demiş ile cümle
demiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.De válaszolok a kérdésére: maga tetszik nekem."
Bizim hakkımızda tarih karar verecek." demiştir.Majd a történelem ítélkezik feletted."
Dikkat edin, İsrailli demiyorum." demiştir.Egyébként ismét le kell szögeznem: magam nem szeretnék Németországban zsidó lenni.”
Eğer 24 saat içinde çekilmezlerse, Arap Birliği olarak yeni önlemler almak zorunda kalırız." demiştir.Ha nem írják alá, akkor három héttel később a szovjethatalom halálos ítéletét fogják aláírni.”
Bu denli bir riski göze alamayız' demiştir.Ezt a kockázatot nem szabad felvállalnunk."
Dünya'ya barış diliyorum." demiştir.Békével érkeztünk az egész emberiség nevében.”
Genel bir ses yoktu.” demiştir.Nem volt egy általánosan elfogadott hangzás.”
Grönlandlı Vikingler bu yerli halklara “skrælingjar” demiştir.Grönland viking lakói ezeket a bevándorolt telepeseket "skrælingar"-nak nevezték.
Gerçekten sevdim." demiştir.Tényleg szerette őt."
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.Ebből az alkalomból mondta el dicsőítő beszédét.
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.Az ötvenes években a fivérével muzsikált.
Müzik eleştirmeni Joe Garvey NME müzik magazin dergisinde "Onu Sevin!" demiştir.Joe Garvey zenekritikus így írt róla a New Musical Express Magazinban: "Nekem tetszik!"
Söz yazarı Tuomas Holopainen bu albüme "hayatımı kurtaran albüm" demiştir.Tuomas Holopainen úgy hivatkozott erre az albumra, mint az album, ami megmentette az életét.
Nasıl böyle bir şey düşünülebilir." demiştir.Valahogy találjuk ki, hogyan.”
Her şeyimiz mahvoldu" demişlerdir.Csak annyit akarunk, hogy mindent elpusztítsunk.”
İngilizler bu tanka general Robert E. Lee ye itafen "General Lee" demiştir.Nagy-Britanniában a „General Lee” nevet kapta, Robert E. Lee, az amerikai polgárháború tábornoka után.
"Az demişiz".Esküszöm."
"Ne demek çekil?" demiş yaban domuzu.Palágykomoróc -"Ki mit tud?" vetélkedő.
Onun gibisi bir daha hiçbir zaman olmayacak." demiştir.Soha többé nem lesz ilyen hősünk.”
Buna rağmen iyi işler yaptığımı düşünüyorum." demiştir.Úgy éreztem annak idején, hogy jót cselekedtem.”
Son olarak bir Eleştirmen hem Bilgi Sunan hem de Karşıtın performanslarını değerlendirir” demiştir.Ez megnehezíti, hogy a kutatók az adatokat összesítsék vagy akár összehasonlítsák."
Turnuvadan sonra Lasker onun için şöyle demiştir.A visszavágóra Lasker már a mérkőzésük után ígéretet tett.
Robert Gallo için üzgünüm" demiştir.Vályi András szerint ".
Bizim bu konuda acelemiz yok." demiştir. ^ SayfasıNem siettünk el semmit.”
Kendisinin bu konudaki davranışlarını yargılayacak konumda değilim." demişti.Ilyesmiben én nem akarok bíró lenni.”
Bizim ortak düşmanımız vardı: Hristiyanlık, sosyalizm ve demokrasiyi ayakta tutan her şey." demiştir.Természetesen a kereszténység, a szocializmus és minden amit a demokrácia jelképez”.
Gülü gitmiş, kargası kalmış" demiş."Kinyílt a rózsa, hajlik az ága".
Ancak öyle olduğunun anlaşılmasını da anlayabiliyorum" demiştir.Még azt is megmondhatja, hogy miért történt úgy!”
"Hiçbir şey hesaplamıyorlar ve bundan hoşlanmıyorum." demiştir."Nem gondoltam végig és nem számoltam a következményekkel" - mondta.
Çünkü Ermeniler Azerileri aynı yöntemle öldürmüşlerdi." demiştir.Ebből az következik, hogy Jeszenyint megölték..."
Romalılar ona Necessitas demişler.A rómaiak is alkalmasnak találták a megtelepedésre.
Sizin için zor olduğunu biliyorum ama, hemen kalkın, aşağıda toplanın demiştir.Szavainak hatására Rien mintha kezdene kiemelkedni a székből, már-már lábra áll, de aztán visszazuhan.
Bu çalışan sistemlerle başlamalısınız demiştir.Tulajdonképpen ez a kezdetleges szintetizátorok működését ismertette.
Yani burada başka bir şeyler var." demiştir.Van itt valami számodra!'
Varsa ne olacak, yoksa ne olacak.” demiştir.Míg élek, vagy azután.”
Sadece kendi paramızı geri istiyoruz." demişti.Me vain haluamme omat rahamme takaisin.”
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.Ja kuningas ei koskaan lähde.”
Bennett bana bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu işte değişik tarzlar vardır.Bennett sanoi minulle kerran: 'On erilaisia tapoja tehdä työtä.
Hatta bununla dans bile edebilirsiniz. " demiştir.Tämän tahdissahan voi jopa tanssia!”
Aurelian, fatih olmka istiyorsan, merhametli ol!" demişti.Aurelianus, jos haluat valloittaa, ole armollinen!"
Alexander “Eğlendirmeyi her daim sevdim ve bu bir şekilde sanki benim ilahi görevim” demiştir.Alexander on todennut: "Olen aina pitänyt viihdyttämisestä, ja jollain tavalla tämä on minun kutsumukseni".
2000 yılında bir söyleşide Yorke; "Biz Birleşmiş Milletler gibiyiz ve ben Amerika'yım. demiştir.Vuoden 2000 haastattelussa hän sanoi, että yhtye toimii kuin ”YK, ja Yorke on Yhdysvallat”.
Turnenin başlangıcında Michael Stipe "Radiohead o kadar iyi ki, beni korkutuyor" demiştir.Michael Stipe esitteli lämmittely-yhtyeen sanoen: ”Radiohead on niin hyvä, että he pelottavat minua”.
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.Hän jatkoi perheiden parissa työskentelyään 1950-luvun.
"Ne demek çekil?" demiş yaban domuzu.Kymeläinen vastasi: ”Paha yskä”.»
Onu her yerde görebilirsiniz" demişti.Näät sen heti kotona".
Bundan başka da bir şey söylemiyorum" demiştir.Muuta en suostu kertomaan."
Neden terkediyim?" demiştir.Mistä toivot minun nyt luopuvan?"
Harika biri, onu seviyoruz." demiştir."Olet rakas, koska rakastan sinua."
Kristof Kolomb adaya "La Isla de la Trinidad" ("Kutsal Üçlü Adası") demiştir.Trinidadin nimi perustuu Kristoffer Kolumbuksen saarelle antamaan nimeen La Isla de la Trinidad (suom.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Ero on siinä, pidätkö siitä vai rakastatko sitä."
Çinliler onlara «tszu-bu» demişlerdir.Kiinalaiset nimittivät alaisiaan ”Ašina-Tu-kju”.
Proudhon, mülkiyet hırsızlıktır demiştir.Proudhon piti omaisuutta vapauden perustana.
Çok üzgünüm.’ demiştir.Olen siitä pahoillani.»
Bu film tam bir harika." demiştir.Tässä elokuvassa kaikki on vastenmielistä..."
Zaman geçtikçe öğrendim ki insanın sahip olabileceği en büyük şey başka bir insanın varlığı....” demiştir.“Jouduin ratkaisemaan, onko minun elämäni kallisarvoisempi kuin jonkun toisen elämä.
Bizim ortak düşmanımız vardı: Hristiyanlık, sosyalizm ve demokrasiyi ayakta tutan her şey." demiştir.Se oli tietysti kristinusko, sosialismi ja kaikki mitä demokratia edustaa."
Umarım kısa sürede sorun çözülür." demiştir.Se on varma, että kohta napsahtaa."
Romalılar ona Necessitas demişler.Roomalaiset nimesivät sen Dyrrachiumiksi.
Dikkat edin, İsrailli demiyorum." demiştir.Mutta en vihaa juutalaisia.»
İlgili Sayfalar