11 Ocak - Liberal Demokrat Parti lideri Ryūtarō Hashimoto Japonya Başbakanı oldu.11 janvier : Ryūtarō Hashimoto, Premier ministre du Japon.
20 Temmuz'da ise Ulusal Demokratik Blokunu kurdu.Le 20 février, il forme un gouvernement.
1912'de Almanya Sosyal Demokrat Partisi'ne (SPD) girdi.En 1912, il entre au Parti social-démocrate d'Allemagne (SPD).
Ülkede demokratik yollarla seçilen ilk devlet başkanıdır.Il s'agit du premier président démocratiquement élu du pays.
Avusturya Sosyal Demokrat Parti üyesidir.Elle est membre du Parti social-démocrate d'Autriche.
KMT, Uluslararası Demokrat Birliği üyesidir.Internationalement, il est membre de l'Union démocrate internationale.
Lakin Liberal Demokratlarla birlikte Avam Kamarası'nda mutlak çoğunluk sağlanabilmiştir.Au contraire, les libéraux exigeaient une majorité dans les trois régions du pays.
O 2008 yılından 2011 yılına kadar İskoç Liberal Demokratların Lideri.Il fut auparavant président des libéraux-démocrates de 2004 à 2008.
Mouvement républicain populaire(MRP)) Hristiyan Demokrat merkezci eski bir Fransız siyasi partisidir.Le Mouvement de libération du peuple (MLP) est un ancien parti politique français.
Daha sonra Hıristiyan Demokrat Birliği'ne katıldı.Plus tard, il a rejoint un groupe religieux chrétien.
Nyangaca - Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde yaşayan Nyangalar tarafından konuşulan dil.Poke (en), une langue parlée en République Démocratique du Congo.
Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD) üyesidir.Il est membre du Parti social-démocrate d'Allemagne (SPD).
Liberal Demokrat Parti bu seçim çevresinde aday çıkarmamıştır.C'est grâce à lui que le Parti socialiste conserve une apparence d'unité lors de ces élections.
1992 yılından beri Demokrat Parti'de çeşitli görevlerde yer aldı.Membre du SPD depuis 1973, elle y a exercé diverses fonctions.
1999 yılında Tsvangirai, Demokratik Değişim Hareketi (Movement for Democratic Change) partisini kurdu.En 1999, Morgan Tsvangirai fonde le Mouvement pour le changement démocratique (MDC).
Engels bir keresinde şöyle yazdı: "Ama ne başlık: Sosyal Demokrat!Sa candidature avait alors pour slogan : « Qu’est ce que fait un député fédéral ?
Demokrat Parti programını iki esas etrafında şekillendirmişti: Liberalizm ve demokrasi.Toute démocratie est tiraillée entre ses deux principes fondateurs : la liberté et l'égalité.
1918-1920'lı yıllarının Azerbaycan demokratik Cumhuriyeti dönemi için özel bir önemi vardır.Les années de 1910 à 1920 sont particulièrement productives pour le cinéma azéri.
4 gün sonra Demokratik Almanya Cumhuriyeti Ulusal Günü'nde kulenin resmî açılışı yapıldı.Quatre jours plus tard, des funérailles nationales sont organisées dans la capitale grecque.
1992'deki başkanlık seçimlerinde Demokratların adayı Bill Clinton karşısında yenilgiye uğradı.Candidat à sa réélection lors de l'élection présidentielle de 1992, il est battu par Bill Clinton.
İsrail devletinin resmi dini yoktur ancak devletin tanımında "Yahudi ve demokratik" yer alır.Non religieux, il se décrira comme « 100 % juif et 100 % arabe ».
Ulusal Birlik Partisi ve Demokrat Parti-Ulusal Güçler destekli.Victoire du Rassemblement National Démocratique, parti de l'armée.
2004-2013: Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde Kivu Çatışma.2004 : mission de coopération militaire en République démocratique du Congo.
DPRK (Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti) vatandaşları ülkelerini özgürce terk etme hakkına sahip değildir.Les membres du kolkhoze ne conservaient pas le droit de sortir librement de celui-ci.
Böyle bir kalkınma, siyasi gücün geniş ölçüde iktisadi güce tabi kılınması yüzünden demokratik de değildir."C'est très désagréable quand ce genre de force politique arrive au pouvoir ».
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde nesilleri tükenmiştir.L'espèce est éteinte en République démocratique du Congo.
Meksika'da bulunan Demokrat Parti (PRD) üyesiydi.Il était un membre du parti libéral-démocrate (PLD) au Japon.
1994 yılında Demokrat Parti'ye katıldı.En 2007, il a en fin de compte rejoint le parti démocrate.
Sosyal Demokrasi ya da Demokratik Sosyalizm Nedir, Ne Değildir.L'agrarisme n'est ni du libéralisme ni du socialisme.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde yaşamaktadır.Elle pourrait être présente en République démocratique du Congo.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti dünyadaki en fakir ülkelerden biri olarak kabul edilmektedir.La République tchèque est l'un des pays les moins religieux du monde.
Irak'ta Kürdistan Demokratik Partisinin ilk başkanı.Il est le président-fondateur du Parti démocratique du Kurdistan irakien.
Ogio aynı zamanda Demokratik Halk Hareketi partisinin lideridir.Dexter est toujours à la tête du Nouveau Parti démocratique.
1952 yılına kadar Demokrat Parti Kayseri Milletvekilliği yaptı.Il siégera jusqu'en 1925 avec la Gauche démocratique.
Demokratik toplumlar da SBY ölçümlerinde daha düşük puanlar almaktadırlar.Les autorités politiques sont donc moins présentes directement dans le CSM.
Smith, 2004 seçimlerinde ise Demokratlar'ın adayı John Kerry'i destekledi.En 2004, il annonça qu'il voterait pour le démocrate John Kerry.
2015 genel seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi'ni destekleyeceğini açıklamıştır.Lors des législatives de 2015, elle se déclare proche du Parti démocratique des peuples.
Andrew Jackson - ABD'nin 7. Başkanı ve Demokrat Parti'nin kurucusu.Andrew Jackson, 7e président des États-Unis, a servi de modèle au personnage.
1918’de kurulan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti hükümeti bu binada toplandı.La République démocratique d’Azerbaïdjan, instaurée en 1918, tombe.
Adalet ve Kalkınma Partisi 7 milletvekili ve Halkların Demokratik Partisi 5 milletvekili çıkarmıştır.Les libéraux du Parti populaire libéral et démocrate obtiennent 5 sièges.
Bojan Pajtić, Demokrat Parti üyesidir.Buttigieg est membre du Parti démocrate.
1993'ten beri Sloven Demokratik Parti'nin genel başkanı olarak Slovenya 8. başbakanıdır.Il est depuis 1993 le président du Parti démocratique slovène (SDS).
Almanya Sosyal Demokrat Partisi üyesiydi.Elle a fait partie du Parti social-démocrate d'Allemagne.
İşte bu demokratça bir bakıştır diye düşünüyorum.Ce pays est considéré comme une démocratie.
Tom bir demokrat.Tom es un demócrata.
Amerika en demokratik ulus değildir.Estados Unidos no es la nación más democrática.
Onun, İsrail gibi demokratik bir ülkeyi savunmayacağı tahmin edilebilir" dedi.Es previsible que no iba a defender a un país democrático como Israel ".
O zamandan beri, Brezilya'nın altı anayasası, üç diktatörlük ve üç demokratik dönemi var olmuştur.Desde entonces, Brasil ha tenido seis constituciones, tres dictaduras, y tres periodos democráticos.
Pettersson birçok kez kendisinin bir sosyal demokrat olduğuna ve Olof Palme'yi beğendiğine değinmiştir.En varias ocasiones Pettersson señaló que él mismo era un "socialdemócrata", y le gustaba Olof Palme.
Iris M. Zavala’ya göre Larra, “Aksyon halindeki Demokratik Romantizm’i temsil eder.De acuerdo con Iris M. Zavala, Larra representa el «Romanticismo democrático en acción».
Demokratik Kongo Cumhuriyeti ^ Peter Forbath: The River Congo.FORBATH, Peter: El río Congo.
1951 yılında Demokratik Alman Cumhuriyeti (DDR) Ulusal ödülünü aldı ve Çin 'ne bir seyahat yaptı.En 1951 ganó el Premio Nacional de la DDR y realizó un viaje a la República Popular de China.
Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti 196.República Democrática Federal de Etiopía 196.
KMT, Uluslararası Demokrat Birliği üyesidir.El KMT es miembro de la Unión Internacional Demócrata.
Bunun sonucunda ülke demokratikleşti.Desde el punto de vista político, el país se democratizó.
1889 yılında İsveç Sosyal Demokrat Partisi kuruldu.En 1889 se fundó el Partido Socialdemócrata Sueco.
Ayrıca Ulusal Demokratik Kongre (NDC) lideri.Es el líder del Congreso Democrático Nacional (NDC).
Biz bu karmaşıklığa karşı demokratik ve barışçıl bir çözüm için söz verdik.Este documento señalaba el compromiso de una transición democrática y pacífica hacia la democracia.
Nepal Federal Demokratik Cumhuriyeti 195.República Democrática Federal de Nepal 195.
1949 - Demokratik Almanya Cumhuriyeti kuruldu.1949: se forma la República Democrática Alemana.