Bana onu öldürme dememiş miydin?!Etkö juuri kieltänyt tappamasta häntä?
Bana onu öldürme dememiş miydin?!Hai appena detto che non avresti ucciso, no?
Bana onu öldürme dememiş miydin?!¡Me acabas de decir que no le mate!
Bana onu öldürme dememiş miydin?!Μόλις μου είπες να μην τον σκοτώσω, έτσι;
Bana onu öldürme dememiş miydin?!Ты же просил меня не убивать его, разве не так?!
Belki de sadece "lütfen" dememiz gerekiyordur. bu şeye hiç bir şey için yalvarmayacağımLehet, csak mondanod kellene, hogy "kérem". Nem könyörgök semmiért.
Belki de sadece "lütfen" dememiz gerekiyordur. bu şeye hiç bir şey için yalvarmayacağımMoże powinieneś dodać "proszę" Nie będę o nic błagał
Bende kullanmadığım kapasite var. Ekonomi dersinde olsaydık, 'atıl kapasite' demem gerekirdi.Mám všechnu tuhle kapacitu navíc.
Bende kullanmadığım kapasite var. Ekonomi dersinde olsaydık, 'atıl kapasite' demem gerekirdi.Tenho toda essa capacidade extra.
Bende kullanmadığım kapasite var. Ekonomi dersinde olsaydık, 'atıl kapasite' demem gerekirdi.Я маю всю цю додаткову потужність.
Bende kullanmadığım kapasite var. Ekonomi dersinde olsaydık, 'atıl kapasite' demem gerekirdi.たった32%の生産能力しか使用していません。
Benim için bir çocuk dünyaya getirmem, şunu demem anlamına geliyor:Minulle lapsen henkkiminen on seuraavan toteamista:
Benim için bir çocuk dünyaya getirmem, şunu demem anlamına geliyor:Για μένα το να κάνω ένα παιδί είναι σαν να λέω οτι:
Benim için bir çocuk dünyaya getirmem, şunu demem anlamına geliyor:За мен да отгледам дете означава:
Benim 'özür dilerim' demem bu kadar nadir mi oluyor?Är det så ovanligt att jag ångrar mig?
Benim 'özür dilerim' demem bu kadar nadir mi oluyor?E aºa de neobiºnuit sã spun cã-mi pare rãu?
Benim 'özür dilerim' demem bu kadar nadir mi oluyor?¿Es tan raro que me oiga disculparme?
Benim 'özür dilerim' demem bu kadar nadir mi oluyor?Ist meine Äußerung so ungewöhnlich?
Benim 'özür dilerim' demem bu kadar nadir mi oluyor?Ist meine Äußerung so ungewöhnlich?
Benim 'özür dilerim' demem bu kadar nadir mi oluyor?Je fais souvent amende honorable.
Benim 'özür dilerim' demem bu kadar nadir mi oluyor?Onko niin outoa, että kadun?
"Beni şöyle över misiniz?" demem."¿Podrías elogiarme de esta manera?"
"Beni şöyle över misiniz?" demem."Vil du give mig ros på denne måde?"
"Beni şöyle över misiniz?" demem."Würdest du mich auf diese und jene Weise loben?"
"Beni şöyle över misiniz?" demem."Zou je me deze complimenten willen geven?"
"Beni şöyle över misiniz?" demem."Bạn có thể khen tôi như thế này không?"
"Beni şöyle över misiniz?" demem. Çünkü size kendim hakkında kritik bilgiler veriyorum.Zdaj vam govorim le negativne podatke o sebi.
"Beni şöyle över misiniz?" demem."j'aimerais que tu vantes mes mérites"
"Beni şöyle över misiniz?" demem."kan du uppskatta mig för det här?"
"Beni şöyle över misiniz?" demem."이러한 식으로 절 칭찬해 주실래요?" 라고 말할 수 없을까요?
"Beni şöyle över misiniz?" demem."Laudă-mă aşa, te rog." ?
"Beni şöyle över misiniz?" demem."Maukah kamu memuji saya begini?"
"Beni şöyle över misiniz?" demem."Megdicsérnél?"
"Beni şöyle över misiniz?" demem."Mi faresti i complimenti in questo modo?"
"Beni şöyle över misiniz?" demem."Můžeš mě pochválit tímto způsobem?"
"Beni şöyle över misiniz?" demem.'Pochválil by si ma?'.
"Beni şöyle över misiniz?" demem."Pochwal mnie w określony sposób"?
"Beni şöyle över misiniz?" demem."Podias-me elogiar desta maneira?"
"Beni şöyle över misiniz?" demem."Θα με επαινέσεις με αυτόν τον τρόπο;"
"Beni şöyle över misiniz?" demem."Би ли ми благодарил?"
"Beni şöyle över misiniz?" demem."Ви похвалите мене?"
"Beni şöyle över misiniz?" demem."Можешь похвалить меня за это?"
"Beni şöyle över misiniz?" demem."אתה מוכן לשבח אותי כך וכך?"
"Beni şöyle över misiniz?" demem."هللا أشيدت بي بهذه الطريقة؟"ـ
"Beni şöyle över misiniz?" demem.なぜならこれは他人に自分の弱みを見せることになるからです。
Ben "Jimmy" dememiştim.Ich habe nicht "Jimmy" gesagt.
Ben "Jimmy" dememiştim.No dije "Jimmy".
Ben "Jimmy" dememiştim.Non ho mai detto si chiamasse Jimmy.
Ben onu sana dememiştim.Ei bine, nu ţie ţi-am spus asta.
Ben onu sana dememiştim.Não estava a faIar contigo.
Ben onu sana dememiştim. Nelson, bu tarafı koru. Gece görüşüne ihtiyacımız var.To twój obowiązek.
Ben onu sana dememiştim. Nelson, bu tarafı koru.Nisem to tebi rekel.
Ben onu sana dememiştim.Neřikal jsem to tobě.
Ben onu sana dememiştim.No se lo dije a usted.
Ben onu sana dememiştim.Vi får brug for natkikkert.
Ben onu sana dememiştim.Δεν το έλεγα σ' εσένα.
Ben onu sana dememiştim.Добре, не ти казах това.
Ben onu sana dememiştim..לא אמרתי את זה לך
Ben yatırım aşamasında dememizin budur.C'est pourquoi je l'appelle la phase d'investissement.
Ben yatırım aşamasında dememizin budur.Daarom heet het de investeringsfase.