm vạn vật".
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim herşeyi sarmalar."Zo wordt ons verteld dat "mijn barmhartigheid alle dingen omvat."
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim herşeyi sarmalar."Για αυτό έχουμε μάθει ότι "Η ευσπλαχνία μου περικλείει τα πάντα".
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim herşeyi sarmalar."Затова ни се казва, че 'Моята прошка обхваща всичко.'
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim herşeyi sarmalar."וכה נאמר כי "הרחמים שלי מקיפים את כל הדברים".
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim herşeyi sarmalar."هكذا قيل لنا أن "رحمتي وسعت كل شيء."
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim herşeyi sarmalar."私たちはこう教えられています 「私の慈悲は怒りを超越する」
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim öfkemden üstün gelir."Ainsi, on nous dit "Mon pardon prend le dessus sur ma colère."
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim öfkemden üstün gelir."Assim, somos informados de que "a Minha misericórdia prevalece sobre a Minha ira."
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim öfkemden üstün gelir."Astfel ne este spus că "mila mea are prioritate asupra furiei mele".
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim öfkemden üstün gelir."따라서 우리는 "내 자비는 내 분노보다 우선한다" 라고 들었습니다
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim öfkemden üstün gelir.""Moje miłosierdzie ma pierwszeństwo przed moim gniewem."
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim öfkemden üstün gelir."Tohle nám také říká "Můj soucit má přednost před mým vztekem."
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim öfkemden üstün gelir."Vì thế chúng ta được dạy rằng "Sự khoan dung của ta chiến thắng cơn phẫn nộ".
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim öfkemden üstün gelir."Zo wordt ons verteld dat "mijn barmhartigheid voorrang heeft op mijn woede."
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim öfkemden üstün gelir."Για αυτό έχουμε μάθει ότι "Η ευσπλαχνία μου νικάει το θυμό μου".
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim öfkemden üstün gelir."Затова ни се казва, че 'Моята прошка е по-силна от моят гняв.'
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim öfkemden üstün gelir."וכה נאמר כי "הרחמים שלי זוכים לקדימות על-פני הכעס שלי."
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim öfkemden üstün gelir."وقيل لنا " رحمتي تسبق غضبي".
Bu yüzden bize şöyle dendi: "Merhametim öfkemden üstün gelir."私たちがみな 慈悲の恩寵を与えられますように
Cadde ET dendi ve... ...1954'de kaldırılana kadar ulaşımın hakimiydi.고가철도 3가라 불리우며, 완전히 헐려진 1954년까지 거리를 지배했습니다.
Cadde ET dendi ve... ...1954'de kaldırılana kadar ulaşımın hakimiydi.Sampai 1954, ketika benar-benar dibongkar.
Cari hesaplar değil, cari hesap dendiğine dikkatinizi çekeyim bu arada. .Ale jeśli bank centralny Chin zdecydowałby kupić obligacje rządu US od Amerykanina, wtedy wzrosłoby to.
Cari hesaplar değil, cari hesap dendiğine dikkatinizi çekeyim bu arada. .Napsal jsem to v množném čísle, ale má to být jednoduché číslo.
Caz tarihi dendiğinde Morrisania.그리고 때때로 그것은 재즈의 역사에 대한 모리사니아와 마찬가지로 주변환경의 유산일때가 있습니다
Caz tarihi dendiğinde Morrisania.כמו במוריסאניה, על ההיסטוריה של הג'אז.
Caz tarihi dendiğinde Morrisania.كتاريخ موسيقى الجاز في موريزانيا
Caz tarihi dendiğinde Morrisania.パリでのプロジェクトの場合は
Daha önce sinek, maça dendi.Am avut treflă înainte, pică.
Daha önce sinek, maça dendi.Były wcześniej trefle, piki.
Daha önce sinek, maça dendi.Jag hade klöver förut, spader.
Daha önce sinek, maça dendi.J'ai eu trèfle avant, pique.
Daha önce sinek, maça dendi.Minulla oli viimeksi risti, pata.
Daha önce sinek, maça dendi.Prima abbiamo avuto fiori, picche.
Daha önce sinek, maça dendi.Ya tuve tréboles antes, espadas.
Daha önce sinek, maça dendi.Zuvor hatte ich Kreuz, Pik.
Daha önce sinek, maça dendi.Преди имах спатии, пики.
Daha önce sinek, maça dendi.У меня были крести и пики.
Eğer 'Bu benim deneyimim,' deseydin. O zaman, bir şekilde... bunun yerine, dendi ki...Als je gezegt zou hebben:" Dit is mijn ervaring", in plaats van....
Eğer 'Bu benim deneyimim,' deseydin. O zaman, bir şekilde... bunun yerine, dendi ki...Dacă spui . " Aceasta este experienta mea , " Atunci , cumva, ... mai mult ... spun că ... ....
Eğer 'Bu benim deneyimim,' deseydin. O zaman, bir şekilde... bunun yerine, dendi ki..."Ez az én tapasztalatom."Akkor valahogy...inkább...azt mondják, hogy...
Eğer 'Bu benim deneyimim,' deseydin. O zaman, bir şekilde... bunun yerine, dendi ki...Вот если бы ты говорил из своего опыта, понимаешь?
Finansal terminolojide nominal değer, face value veya par dendiğini duyabilirsiniz. . .Tohle je moje nominální hodnota. Nebo někdy uslyšíte pojem paritní hodnota. ...
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.Aţi auzit că s'a zis: ,,Ochi pentru ochi, şi dinte pentru dinte.``
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.Avete inteso che fu detto: Occhio per occhio e dente per dente
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.Các ngươi có nghe lời phán rằng : Mắt đền mắt , răng đền răng .
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.Các ngươi có nghe lời phán rằng: Mắt đền mắt, răng đền răng.
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz."Habéis oído que fue dicho a los antiguos: Ojo por ojo y diente por diente
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.Hallottátok, hogy megmondatott: Szemet szemért és fogat fogért.
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.I har hørt at det er sagt: Øie for øie, og tann for tann!
‹‹ ‹Göze göz, dişe diş› dendiğini duydunuz.I have hørt, at der er sagt: Øje for Øje, og Tand for Tand.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod