Ana içeriğe geç
Sözlük

demografik ile cümle

demografik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Adanın demografik, siyasi ve kültürel manzarası değişmiştir.Kulturella, politiska eller demografiska aspekter har inte beaktats.
Önceki dönemler için büyüklük ve nüfus dağılımı, gözlenen demografik örneklere dayanılarak tahmin edilir.En befolkningsframskrivning eller befolkningsprognos är en förutsägelse om den framtida befolkningen.
1960'larda ve 1970'lerde şehrin demografik bir patlama yaşadı.У 1950-1990-х роках країна переживала демографічний вибух.
1960'larda ve 1970'lerde şehrin demografik bir patlama yaşadı.V šedesátých a sedmdesátých létech město zažilo demografickou explozi.
Salgın hastalıklar ve kıtlıklar önemli bozulmalara ve demografik değişimlere neden olmuştu.Epidemie a hladomor způsobovaly velké demografické změny.
Bölgesinin demografik ve ekonomik çekim merkezidir.Administrativním a hospodářským centrem Vnitřního Kraňska je Postojna.
Bu başlık, sosyal tarihin örtüşen bazı alanları (demografik tarih gibi) ve işletme tarihi konularını içerir.Některé faktory jsou pro sociální strukturu určující, to dokazuje periodizace dějin.
Böylece, şehir ekonomik ve demografik anlamda büyük bir dönüşüm yaşadı.Zároveň došlo k velkolepé přestavbě města v duchu socialismu.
"Prematür ejakülasyon hastalarinin klinik ve demografik özelliklerinin değerlendirilmesi".Calitatea obiceiurilor contabile ale republicanilor și democraților era la fel de notorie.”
Adanın demografik, siyasi ve kültürel manzarası değişmiştir.Ennek eredményeképpen megváltozott az ország demográfiai összetétele, kultúrája és önképe.
Bu ise ilçenin demografik yapısını önemli ölçüde değiştirmiştir.Ez jelentősen megváltoztatja a község arculatát.
"Ben promosyon ile medya takıntısı bulmak ve demografik üzücü," Beatty dedi.A következtetés ezért azonos az összeadással és kivonással" - mondja Hobbes.
Cekliler'in demografik gelişimine en ciddi darbe ise Ermeniler tarafından vurulmuştur.Gergely protestánsok elleni küzdelmeinek legvitatottabb fejezete minden bizonnyal Franciaországban zajlott le.
Köyden ilk olarak 1676'daki bir Osmanlı resmi demografik belgesinde söz edilmiştir.Először egy 887-ből származó dokumentumban említik a települést.
Bölgesinin demografik ve ekonomik çekim merkezidir.Alueen hallinnollinen ja taloudellinen keskus on Postojna.
Salgın hastalıklar ve kıtlıklar önemli bozulmalara ve demografik değişimlere neden olmuştu.Wabah penyakit dan kelaparan mengakibatkan gangguan besar dan perubahan demografi.
Demografik geçiş sürecini 1970lerde tamamlayan ülkenin son zamanlarda nüfus artış hızı negatiftir.Tingkat pertumbuhan penduduk yang sedang negatif dengan transisi demografis selesai pada tahun 1970-an.
Bölgesinin demografik ve ekonomik çekim merkezidir.市の行政と経済の集中する中心地となっている。
Demografik genişleme, 14. yüzyılda sona erdi.대성당 건설은 17세기에 완료되었다.
"Ben promosyon ile medya takıntısı bulmak ve demografik üzücü," Beatty dedi."זה פוגע ולא ראוי לתקשורת דמוקרטית", אמר גראס.
İspanyol keşiflerinin demografik etkisi çarpıcıdır.Vysídľovanie českého obyvateľstva bolo úspešnejšie.
Ama bu demografik öyle demiyor.C'est un segment très différent.
Ama bu demografik öyle demiyor.Das ist eine ganz andere Zielgruppe.
Ama bu demografik öyle demiyor.Điều đó là một thị trường rất lạ.
Ama bu demografik öyle demiyor.Dit is een heel andere doelgroep.
Ama bu demografik öyle demiyor.É uma demografia muito diferente.
Ama bu demografik öyle demiyor.E vorba de un segment de piață total diferit.
Ama bu demografik öyle demiyor.Ez egy nagyon különböző célcsoport.
Ama bu demografik öyle demiyor.Ha caratteristiche demografiche assai diverse.
Ama bu demografik öyle demiyor.Ini adalah demografi yang sangat berbeda.
Ama bu demografik öyle demiyor.이것은 매우 다른 통계예요.
Ama bu demografik öyle demiyor.La demográfica es muy diferente.
Ama bu demografik öyle demiyor.To całkiem inna grupa demograficzna.
Ama bu demografik öyle demiyor.Είναι πολύ διαφορετικό αγοραστικό κοινό.
Ama bu demografik öyle demiyor.Совершенно разные слои населения.
Ama bu demografik öyle demiyor.Това е много ралична демография.
Ama bu demografik öyle demiyor.Тут зовсім інша демографія.
Ama bu demografik öyle demiyor.מבחינה דמוגרפית זה מאוד שונה.
Ama bu demografik öyle demiyor.هذه تركيبة سكانية مختلفة جداً.
Ama bu demografik öyle demiyor.そしてご存じのように模倣品が
Amerikan halkına Demografik Sağlık Anketi için ödedikleri vergi için teşekkür etmek benim görevim.납세의 의무를 다한 미 국민들에게 전세계를 대신해서 감사를 표하는 것이 제 의무입니다.
Amerikan halkına Demografik Sağlık Anketi için ödedikleri vergi için teşekkür etmek benim görevim.למסור תודות למשלמי המיסים בארה"ב, עבור סקר הבריאות הדמוגרפי.
Amerikan halkına Demografik Sağlık Anketi için ödedikleri vergi için teşekkür etmek benim görevim.أن أشكر دافعي الضرائب الأميركيين على "الدراسة الديمغرافية للصحة".
Amerikan halkına Demografik Sağlık Anketi için ödedikleri vergi için teşekkür etmek benim görevim.人口保健調査(DHS)です 多くの人は気付いていませんが...これはまじめな話です
Ancak başka hiç birşey Rusya'nın demografik dağılımını bu kadar ters etkilemedi.Dar nimic nu a afectat mai îndărătnic distribuția demografică a Rusiei.
Ancak başka hiç birşey Rusya'nın demografik dağılımını bu kadar ters etkilemedi.De semmi sem hatott még ilyen visszásan
Ancak başka hiç birşey Rusya'nın demografik dağılımını bu kadar ters etkilemedi.하지만 그 결과 러시아 인구분포는 최악의 타격을 입게 됩니다.
Ancak başka hiç birşey Rusya'nın demografik dağılımını bu kadar ters etkilemedi.Maar niets heeft de demografische verdeling van Rusland meer pervers beïnvloed.
Ancak başka hiç birşey Rusya'nın demografik dağılımını bu kadar ters etkilemedi.Mais rien n'a impacté aussi négativement sur la distribution démographique de la Russie.
Ancak başka hiç birşey Rusya'nın demografik dağılımını bu kadar ters etkilemedi.Nhưng điều này đã có tác động ngược lại lên sự phân bố dân số của Nga.
Ancak başka hiç birşey Rusya'nın demografik dağılımını bu kadar ters etkilemedi.Nic nie wpłynęło tak przewrotnie na rosyjską demografię.
Ancak başka hiç birşey Rusya'nın demografik dağılımını bu kadar ters etkilemedi.Pero nada ha impactado de forma más perversa que la distribución demográfica en Rusia.
Ancak başka hiç birşey Rusya'nın demografik dağılımını bu kadar ters etkilemedi.Αλλα τίποτα δεν επηρέασε με πιο διεστραμμένο τρόπο τη δημογραφική κατανομή της Ρωσίας.
Ancak başka hiç birşey Rusya'nın demografik dağılımını bu kadar ters etkilemedi.Но нищо не оказа по-противоположно въздействие на руското демографско разпределение.
Ancak başka hiç birşey Rusya'nın demografik dağılımını bu kadar ters etkilemedi.Но это оказало обратное последствие на распределение населения России.
Ancak başka hiç birşey Rusya'nın demografik dağılımını bu kadar ters etkilemedi.אבל שום דבר לא השפיע בצורה כה מעוותת על הפיזור הדמוגרפי של רוסיה.
Ancak başka hiç birşey Rusya'nın demografik dağılımını bu kadar ters etkilemedi.لكن لم يكن هناك أي تأثير غريب أكثر من التوزيع الديموغرافي لروسيا .
Ancak başka hiç birşey Rusya'nın demografik dağılımını bu kadar ters etkilemedi.思わぬ影響を与えました 望みに反して 東に移住していた人々は
Avrupa'daki sosyal değişimlerin itici gücü genişleme, demografik değişimler ve küreselleşmedir.Az európai társadalmi változások hajtóereje a bővítés, a demográfiai változások és a globalizáció.
Avrupa'daki sosyal değişimlerin itici gücü genişleme, demografik değişimler ve küreselleşmedir.De sociala förändringarna i Europa ovsakas av utvidgningen, demografiska förändringar och globalisering.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod