demişler ile cümle
demişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Weshalb?" Und sie sagten, "Oh, es fühlt sich so natürlich an," oder, "es ist angenehm".
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Γιατί;" Και απαντούσαν, "Έχει μια φυσική αίσθηση," ή, "Είναι ωραίο."
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Защо?" И те казваха, "О, усещането е толкова истинско," или, "Приятно е."
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş."- "Чому?" й мені відказували - "Ооо, це відчувається так природньо", чи - "Це файно".
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Это так естественно". или "Это приятно".
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""למה?" והם היו עונים "הא, זה מרגיש לי טבעי" או "זה נעים"
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş."" لماذا ؟ " و تكون الاجابة عادة " إنها تبدو طبيعية " أو " أمرٌ جميل "
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş."または「いい感じだから」 私はこれでは充分でないと考えました
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.(82:13) которые говорили: „возьмем себе во владение селения Божии".
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.(83:13) Car ils disent: Emparons-nous Des demeures de Dieu!
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.Căci ei zic: ,,Să punem mîna pe locuinţele lui Dumnezeu!``
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.die da sagen: Wir wollen Häuser Gottes einnehmen.
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.fordi de siger: "Guds Vange tager vi til os som Eje."
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.karena mereka telah berkata, "Mari kita duduki tanah kediaman Allah.
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.Ker so rekli: Vzemimo si v last prebivališča Božja!
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.저희가 말하기를 우리가 하나님의 목장을 우리의 소유로 취하자 하였나이다
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.La det gå dem, deres ypperste menn, som Oreb og som Se'eb, og alle deres fyrster som Sebah og som Salmunna,
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.Nalož s nimi, s ich vodcami jako s Orébom a Zeebom, jako s Zebachom a Calmunnom, so všetkými ich kniežatami,
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.Porque han dicho: "Heredemos nosotros los prados de Dios.
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.que disseram: Tomemos para nós as pastagens de Deus.
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.Rendi i loro principi come Oreb e Zeb, e come Zebee e Sàlmana tutti i loro capi
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.Tedd õket, fejedelmöket olyanokká, mint Orebet s mint Zeébet, Zebahot és Szalmunát, minden felkentjökkel,
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.Vì chúng nó nói rằng: Ta hãy chiếm lấy làm của Các nơi ở Ðức Chúa Trời.
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.Vì chúng_nó nói rằng : Ta hãy chiếm lấy_làm của Các nơi ở Ðức_Chúa_Trời .
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.οιτινες ειπον, Ας κληρονομησωμεν εις εαυτους τα κατοικητηρια του Θεου.
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.Които рекоха: Да усвоим за себе си Божиите заселища.
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.אשר אמרו נירשה לנו את נאות אלהים׃
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.الذين قالوا لنمتلك لانفسنا مساكن الله
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.他 們 說 、 我 們 要 得 神 的 住 處 、 作 為 自 己 的 產 業
Onlar: ‹‹Gelin, sahiplenelim Tanrının otlaklarını›› demişlerdi.他 們說 、 我 們 要 得 神 的 住處 、 作為 自己 的 產業
Pekala. Ve sonra demişler kiAusserdem wissen wir,
Pound başına düşen demişler, ancak bize hastanın ağırlığını kilo olarak vermişler. .E poi ci chiedono per libbra, ma ci hanno dato il peso del paziente, o massa, in chilogrammi.
Pound başına düşen demişler, ancak bize hastanın ağırlığını kilo olarak vermişler. .És aztán azt mondják nekünk, per font, de aztán a beteg súlyát, vagy tömegét kilogrammban adják meg.
Pound başına düşen demişler, ancak bize hastanın ağırlığını kilo olarak vermişler. .의사는 파운드 단위로 얘기했는데 환자의 몸무게는 kg으로 나와있습니다
Pound başına düşen demişler, ancak bize hastanın ağırlığını kilo olarak vermişler. .Y ellos nos dicen por libra, pero nos dieron el peso del paciente, o su masa, en kg.
Pound başına düşen demişler, ancak bize hastanın ağırlığını kilo olarak vermişler. .Казват ни за фунт, но после ни дават и теглото на пациента, или масата в килограми.
Pound başına düşen demişler, ancak bize hastanın ağırlığını kilo olarak vermişler. .ثم قيل لنا لكل رطل، لكن اعطينا لاحقاً ان وزن المريض، او كتلته، بوحدة الكيلوغرام
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi.「13ドルの授業料は私たちには払えない」
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi. Çünkü 13 dolarlık okul ücreti bizim için çok fazla.Con không thể tiếp tục đi học nữa vì bố mẹ không thể trang trải cho học phí 13 đô la của con
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi. Çünkü 13 dolarlık okul ücreti bizim için çok fazla."Kami akan mengeluarkanmu dari sekolah karena biaya sekolah sebesar 13 dollar terlalu besar bagi kami.
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi. Çünkü 13 dolarlık okul ücreti bizim için çok fazla."'Kiveszünk az iskolából, mert a 13 dolláros tandíj túlságosan magas nekünk.
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi. Çünkü 13 dolarlık okul ücreti bizim için çok fazla."Nous allons te retirer de l'école parce que les 13 dollars de frais de scolarité sont trop pour nous.
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi. Çünkü 13 dolarlık okul ücreti bizim için çok fazla."Přestaneš chodit do školy, protože školné 13 dolarů je pro nás zkrátka příliš velké.
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi. Çünkü 13 dolarlık okul ücreti bizim için çok fazla."Te vamos a sacar de la escuela porque los 13 dólares de la cuota escolar son mucho para nosotros.
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi. Çünkü 13 dolarlık okul ücreti bizim için çok fazla."Te vom retrage de la şcoală deoarece taxele şcolare de 13 dolari sunt prea ridicate pentru noi.
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi. Çünkü 13 dolarlık okul ücreti bizim için çok fazla."Ti ritiriamo dalla scuola perchè la tassa scolastica di 13 dollari è troppo per noi.
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi. Çünkü 13 dolarlık okul ücreti bizim için çok fazla."Vzeli te bomo iz šole, ker je 13 dolarjev šolnine preveč za nas.
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi. Çünkü 13 dolarlık okul ücreti bizim için çok fazla."We halen je van school af omdat het schoolgeld van 13 dollar te veel is voor ons.
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi. Çünkü 13 dolarlık okul ücreti bizim için çok fazla."Wir werden dich aus der Schule nehmen, weil die 13 Dollar Schulgebühr für uns zu viel ist.
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi. Çünkü 13 dolarlık okul ücreti bizim için çok fazla."Zabierzemy cię ze szkoły, bo nie stać nas na 13 dolarów czesnego.
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi. Çünkü 13 dolarlık okul ücreti bizim için çok fazla."Θα σε σταματήσουμε από το σχολείο καθώς τα έξοδα του σχολείου, 13 δολάρια, είναι πολλά για εμάς.
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi. Çünkü 13 dolarlık okul ücreti bizim için çok fazla."Мы забираем тебя из школы, потому что 13 долларов оплаты за школу это слишком дорого для нас.
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi. Çünkü 13 dolarlık okul ücreti bizim için çok fazla."Ще те отпишем от училище, защото таксата от 13 долара е твърде висока за нас.
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi."너를 학교에 더이상 보낼 수 없는데
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi."אנחנו הולכים להוציא אותך מבית-הספר
"Seni okuldan alacağız." demişlerdi."سنقوم بإخراجك من المدرسة
Ve demisler ki, biraz dürüst olalım, bu varlıkların bilançoda gözüken değerini biraz düşürmemiz lazım.A řekli, musíme, abychom byli nějak upřímní, trochu tahle aktiva odepsat.
Ve sonra demişler ki Bunu magenta renginde yapacağım.A v zadání je - udělám to růžovou.
Ve sonra demişler ki Bunu magenta renginde yapacağım. Üçüncü parça ikinci parçanın 3 katı uzunluğundaymış.A hovoria nám, urobím to purpurovou, tretia časť lana je trikrát dlhšia ako druhá časť lana.
Ve sonra demişler kiDalej powiedziane jest...
İlgili Sayfalar