Karayolu ve demiryolu amaçlı kullanılmakta olup yayaların geçişine izin verilmemektedir.Het is verboden te jagen op de spoorwegen en hun aanhorigheden.
Şehir, ulusal demiryolu ağı üzerinde önemli bir demiryolu kavşak noktasıdır.De stad vormt een spoorwegknooppunt aan de Transsiberische spoorlijn.
Ayrıca demir-çelik ve kimya sanayilerinin önemli ham maddesidir.Daarnaast zijn de machinebouw en chemische industrie ook belangrijke economische sectoren.
Demiryolları ve Sirkeci Garı'nın yapılması buranın daha da önem kazanmasına yol açtı.Met de privatisering en herstructurering van de elektriciteitsmarkt is deze functie nog belangrijker geworden.
21 Şubat 1921’de demiryolları işçileri greve gitti.In de lente van 1920 ontstonden stakingen bij de spoorwegen.
Demiryolu ulaşımı fazla gelişmemiştir.Veel succes heeft de spoorlijn niet gehad.
Timurtaş ya da Demirtaş Noyan (ö.Klaagmuur of Rotskoepel?
İlçede İZBAN ve Karşıyaka tramvayı ile demiryolu ulaşım hizmeti verilmektedir.Alleen hulpdiensten en treinvervangendvervoer zijn over de trambaan toegestaan.
Demiryolu, Rus ordusunun Kafkasya'yı daha iyi kontrol etmesine sağlayacaktı.De Russische officials hadden volgens hem hun huiswerk beter moeten doen.
Demir yollarının babası olarak da bilinir.Dit wordt voor de Duitse spoorwegen ook wel de Reichsbahnzeit genoemd.
Demir yollarının şehir dışına taşınması için çalışmlar yapılmaktadır.Ten behoeve van de bewegwijzering wordt gebruikgemaakt van stadsroutes.
Kent ayrıca bir demiryolu merkezidir ve TCDD 3. Bölge Müdürlüğü Alsancak Garı'nda yer almaktadır.Den Turck is een huis, gelegen aan Kapelstraat 3 te Hasselt.
Şehir Tüneli (İsveççe: Citytunneln), İsveç'in Malmö şehrindeki 17 kilometrelik bir demiryolu bağlantısı.De Citytunnel Malmö is een spoorwegtunnel in de Zweedse stad Malmö.
Çok fazla sayıda ağır, demir takıları vardır.Ze plaatsen er nog enkele zware ijzeren vaten voor.
Demiryolu istasyonu nerede?Waar is het treinstation?
Demir tavında dövülür.Men moet het ijzer smeden als het heet is.
İşleyen demir paslanmaz.Rust roest.
İşlemeyen demir pas tutar.Rust roest.
Demir, güzelliğinden ziyade daha yararlıdır.IJzer is meer nuttig dan mooi.
Demir tavında dövülür.Men moet het ijzer smeden wanneer het heet is.
En faydalı olan nedir: gümüş mü yoksa demir mi? - Demir gümüşten daha faydalıdır.Wat is het nuttigst: zilver of ijzer? - IJzer is nuttiger dan zilver.
Demirci kendi demir ocağında çalışıyor.De smid werkt in zijn smidse.
Demir iyonoforuIJzeren ionofoor
İnsanlarda demirin yaklaşık %70'i kırmızı kan hücrelerinde ve özellikle hemoglobin proteininde bulunmaktadır.Ongeveer 70% van het ijzer in de mens zit in rode bloedcellen en in het bijzonder in het hemoglobine eiwit.
Burke'ün amacı hayvanlarda düzensiz demir taşıyıcılığının üstesinden gelmekti.Burke's doel was het overwinnen van onregelmatig ijzertransport bij dieren.
Aynı günde Almanlar Demiryolu İstasyonunun 11 km yakınına kadar yaklaştılar.Tego samego dnia wojska niemieckie zbliżyły się na odległość 11 km od linii kolejowej.
Böylece Demir Baba, çocuğu evlat edinir.Сын благородных родителей) Tieło krasawicy (ros.
Bir demiryolu mühendisinin oğlu olarak doğdu.Urodził się jako syn inżyniera kolejowego.
Ayrıca La Corona de Acero (Demir Taç) isimli bir Araukanya gazetesi kurmuştur.Założył również araukańską gazetę La Corona de Acero („Żelazna korona”).
Yeni bir demiryolu hattı kurulacak.Powstanie nowa linia kolejowa.
Eskiden mahalle halkının önemli bir kısmı Devlet Demiryolları'nda çalışırdı.W latach PRL duża część mieszkańców pracowała w jednostkach kolejowych.
Demir Kapı.Żelazna Brama.
İsviçre Federal Demiryolları tarafından işletilmektedir.Jest obsługiwana przez Szwajcarskie Koleje Federalne.
Demir kubbe adlı füze savar sistemi 130 füzeyi engelledi .System antyrakietowy Żelazna Kopuła przechwycił 130 rakiet.
Demiryolu bağlantısı yoktur.Brak połączeń kolejowych.
Babası demiryollarında çalışıyordu.Jego ojciec pracował na kolei.
1970'lerde birçok araştırma Güneş'te bulunan demir grubu elementlerin bolluğuna odaklandı.XX wieku wiele badań koncentrowało się na zawartości pierwiastków grupy żelaza w Słońcu.
Mezarın tam ortasına demir bir haç kondu.Na środku cmentarza znajduje się żelazny krzyż.
Bu gemi sadece gelgit engelli rıhtımlarda demirleyebilmektedir.Dozwolone jest poruszanie się wyłącznie na łodziach bezsilnikowych.
1848 - İspanya'da ilk demiryolu, Barselona-Mataró arasında hizmete girdi.1848 – Otwarto pierwszą linię kolejową w Hiszpanii (Barcelona-Mataró).
22 Haziran 1908'de Rumeli Doğu Bölgesi Demiryolları Müfettişliğine atandı.22 czerwca 1908 roku otrzymał funkcję inspektora kolei osmańskich w Rumelii Wschodniej.
Erken Demir Çağı yerleşimin daha da yukarı kaymıştır.W czasie epoki żelaza zaludnienie wzrosło.
Bağdat ve Basra arasındaki demiryolunun üzerinde yer alır.Miasto znajduje się na linii kolejowej pomiędzy Bagdadem i Basrą.
İsrail ordusunun ele geçirdiği gemi Aşdod limanına demirlendi.Statek został zatrzymany przez izraelską prokuraturę w porcie w Hajfie.
Hans-Rudolf Rösing (Şövalye demir haçı) Mayıs 1940 - Eylül 1940 Kptlt.Hans-Rudolf Rösing (styczeń 1940 - maj 1940) Kptlt.
1873 - Demiryolu üreticisi bir firma olan Ekenbergs Soner adlı şirketi satın aldı.1873 – AB Atlas nabyła firmę Ekenbergs Soner, producenta lokomotyw.
Fakat bu demiri Fransız bir kuaför maşaya çevirdi ve günümüzdeki şeklini aldı.Wtedy to pojazd nabył pewien Francuz, który posiada go do dzisiaj.
Levi'ye Kittilä Havalimanı ve Kolari Demiryolu İstasyonu hizmet vermektedir.Można się do niego dostać korzystając z regionalnego portu lotniczego Kittilä i stacji kolejowej Kolari.
YAŞAR DEMİRCİ.Przepraszam powstańców.
Gelecekte demiryolu ulaşımı düşünülmekedir.W najbliższej przyszłości planowany jest transport rud żelaza.
Uzun süreli kanamalar Demir eksikliği anemisine yol açabilmektedir.Przewlekłe krwawienie może być przyczyną niedokrwistości z niedoboru żelaza.
Demiryolu ile taşınan esirlerin durumları da yürümeye zorlanan esirler kadar trajikti.Równie tragiczny był los jeńców transportowanych koleją.
Sonra Big E'nin bacaklarından tutarak ringin köşesindeki demire kasıklarını vurdular.W wyniku ataku, Big E doznał stłuczenia okolic krocza.
İlk Alman uzun mesafe demiryolu Saksonya başkenti Dresden ile Leipzig arasında yapıldı.Historia państwowych kolei w Saksonii rozpoczęła się wraz z budową linii saksońskiej z Drezna do Lipska.
Şirket, ülkedeki tüm demiryolu altyapısı ve taşımacılığından sorumludur.Spółka odpowiada również za opracowanie i aktualizowanie rozkładu jazdy pociągów w skali całego kraju.
Demirtaş ile birçok kez görüştüm.Z Lupą współpracował wielokrotnie.
Bütün şehirler birbirine demiryolları ve otobanlarla bağlanmıştır.Oba miasta są połączone komunikacją kolejową i autobusową.
Mahallenin Demirciler’den başka eski bir ismi yoktur.Poza nazwą nie ma nic wspólnego z dawnym Jokerem.
Onun akıp gitmesi de demir atması da Allah’ın adıyladır.Niech on płynie W Imię Boga i niech przybija do portu!"
Chūō Ana Hattı (Japonca: 中央本線, Chūō-honsen), Japonya'daki ana demiryolu hatlarından biridir.中央本線 Chūō-honsen), powszechnie nazywana linią Chūō, jest jedną z głównych linii kolejowych w Japonii.