İşte bu da, bir robot istilası yaşıyoruz dememin sebeplerinden biri.И это одна из причин говорить о начале нашествия роботов.
İşte bu da, bir robot istilası yaşıyoruz dememin sebeplerinden biri.וזו אחת הסיבות שהם אומרים שיש פלישת רובוטים.
İşte bu da, bir robot istilası yaşıyoruz dememin sebeplerinden biri.إن هذا هو أحد الأسباب الذي يدعو للقول بأن غزو الروبوتات يحدث حالياً.
İşte bu da, bir robot istilası yaşıyoruz dememin sebeplerinden biri.テクノロジーの未来もどんどん 変わって来ています
İşte buraya savaş alanı dememin sebebi buydu.É por isso que eu disse que este é o campo de batalha.
İşte buraya savaş alanı dememin sebebi buydu.Itulah mengapa saya mengatakan ini adalah medan perang.
İşte buraya savaş alanı dememin sebebi buydu.Por eso dije que este es el campo de batalla.
İşte buraya savaş alanı dememin sebebi buydu.To dlatego mówiłem o pierwszym starciu - polu bitwy.
İşte buraya savaş alanı dememin sebebi buydu.Tohle je důvod, proč jsem řekl, že je zde bitevní pole.
İşte buraya savaş alanı dememin sebebi buydu.Zato temu rečem bojno polje.
İşte buraya savaş alanı dememin sebebi buydu.Затова казах, че това е бойното поле.
İşte buraya savaş alanı dememin sebebi buydu.Тому, я називаю це полем битви.
İşte buraya savaş alanı dememin sebebi buydu.לכן קראנו לזה שדה קרב.
İşte buraya savaş alanı dememin sebebi buydu.وهذا هو السبب تسميته بميدان المعركة.
Kadınlar işgücüne yeniden katılıyor. "Yeniden" dememin sebebi var, çünkü bu yeni bir eğilim değil.A nők kezdenek visszatérni a munkaerő piacra, és azért mondom, hogy vissza, mert ez nem új dolog:
"Karmaşık" dememizin nedeni, bir bölümünün GERÇEL, bir bölümünün GERÇEL, bir bölümünün de SANAL olması.우리는 이것이 실수부와 그러니까 실수부와 허수부를 가지고 있기 때문에
"Karmaşık" dememizin nedeni, bir bölümünün GERÇEL, bir bölümünün GERÇEL, bir bölümünün de SANAL olması.Nazýváme ho komplexní, protože má reálnou část... Má reálnou část a má imaginární část.
"Karmaşık" dememizin nedeni, bir bölümünün GERÇEL, bir bölümünün GERÇEL, bir bölümünün de SANAL olması.Nazywamy tą liczbą złożoną ponieważ składa się z dwóch części: rzeczywistej oraz urojonej.
"Karmaşık" dememizin nedeni, bir bölümünün GERÇEL, bir bölümünün GERÇEL, bir bölümünün de SANAL olması.Наричаме го комплексно, защото има реална част има реална част има и въображаема част
"Karmaşık" dememizin nedeni, bir bölümünün GERÇEL, bir bölümünün GERÇEL, bir bölümünün de SANAL olması.אנחנו קוראים לו מרוכב כי יש לו חלק ממשי יש לו חלק ממשי
"Karmaşık" dememizin nedeni, bir bölümünün GERÇEL, bir bölümünün GERÇEL, bir bölümünün de SANAL olması.نطلق عليه مركب لأنه يمتلك جزء حقيقي (أعداد حقيقة) (مكون من أعداد ذات قيمة حقيقية) و له جزء تخيلي
-- kaybettikleri demem lazım-- kumar parası diğer tüm eğlence şekillerine harcadıklarından fazla.-- jeg burde sige, taber mere -- på hasard end alle de andre former for underholdning tilsammen.
-- kaybettikleri demem lazım-- kumar parası diğer tüm eğlence şekillerine harcadıklarından fazla.도박에 돈을 쓰고, 아니 잃는다고 하는게 맞겠군요, 그 액수는 다른 모든 오락거리를 합한 것보다 훨씬 넘어가는거죠.
-- kaybettikleri demem lazım-- kumar parası diğer tüm eğlence şekillerine harcadıklarından fazla.או שעליי לומר, מבזבזים - כסף בהימורים, יותר מכל צורות הבידור האחרות ביחד.
-- kaybettikleri demem lazım-- kumar parası diğer tüm eğlence şekillerine harcadıklarından fazla.يجب أن أقول، يخسرون أكثر -- في القمار من كل أنواع الترفيه الأخرى مجتمعة.
-- kaybettikleri demem lazım-- kumar parası diğer tüm eğlence şekillerine harcadıklarından fazla.ギャンブルでお金を失う理由です 人々は正確な確率を利用しないのです
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.Azért én parancsolom néked, mondván: Három várost válaszsz magadnak.
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.C`est pourquoi je te donne cet ordre: Tu sépareras trois villes.
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.Därför är det som jag bjuder dig och säger: »Tre städer skall du avskilja åt dig.»
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.Darum gebiete ich dir, daß du drei Städte aussonderst.
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.De aceea îţi dau porunca aceasta: Să desparţi trei cetăţi.
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.Derfor byder jeg dig og sier: Du skal skille ut tre byer.
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.Derfor giver jeg dig dette Bud: Tre Byer skal du udtage dig!
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.그러므로 내가 네게 명하기를 세 성읍을 너를 위하여 구별하라 하노라
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.Pelo que eu te deu esta ordem: Três cidades designarás para ti.
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur."Por tanto, yo te mando diciendo: Aparta para ti tres ciudades
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.Preto ti ja prikazujem a hovorím: Oddelíš si tri mestá.
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.Protož já přikazuji tobě, řka: Tři města oddělíš sobě.
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.Sebab itu aku memerintahkan kamu untuk menyediakan tiga kota
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.Sentähden minä käsken sinua sanoen: `Erota itsellesi kolme kaupunkia`.
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.Ti dò dunque questo ordine: Scegliti tre città
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.Vì vậy, ta dặn và phán cùng ngươi rằng: Hãy để riêng ba cái thành.
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.Vì_vậy , ta dặn và phán cùng ngươi rằng : Hãy để riêng ba cái thành .
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.Zatorej ti zapovedujem tole: Oddeli si tri mesta.
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.Δια τουτο εγω προσταζω εις σε λεγων, Τρεις πολεις θελεις χωρισει εις σεαυτον.
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.За това, аз ти заповядвам, като кажа: Отдели си три града;
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.посему я и дал тебе повеление, говоря: отдели себе три города.
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.על כן אנכי מצוך לאמר שלש ערים תבדיל לך׃
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.لاجل ذلك انا آمرك قائلا ثلاث مدن تفرز لنفسك.
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.所 以 我 吩 咐 你 說 、 要 分 定 三 座 城
Kendinize üç kent ayırın dememin nedeni budur.所以 我 吩咐 你 說 、 要 分 定 三 座 城
Limitin tanımını bu şekilde yaparız. Her zaman "L" dememiz şart değil tabii.Budeme ji označovat, jako limita, nemusíme ji vždy označit jako "L‛.
Martin Luther King sivil haklar hareketine ilham oldugunda, 'Bir kabusum var' dememisti.Martin Luther King no dijo: "tengo una pesadilla", al inspirar los movimientos de derechos civiles.
Mesela biz cümleye "Ne..." diye başlarsak, cümlenin ilereyen kısımlarında, " ne de" dememiz gerekir.예를 들면, "either"로 문장을 시작한다면, 문장 아래 어딘가는
Mesela biz cümleye "Ne..." diye başlarsak, cümlenin ilereyen kısımlarında, " ne de" dememiz gerekir.Par exemple, si vous commencez une phrase par "soit", quelque part dans la ligne, il doit y avoir un " ou ".
Mick Jagger'in " Hiçbir tatmin alamıyorum" dememesi gerekirmiş.이중부정을 써서는 안된다는 것입니다. 믹 재거(역주:롤링스톤즈 가수)는
Ne dememi istiyorsunuz?Anda mau saya berkata apa?
Ne dememi istiyorsunuz?Bạn muốn tôi nói gì đây?
Ne dememi istiyorsunuz?Ce vrei să-ți spun?
Ne dememi istiyorsunuz?Čo chcete, aby som povedal?