Onları kendi başlarına bırakıp "Pardon sağlık personeli yok?" mu demeliydik?"Bohužiaľ, nemáme viac zdravotníkov?"
Onları kendi başlarına bırakıp "Pardon sağlık personeli yok?" mu demeliydik?내버려두고, "뭐, 그 사람들은 의료인이 아니니까" 라고 말할건가요?
Onları kendi başlarına bırakıp "Pardon sağlık personeli yok?" mu demeliydik?lämna dem åt sitt öde och säga, "Tja, de är inte medicinskt utbildade"?
Onları kendi başlarına bırakıp "Pardon sağlık personeli yok?" mu demeliydik?li lasciamo da soli e diciamo "Beh non sono personale medico"?
Onları kendi başlarına bırakıp "Pardon sağlık personeli yok?" mu demeliydik?¿los dejábamos a su suerte por falta de personal?
Onları kendi başlarına bırakıp "Pardon sağlık personeli yok?" mu demeliydik?"Nou, ze zijn geen medisch personeel"?
Onları kendi başlarına bırakıp "Pardon sağlık personeli yok?" mu demeliydik?Zostawić ich samym sobie?
Onları kendi başlarına bırakıp "Pardon sağlık personeli yok?" mu demeliydik?Не, ние решихме да направим малко повече.
Onları kendi başlarına bırakıp "Pardon sağlık personeli yok?" mu demeliydik?"Ну, нет у нас медицинского персонала"?
Onları kendi başlarına bırakıp "Pardon sağlık personeli yok?" mu demeliydik?נעזוב אותם ונגיד "טוב, הם לא צוות רפואי?"
Onları kendi başlarına bırakıp "Pardon sağlık personeli yok?" mu demeliydik?لانهم لم يكونوا محتكون مع اطباء او ممرضات او نحو ذلك
Onları kendi başlarına bırakıp "Pardon sağlık personeli yok?" mu demeliydik?いいえ 私たちはさらに活動を進めることにしました
"onların takımında olmak istiyorum" demeliyiz, çünkü o zaman, onlar da isteyecektir."Ik wil aan hun kant staan". Want ze zullen aan hun kant staan.
"onların takımında olmak istiyorum" demeliyiz, çünkü o zaman, onlar da isteyecektir."나는 저 팀에 들어가고 싶어." 라고 말하게 하는 거죠. 아들은 그 팀에 들어갈 거니까요.
"onların takımında olmak istiyorum" demeliyiz, çünkü o zaman, onlar da isteyecektir."Quiero estar en su equipo", porque van a estar en su equipo.
"onların takımında olmak istiyorum" demeliyiz, çünkü o zaman, onlar da isteyecektir.ולומר, "אני רוצה להיות בצוות שלהן", כי הם הולכים להיות בצוות שלהן.
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.Anda harus kembali dan berkata, " Hei, saya akan mempercayaimu."
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.Dovete andare da loro e dire, "Ehi, hai tutta la mia fiducia."
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.Ga terug en zeg: "He, ik heb vertrouwen in jou."
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.여러분은 돌아가서, "이봐, 난 당신을 믿을거야." 라고 말해야 합니다.
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.Musíte jít zpátky a říct: "Hej, já vám budu věřit."
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.Sie sollen zurück gehen und sagen. "Hören Sie mal, ich werde Ihnen vertrauen."
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.Tienen que volver y decir: "Oye, voy a confiar en ti".
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.To wy musicie wrócić i powiedzieć: "Hej, zamierzam ci zaufać."
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.Vissza kell menni és ezt kell mondani: "Hé, mostantól megbízom bennetek."
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.Vocês têm de voltar lá e dizer: "Eu vou confiar em vocês."
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.Voi trebuie să mergeți înapoi și să spuneți: "Hei, voi avea încredere în tine".
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.Vous devez revenir en arrière et dire : " Hé, je vais vous faire confiance. "
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.Θα γυρίσετε και θα πείτε "Θα σας εμπιστευθώ!"
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.Вам треба повернутися і сказати: "Я буду довіряти вам."
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.Вы должны вернуться и сказать: "Я вам доверяю."
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.Трябва да погледнете назад и да кажете, "Ей, аз ще ти се доверя."
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.אתם חייבים לחזור ולומר, "אני מתכוון לסמוך עליך"
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.عليكم أن تعودوا إلى العمل ، و تقولوا " حسنا، سأثق بك".
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.你要返去同佢哋講:"喂, 我信你。"
Oraya gidip, "Sana güveneceğim" demelisiniz.当たり前でしょ 雇用者は 雇った人間を信用すべきですよね
O zaman campta ki karavana ne demeli?A co z przyczepą kempingową?
O zaman campta ki karavana ne demeli?Alors, qu'en-t-il de la caravane ?
O zaman campta ki karavana ne demeli?Atunci in remorca de camping?
O zaman campta ki karavana ne demeli?Lalu bagaimana dengan di rumah mobil di tempat kemah?
O zaman campta ki karavana ne demeli?Τότε, τι έγινε στο τροχόσπιτο;
O zaman campta ki karavana ne demeli?А что на счет трейлера?
O zaman diğeri için CBA üçgeni demeliyim.삼각형 CBA와 합동입니다 진홍색, 분홍색, 노란색으로 대응하니까요
O zaman diğeri için CBA üçgeni demeliyim.Dus ik ga zeggen CBA omdat ik eerst via de paarse en dan via de roze en . dan de laatste ging.
O zaman diğeri için CBA üçgeni demeliyim.Por lo que voy a decir CBA, pues mi trayectoria fue magenta, luego rosado y después este último.
O zaman diğeri için CBA üçgeni demeliyim.Quindi dirò CBA perché ho seguito il magenta poi il rosa e poi l'ultimo
O zaman diğeri için CBA üçgeni demeliyim.Så jag tänker säga CBA För jag gick längs den dubbel-lila, sedan den rosa, sedan den sista
O zaman diğeri için CBA üçgeni demeliyim.Takže, bude to CBA, protože jsem šel po fialové, po růžové a pak po poslední.
O zaman diğeri için CBA üçgeni demeliyim.Więc do trójkąta CBA. Dwie fioletowe, jedna różowa i przekątna.
O zaman diğeri için CBA üçgeni demeliyim.Значи ще кажа CBA, защото първо минавам по двойната лилава, после по розовата, после по последната.
O zaman diğeri için CBA üçgeni demeliyim.سأقول CBA لأنني انتقلت من الخط الارجواني الى الوردي ومن ثم الخط الاخير
'O zaman ne demek istediğini mi demeliyim?'"Akkor kell mondani, mit jelent" a
'O zaman ne demek istediğini mi demeliyim?''Allora si dovrebbe dire che cosa vuoi dire,' il
'O zaman ne demek istediğini mi demeliyim?'"Apoi, ar trebui să spun ceea ce vrei să spui, denumită în continuare"
'O zaman ne demek istediğini mi demeliyim?''Dan moet je zeggen wat je bedoelt,' de
'O zaman ne demek istediğini mi demeliyim?'"Dann sollten Sie sagen, was du meinst," die
'O zaman ne demek istediğini mi demeliyim?'"Då ska du säga vad du menar," den
'O zaman ne demek istediğini mi demeliyim?'"Ensuite, vous devez dire ce que tu veux dire," le
'O zaman ne demek istediğini mi demeliyim?''Então você deve dizer o que quer dizer, "o
'O zaman ne demek istediğini mi demeliyim?'-Entonces, ¿debería decir lo que quiere decir, "la