den ile cümle
den kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bunun bu denli iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum.I don't think this was such a good idea.
Bana bir çocuk denilmesinden bıktım.I'm sick and tired of being called a kid.
Deneyin ve görün.Try it and see.
Buraya zamanında gelmek için elimden geleni denedim.I tried my best to get here on time.
Deniz feneri var.There's the lighthouse.
Biraz denetleme yaptım.I did some checking.
Bu denemeye değerdi.It was worth trying.
Bunu tekrar yapmayı deneyeceğimi düşündüm.I thought I'd try doing it again.
Bunu tekrar deneyeyim.Let me try it again.
Deney bitti.The experiment is over.
Tom kirasını ödemek için Mary'den ödünç para almak zorundaydı.Tom had to borrow money from Mary to pay his rent.
Tom Mary'den korktuğunu bana hiç söylemedi.Tom never told me he was afraid of Mary.
Tom hâlâ Mary'den korkuyor gibi görünüyor.Tom still seems afraid of Mary.
Tom Mary'den daha erken vardı.Tom had arrived earlier than Mary.
Tom Mary'den biraz daha uzun.Tom is a little taller than Mary.
Onun bir denemeye değdiğini söyleyecektim.I'd say that's worth a try.
Peki, o bir denemeye değer.Well, it's worth a try.
Tom bir denemeye istekliydi.Tom was willing to give it a try.
Tom denemeye istekliydi.Tom was willing to give it a try.
O çok iyi bir denemeydi.That was a very good try.
Tom'un denemesine izin vereceğiz.We'll let Tom try.
Bir deneme daha yapacağımı düşündüm.I thought I'd give it another try.
Peki, ona ne denir?Well, what's it called?
Bunu tekrar denemeli miyiz?Should we try it again?
Hipnoterapi denedin mi?Have you tried hypnotherapy?
Sana Tom'un Mary'den hoşlanmadığını düşündüren ne?What makes you think Tom doesn't like Mary?
Tom'un neden Mary'den hoşlanmadığına dair bir fikrin var mı?Do you have any idea why Tom doesn't like Mary?
Tom'un neden Marry'den hoşlanmadığını biliyor musun?Do you know why Tom doesn't like Mary?
Neden bunu denemiyorsun? Bu lezzetli, biliyorsun!Why don't you try this? It's delicious, you know!
Ve o kendini bir denizci olarak görüyor.And he sees himself as a sailor.
Her zaman onu denemek istedim.I have always wanted to try it.
Ben bunu zaten denedim. İşe yaramıyor.I have tried it already. It doesn't work.
Ben araya kaynamyı denedim.I tried to blend in.
Denizde yüzerken dikkatli ol.Be careful swimming in the sea.
Deniz ürünlerine alerjim var.I'm allergic to seafood.
Neden yapmayı denemedin?What did you try to do?
Ne yapmayı denedin?What did you try to do?
Portekizce'de nasıl XXX denilir?How do you say XXX in Portuguese?
O, deneyimleri hakkında konuştu.He talked about his experiences.
Onu bu hafta sonu yapmayı deneyeceğim.I'll try doing that this weekend.
Onu bu şekilde denemeni tavsiye ederim.I recommend you try it this way.
Onu bu şekilde deneyelim.Let's try it this way.
Denemek ister misiniz?Would you like to try?
Deneyinceye kadar onu yapabilip yapamayacağını asla bilmeyeceksin.You'll never know whether or not you can do it until you try.
Denemek için hazırım.I'm willing to try.
Hatta denemek bile işe yaramaz.It's useless to even try.
Bir denemeye değebilir.It might be worth a try.
Ben denedim.I've tried.
Denesem bile seni unutamadım.I couldn't forget you if I tried.
Bunu denemek istiyor musun?Do you want to try this?
Bunu denedin mi?Have you tried this?
Denetçin kim?Who's your supervisor?
Denetim olmadan Tom'u oraya bırakamayız.We can't leave Tom there without supervision.
Tom su kayağını hiç denemediğini söyledi.Tom said he'd never tried water skiing.
Birkaç deneyimli satış elemanını işe almak istiyorum.We want to hire some experienced salespeople.
İşte buna bir sorun denir.Now that's a problem.
Onları denize atın.Throw them overboard.
Tom Mary'den mumu aldı ve onu söndürdü.Tom took the candle from Mary and blew it out.
Tom işleri denetliyor.Tom is checking things out.
Bunu en az bir kere yapmayı denemek zorundayım.I have to try doing that at least once.