Dünyada bir çok petrol üreten ülke var, pek de demokratik değiller, ama Amerika tarafından destekleniyorlar.Je veľa krajín, krajín produkujúcich ropu, ktoré nie sú moc demokratické, ale sú podporované Spojenými Štátmy.
Dünyada bir çok petrol üreten ülke var, pek de demokratik değiller, ama Amerika tarafından destekleniyorlar.석유 산유국의 많은 나라들이 그리 민주적이지 않은데 미국은 그 나라들을 지지 합니다.
Dünyada bir çok petrol üreten ülke var, pek de demokratik değiller, ama Amerika tarafından destekleniyorlar.Liczne państwa, które produkują ropę, nie są zbytnio demokratyczne, a pomimo to są wspierane przez USA.
Dünyada bir çok petrol üreten ülke var, pek de demokratik değiller, ama Amerika tarafından destekleniyorlar.Sok ország -- olajtermelő országok -- nem túl demokratikus, de az USA támogatja.
Dünyada bir çok petrol üreten ülke var, pek de demokratik değiller, ama Amerika tarafından destekleniyorlar.Spousta zemí, které těží ropu, nejsou příliš demokratické, ale jsou podporované Amerikou.
Dünyada bir çok petrol üreten ülke var, pek de demokratik değiller, ama Amerika tarafından destekleniyorlar.Sunt o mulțime de țări producătoare de petrol care nu sunt prea democratice, dar sunt sprijinite de SUA.
Dünyada bir çok petrol üreten ülke var, pek de demokratik değiller, ama Amerika tarafından destekleniyorlar.Есть много стран, стран добывающих нефть, которые не очень-то демократичны, однако США их поддерживают.
Dünyada bir çok petrol üreten ülke var, pek de demokratik değiller, ama Amerika tarafından destekleniyorlar.Има много страни, страни, които произвеждат петрол, които не са много демократични, но са подкрепяни от САЩ.
Dünyada bir çok petrol üreten ülke var, pek de demokratik değiller, ama Amerika tarafından destekleniyorlar.ישנן הרבה מדינות, מדינות בעלות נפט, אשר לא ממש דמוקרטיות, אבל נתמכות ע"י ארה"ב.
Dünyada bir çok petrol üreten ülke var, pek de demokratik değiller, ama Amerika tarafından destekleniyorlar.هناك الكثير من الدول ، دول تنتج النفط ، ليست ديموقراطية على الإطلاق ، لكنها مدعومة من الولايات المتحدة .
Dünyada bir çok petrol üreten ülke var, pek de demokratik değiller, ama Amerika tarafından destekleniyorlar.民主主義国ではないがアメリカは援助しています おかしな話です
Dünyadaki hiçbir demokratik ülkede böyle bir sorun yok.Ningún otro país democrático del mundo tiene este tipo de problema.
Dünyadaki hiçbir demokratik ülkede böyle bir sorun yok.Ни в одной демократической стране мира нет таких проблем.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.Democratiza y crea grandes condiciones para la libertad de expresión.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.Democratizează şi creează condiţii propice pentru libertatea de exprimare.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.Democratizza e crea grandi condizioni per per la liberta' di parola.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.Demokratizál és megteremti a szólásszabadság lehetőségét.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.Demokratizál és megteremti a szólásszabadság lehetõségét.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.Den demokratiserer og laver gode vilkår for ytringsfrihed.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.-Det demokratiserar. En förutsättning för yttrandefrihet.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.-Det demokratiserar. En förutsättning för yttrandefrihet.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.Es demokratisiert und erzeugt beste Bedingungen für die Redefreiheit.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.Het democratiseert en maakt grote voorwaarden aan voor vrijheid van meningsuiting.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.Het democratiseert en maakt grote voorwaarden... aan voor vrijheid van meningsuiting.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.Il démocratise et favorise la liberté d'expression.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.Je demokratická a vytváří skvělé prostředí pro svobodu a vyjadřování se.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.이는 민주화와 발언의 자유를 위한 밑거름이라 할 수 있습니다.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.Nó dân chủ hóa và tạo ra điều kiện tuyệt vời cho tự do ngôn luận.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.Se edustaa kansanvaltaa luoden loistavat ehdot sananvapaudelle.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.Tworzy dobre warunki dla wolności słowa.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.Δημοκρατικοποιεί και δημιουργεί μεγάλες προϋποθέσεις... για την ελευθερία του λόγου.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.- Демократичен е. Създава добри условия за свобода на словото.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.Это демократизирует и создает большие условия для свободы слова.
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.יוצר דמוקרטיה ותנאים מעולים .לחופש הדיבור
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.إنه كنظام ديمقراطي يخلق شروط حرية التعبير
Düşünce özgürlüğünü demokratikleştiriyor ve buna harika yeni alanlar açıyor.著作物に関しては?
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim.10월경에, 콩고민주공화국에서 잠시 지낸 적이 있었습니다.
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim. Afrika'daki en büyük ülke.Di bulan Oktober, saya tinggal beberapa saat di Republik Demokrasi Kongo, negara terbesar kedua di Afrika.
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim. Afrika'daki en büyük ülke.Em Outubro, passei algum tempo na República Democrática do Congo, que é o [segundo] maior país de África.
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim. Afrika'daki en büyük ülke.En octubre estuve un tiempo en la República Democrática de Congo, el segundo país más grande de África.
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim. Afrika'daki en büyük ülke.Im Oktober verbrachte ich eine Weile in der Demokratischen Republik Kongo, dem (zweit)größten Land Afrikas.
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim. Afrika'daki en büyük ülke.În octombrie, am fost în Republica Democrată Congo, a doua țară ca mărime din Africa.
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim. Afrika'daki en büyük ülke.In oktober verbleef ik enige tijd in de Democratische Republiek Congo, het [tweede] grootste land van Afrika.
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim. Afrika'daki en büyük ülke.I oktober så var jag ett tag i Demokratiska republiken Kongo som är det [näst] största landet i Afrika.
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim. Afrika'daki en büyük ülke.Lokakuussa vierailin Kongon demokraattisessa tasavallassa, joka on Afrikan [toiseksi] suurin valtio.
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim. Afrika'daki en büyük ülke.Oktobra sem nekaj časa preživela v Demokratični republiki Kongo, ki je druga največja afriška država.
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim. Afrika'daki en büyük ülke.Vào tháng mười, tôi trải qua một khoảng thời gian ở Cộng Hòa Dân Chủ Công Gô, đất nước lớn [thứ hai] châu Phi.
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim. Afrika'daki en büyük ülke.V říjnu jsem strávila nějaký čas v Demokratické republice Kongo, což je [druhá] největší země v Africe.
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim. Afrika'daki en büyük ülke.W październiku spędziłam trochę czasu w Kongo, które jest drugim co do wielkości krajem w Afryce.
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim. Afrika'daki en büyük ülke.В жовтні, я провела деякий час в Демократичній Республіці Конго, що є другою за розміром країною Африки.
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim. Afrika'daki en büyük ülke.В октябре я побывала в Демократической Республике Конго, это вторая по величине страна Африки.
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim.En Octobre, j'ai passé du temps en République Démocratique du Congo,
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim.Októberben a Kongói Demokratikus Köztársaságban jártam,
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim.באוקטובר ביליתי זמן מה ברפובליקה הדמוקרטית של קונגו,
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim.خلال شهر أكتوبر الماضي، أمضيت أياماً في جمهورية الكنغو الديمقراطية،
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim.コンゴはアフリカで2番目に大きな国です
Ekim'de, Kongo Demokratik Cumhuriyetin'nde biraz zaman geçirdim.今年10月,我去咗剛果民主共和國
- Evet, iyi. - Demokratik olarak seçilmişti.É, então tá...
- Evet, iyi. - Demokratik olarak seçilmişti.- Tak, jasne - Został demokratycznie wybrany,
- Evet, iyi. - Demokratik olarak seçilmişti.- Избран е демократично.