Ana içeriğe geç
Sözlük

demeli ile cümle

demeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Artistik güzelliğe ne demeli?А как же быть с красотой в искусстве?
Artistik güzelliğe ne demeli?А як щодо краси мистецтва?
Artistik güzelliğe ne demeli?מה לגבי יופי אמנותי?
Artistik güzelliğe ne demeli?ماذا عن الجمال الفني؟
Artistik güzelliğe ne demeli?言う人がいるかもしれません
Artık bu şahsi bir mesele haline geldi. Yoksa, şahsi meKEDİse mi demeliyim?Protože s těmi se opravdu něco děje, že jo?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Co je na nevěře tak zvláštního, že dává touze křídla?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Cosa c'è nella trasgressione che rende il desiderio così potente?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Co w przekraczaniu norm czyni pożądanie tak silnym?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?De ce abaterea de la reguli face ca dorinţa să fie atât de puternică?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Hoe komt het dat grensoverschrijding verlangen zo versterkt?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Hvad er det ved overtrædelse der gør begær så kraftigt?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?범죄의 어떤 것이 욕망을 그렇게 강하게 하는걸까요?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Mikä rajan ylittämisessä tekee halusta niin väkevän?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Mi van a bűnben, ami annyira felerősíti a vágyat?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Porque é que a transgressão torna o desejo tão forte?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Pourquoi la transgression rend-elle le désir si puissant ?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?¿Qué hace la transgresión que hace al deseo tan potente?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Tại sao việc đi qua giới hạn lại khiến cho ham muốn mạnh hơn
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Vad gör det förbjudna så potent?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Warum lösen Grenzverstöße so großes Begehren aus?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Zakaj prekoračitev mej tako zelo okrepi poželenje?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Τι είναι αυτό που κάνει την παράβαση να ισχυροποιεί τόσο πολύ τον πόθο;
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Какво толкова има в трансгресията, че прави желанието толкова силно?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Что это за грех, который так сильно разжигает огонь страсти?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?Що є такого в гріху, що робить бажання таким сильним?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?מה יש בחטא שמעצים כל-כך את התשוקה?
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?ماذا عن العدوان الذي يجعل الرغبة قوية جدا؟
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?なぜセックスによって-
Aslında 2000'den 2006 yılına kadar demeliyim çünkü bu senelerde konut balonu oluştu. .Het krijgen van financiering werd makkelijker.
Aslında 2000'den 2006 yılına kadar demeliyim çünkü bu senelerde konut balonu oluştu. .Vlastně bych měl říct od roku 2000 do roku 2006, protože to je, kdy opravdu došlo k bublině s nemovitostmi.
Aslında 2000'den 2006 yılına kadar demeliyim çünkü bu senelerde konut balonu oluştu. .W zasadzie powinienem powiedzieć między 2000, a 2006, ponieważ to wtedy miała miejsce ta mieszkaniowa bańka.
Aslında 2000'den 2006 yılına kadar demeliyim çünkü bu senelerde konut balonu oluştu. .Στην πραγματικότητα θα έπρεπε να πω από το 2000 εώς το 2006, γιατί τότε έγινε η "φούσκα" στην αγορά ακινήτων.
Aslında 2000'den 2006 yılına kadar demeliyim çünkü bu senelerde konut balonu oluştu. .なぜなら、その時実際に住宅バブルが起きましたからね。 融資を簡単に得られました。
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Én azt javaslom, hogy inkább 'mindenfőzőnek' hívjuk magunkat -- (Nevetés) a 'coquere' - főzni szóból eredően.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Eu diria que nos deveríamos tratar como coctívoros -- (Risos) de coquere, cozinhar.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Eu zic că ar trebui să ne considerăm coctivori - (Râsete) de la coquere, a găti.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Ich würde uns als Coctivores bezeichnen (Gelächter) nach coquere, kochen
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Ik stel voor dat we onszelf 'coctivoren' zouden noemen - (Gelach) van coquere, koken.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Jag tycker vi borde kalla oss själva "coctivorer" -- (skratt) från "coquere", att tillaga.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Je dirais, nous devrions nous appeler coctivores -- (Rires) de coquere, cuire.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.우리 스스로를 요리하다를 뜻하는 코께레에서 따온 (웃음) 콕티보르라고 불러야 된다고 생각합니다.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Ma penso che dovremmo chiamarci coctivori. (Risate) Da "coquere": cuocere.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Pero yo diría que debemos llamarnos "coctívoros". (Risas) De "coquere", cocinar.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Povedal by som, že sme skôr koktivori, (smiech) od slova coquere, variť.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Powiedziałbym raczej, że powinniśmy się nazywać gotowożercy -- (Śmiech) od "gotować".
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Аз бих казал, че е по-добре да се наричаме "готвеноядни" - (Смях) от думата готвя, 'кокере'.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.הייתי מציע שנכנה את עצמנו, אוכלי-תבשילים (coctivors) -- (צחוק) מהמילה coquere (לבשל = To cook).
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.الى " كوكيفورز = حيوانات آكلة للاطعمة المطبوخة " (ضحك) من الفعل طبخ .. الى الطباخة
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.(笑) ラテン語の調理するという言葉から付けました 私たちは調理した食材を
Aslında buna buharlaşma entalpisi demeliyiz.Měli bychom mu říkat výparná entalpie.
Aslında buna buharlaşma entalpisi demeliyiz.Wir sollten es die Verdampfungswärme nennen.
Aslında bundan daha beterini yaptılar-- belki de daha iyisini demeliyiz.A jest jeszcze gorzej, a może lepiej.
Aslında bundan daha beterini yaptılar-- belki de daha iyisini demeliyiz.De mutatok még ennél is rosszabbat -- vagy talán inkább jobbat.
Aslında bundan daha beterini yaptılar-- belki de daha iyisini demeliyiz.Devine mai rău decât atât -- sau poate mai bine decât atât.
Aslında bundan daha beterini yaptılar-- belki de daha iyisini demeliyiz.E andiamo peggiorando - o forse migliorando.
Aslında bundan daha beterini yaptılar-- belki de daha iyisini demeliyiz.Es kommt noch schlimmer - oder vielleicht besser.
Aslında bundan daha beterini yaptılar-- belki de daha iyisini demeliyiz.Het wordt nog erger dan dat - of misschien beter dan dat.
Aslında bundan daha beterini yaptılar-- belki de daha iyisini demeliyiz.Il y a pire que ça -- ou peut-être mieux que ça.
Aslında bundan daha beterini yaptılar-- belki de daha iyisini demeliyiz.Jde to k horšímu - nebo možná k lepšímu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod