1938-1952 yılları arası artık feshedilmiş olan Sosyal Demokrat Parti'nin (Alþýðuflokkurinn) başkanıydı.Von 1938 bis 1952 war er der Vorsitzende der Sozialdemokratischen Partei (Alþýðuflokkurinn).
Sosyal demokrat seçmenin çoğunlukta olduğu bir ilçedir.Eine Koalition mit den Sozialdemokraten ist meist nur zweite Wahl.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde nesilleri tükenmiştir.Die Bestände im äußersten Westen der Demokratischen Republik Kongo sind ausgestorben.
Sovyetler Birliği de Alman Demokratik Cumhuriyeti'nin kurulmasına önayak oldu.Die UdSSR zogen mit der bereits vorbereiteten Gründung der Deutschen Demokratischen Republik gleich.
2002'deki federal seçimlerde Hür Demokrat Parti'nin tarihteki ilk kançılar adayıydı.Bei der Bundestagswahl 2002 trat er als erster Kanzlerkandidat in der Geschichte der FDP an.
Partili milletvekillerinden bir bölümü, o sırada kurulan Hür Demokrat Parti'ye (HDP) katıldı.Später traten fast alle Abgeordneten der BDP der Halkların Demokratik Partisi (HDP) bei.
En sonunda 1988 yılında Liberal Parti ve Sosyal Demokrat Parti'nin birleşmesiyle kuruldu.Sie gingen 1988 aus der Vereinigung von Liberal Party und Social Democratic Party hervor.
Özellikle Sosyal Demokratlar tarafından.Gegen die Sozialdemokraten.
Demokratik Çerkes Hareketi.Demokratisch politisches Tageblatt.
2006'dan 2012'ye kadar İlerici Demokratik Parti'nin (PDP) lideriydi.Von 2006 bis 2012 war sie Vorsitzende der Progressiven Demokratischen Partei (PDP).
Bununla birlikte, ANC'nin kendisi esas itibarıyla sosyal-demokrat bir örgüt olarak kalmıştır.Der ANC selbst jedoch blieb bei einer der Sozialdemokratie ähnlichen politischen Linie.
Halkların Demokratik Partisi 3 milletvekili çıkarmıştır.L. ernannten die Landesherren drei Abgeordnete.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti dünyadaki en fakir ülkelerden biri olarak kabul edilmektedir.Die Demokratische Republik Kongo in Zentralafrika ist eines der ärmsten Länder der Welt.
Kasım 2007'de Nikollë Lesi partiden ayrıldı ve Arnavut Hristiyan Demokrat Hareketi'ni kurdu.Im November 2007 spaltete sich die Partei und Nikollë Lesi gründete die Lëvizja Demokristiane Shqiptare.
Demokratik Parti'den 44. ABD Kongresi'ne seçildi (4 Mart 1875 - 3 Mart 1877).Allerdings wurde er in den 44. US-Kongress gewählt, wo er vom 4. März 1875 bis zum 3. März 1877 verblieb.
İşte bu demokratça bir bakıştır diye düşünüyorum.Als Konsequenz daraus sei nur eine demokratische Auffassung vorstellbar.
1904 yılında "Polonya-Litvanya Sosyal Demokrat Partisi"'ne (SDKPiL) katıldı.Er trat 1904 der Sozialdemokratie des Königreichs Polen und Litauens (SDKPiL) bei.
İrlanda Cumhuriyeti, egemen, bağımsız ve demokratik bir devlettir.Er trat für eine von Ägypten unabhängige und demokratische Republik ein.
1952 yılında Denizli'de Demokrat Parti (DP) İl İdare Kuruluna seçilerek politikaya atıldı.1952 wurde er in den Verwaltungsrat der Demokrat Parti in Denizli gewählt.
Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti adıyla 9 Eylül 1948'de kuruldu.Am 9. September 1948 rief er die Demokratische Volksrepublik Korea aus.
Sosyal Demokrasi ya da Demokratik Sosyalizm Nedir, Ne Değildir.Für ihn ist jeder Sozialismus demokratisch oder ist nicht.
Önce sosyal demokrat, sonra komünist fikirleri benimsedi.Er schloss sich zuerst den Sozialdemokraten an, später den Kommunisten.
Bazen bir diktatör olurken, bazen de bir demokrat olarak devleti yönetirler.Teilweise wird er als Demokrat geführt, teilweise als Republikaner.
Birleşik Demokratlar'ın kurucusudur.(Der Bund Der Kommunisten.
Hükümette 16 Muhafazakar Parti ve 5 Liberal Demokrat milletvekili bulunmaktadır.Gewählt wurden schliesslich 75 Konservative und 37 Liberale.
Azerbaycan Demokrat Partisi bu anlaşmaya karşı çıkmıştır.Die aserbaidschanische Regierung weist diese Kritik zurück.
Resmi olarak demokratik sosyalist bir partidir.Sie ist offiziell sozialdemokratisch ausgerichtet.
Gazete Avrupa’daki diğer sosyal-demokrat gazetelerle de iş birliği yapmaktadır.Sie hat mit anderen konservativen Zeitungen wie dem Washington Examiner kooperiert.
Çok sayıda demokratik kitle örgütünde üye ve yönetici olarak çalıştı.Campagnolo wirkte in zahlreichen Nichtregierungsorganisationen als Vorstandsmitglied oder Direktorin.
Anayasal düzeni korumak ve hükümetin demokratik kurumlarını güçlendirmek.Auf EU-Ebene sollen mehr direktdemokratische Elemente etabliert und die Rechte des Parlaments gestärkt werden.
Anayasada devlet, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlanmaktadır.Nach Artikel 2 der Verfassung ist die Türkei ein demokratischer, laizistischer und sozialer Rechtsstaat.
Halkların Demokratik Partisi ilk kez milletvekili çıkarmıştır.Dem Kabinett gehörten erstmals Sozialdemokraten an.
Bu dönemde Sosyal Demokrat Parti'ye üye oldu.Bereits in dieser Zeit war er der Sozialdemokratie beigetreten.
Bazı temel demokratik haklar hızlı bir şekilde insanların elinden alındı.Die großzügig erteilten Steuerprivilegien zogen schnell Leute an.
Amacını "barış ve diyalog ortamında demokratik ve çoğulcu bir Suriye kurmak" olarak açıklamıştır.Das Ziel sei „eine offene, vielfältige und plurale Volkswirtschaftslehre“.
Ama, Cumhuriyetçi Parti'nin bölünmesi nedeniyle seçimleri Demokrat Parti'nin adayı Woodrow Wilson kazandı.Die Wahl gewann schließlich der Demokrat Woodrow Wilson.
Avusturya Sosyal Demokrat Partisi (SPÖ), Cumhurbaşkanlığı süresince partisine olan üyeliğini askıya almıştır.Die Sozialdemokratische Partei Österreichs (SPÖ) entsandte ein Mitglied in den Gemeindevorstand.
Kendini Sosyal Demokrat parti olarak tanımlamaktadır.Die Partei bezeichnet sich selbst als sozialdemokratisch.
Demokrat Parti 1828 yılında kuruldu.Dabei wurde er Mitglied der 1828 gegründeten Demokratischen Partei.
Demokratik kitle örgütlerinin yeniden kuruluşu çalışmalarına katıldı.Den demokratischen Erneuerungsprozessen hatte sich das Institut gestellt.
Lakin Liberal Demokratlarla birlikte Avam Kamarası'nda mutlak çoğunluk sağlanabilmiştir.Auch im Kongress konnten sich die Demokraten in beiden Kammern klare Mehrheiten sichern.
İki cumhuriyetin birleşmesiyle 1990 yılı içinde Alman Demokratik Cumhuriyeti'nin varlığı sona erdi.1990: Der Einigungsvertrag zwischen beiden deutschen Staaten tritt in Kraft.
Hür Demokrat Parti üyesi olarak 1999 yılında İsviçre Ulusal Konseyi'ne seçildi.Bei den Schweizer Parlamentswahlen 1999 wurde sie in den Nationalrat gewählt.
Seçimleri Demokratik Seferberlik kazandı.Die Wahl erfolgt fast demokratisch.
Halkların Demokratik Partisi ise yine milletvekili çıkartamamıştır.Kongresses gelang es den Demokraten wieder, einen Abgeordneten zu stellen.
1965 yılında Genç Demokratlar Hareketi'nde sorumluluk üstlenmiştir.1970 beteiligte sich der Jugendbund an der Aktion Widerstand.
Amcası Hüseyin Fehmi Fırat üç dönem milletvekilliği ve Demokrat Parti Genel İdare Kurulu Üyeliği yapmıştır.Sein Onkel Hüseyin Fehmi Fırat war dreimal Abgeordneter und Mitglied der Führung der Demokrat Parti.
Aston belediye meclisinde Britanya Liberal Demokrat Partisi üyeleri de bulunmaktadır.Zudem befindet sich im Abgeordnetenhaus die Galerie der Berliner Ehrenbürgerinnen und Ehrenbürger.
Kendisi İsviçre Özerkçi Federal Demokrat Partisi üyesiydi.Heute ist er für die Parteizeitung Schweizer Demokrat mitverantwortlich.
Orwell bunun yalnızca totaliter rejimlerde değil demokratik toplumlarda da olabileceğini düşünüyordu.Es gab sie nicht nur in totalitären Diktaturen, sondern auch in demokratischen Ländern.
Demokratik Cumhuriyet döneninde 1945 - 1990 yılları arasında "Georgi Dimitrov Köprüsü" olarak anıldı.Von 1949 bis 1990 trug sie den Namen Georgij-Dimitroff-Brücke.
Hristiyan Demokrat Birliği Şili Hristiyan Demokratik Partisi İsviçre Hristiyan Demokratik Halk PartisiChristliche Gehörlosen-Gemeinschaft der Schweiz Portal Christliche Gehörlosen-Gemeinschaften Deutschland
İkinci Dünya Savaşı sonrası Hür Demokrat Parti'ye katıldı.Nach dem Zweiten Weltkrieg trat sie in die Bremer Demokratische Volkspartei ein.
Bu tarihler arasında birkaç dönem de Demokrat Parti ilçe başkanlığı yapmıştır.In seiner Heimat Indiana war er in jenen Jahren mehrfach demokratischer Parteivorsitzender.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde ulaşım imkanları çok az gelişmiş durumdadır.Die Eisenbahninfrastruktur der Demokratischen Republik Kongo ist in einem schlechten Zustand.
Takip eden yazda Demokrat aday George McGovern için başarısız olacak bir kampanya yürütmüşlerdir.Die Nachwahl um das Mandat verlor er hauchdünn gegen den Demokraten George McGovern.
Onun liderliğinde PIP sosyal demokrat bir çizgide yürümüştür.Unter seiner Führung schlug die Partei einen sozialdemokratischen Kurs ein.
Bu parti 1890`da Almanya Sosyal Demokrat Partisi adını aldı.Seit dem Herbst 1890 trägt die Partei den Namen „Sozialdemokratische Partei Deutschlands“.
Ayrıca yerel Demokrat Parti organizasyonlarına katıldı.Außerdem war er Delegierter auf einigen lokalen Parteitagen der Demokraten.
Ayrıca modern islam ve demokratik devlet görüşünü ortaya koyar.Disziplinäre Ausdifferenzierung und Spiegelung moderner Staatlichkeit.