Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.Esto quiere decir que de cada cinco matrimonios, dos terminarán separándose.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.Ez azt jelenti, hogy 5 házaspárból kettő végül megosztozik a közös vagyonon.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.Questo significa che su cinque coppie sposate, due finiranno per dividersi i beni.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.Significa que, em cada cinco casais, dois terminarão em divisão de bens.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.To znaczy, że na każde 5 małżeństw 2 podzielą między siebie majątek.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.To znamená, že 2 z 5 zosobášených párov skončia rozdeľovaním svojho majetku.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.To znamená, že z pěti manželských párů skončí dva tak, že si budou muset rozdělit majetek.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.Αυτό σημαίνει ότι στα πέντε παντρεμένα ζευγάρια, δύο θα καταλήξουν να μοιράσουν τις περιουσίες τους.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.Това означава, че от пет женени двойки, две ще се разведат.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.То есть, две из пяти женатых пар будут, в итоге, делить имущество.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.Це означає, що з п'яти одружених пар дві закінчать поділом майна.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.משמע, מתוך חמישה זוגות נשואים, שניים יפצלו את נכסיהם.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.هذا يعني أنه من كل خمس أزواج، سينتهي المطاف بإثنين منهم إلى اقتسام أملاكهما.
Bu demek ki, kanser durumunu bilmesek bile test sonuçları hala ayrı ayrı birbirinden bağımsızdır.Znamená to toľko, že výsledky testov sú navzájom úplne nezávislé, aj keď nevieme nič o stave rakoviny.
Bu demek ki, kanser durumunu bilmesek bile test sonuçları hala ayrı ayrı birbirinden bağımsızdır.זה אומר אם נעשה את הבדיקות, האם תוצאותיהן אינן תלויות זו בזו גם כאשר אין לנו מושג על מצב הסרטן.
Bu demek ki, kanser durumunu bilmesek bile test sonuçları hala ayrı ayrı birbirinden bağımsızdır.検査結果はそれぞれ独立していると 言えるでしょうか イエスかノーで答えて下さい
Bu demek ki,그렇다는 것은
Bu demek ki sen... ben...?Ça veut dire que vous... et moi ?
Bu demek ki sen... ben...?¿Significa eso que tú... y yo...?
Bu demek ki sen... ben...?Thế nghĩa là anh... tôi...?
Bu demek ki sen... ben...?Това означава че ти... мене...?
Bu demek ki sen... ben...?Это значит, что ты... меня?..
Bu demek ki sorun그것은 의미 않는 문제
Bu demek ki sorunלעיר כדי לחיות מחדש את כל הלילה
Bu demek ki sorunيعني ذلك أن القضية
Bu demek ki sorunほこりだけではない
Bu demek ki x eşittir 2, yani 2 kare artı 1.Bem, isso significa que x é 2, então fica 2 ao quadrado mais 1.
Bu demek ki x eşittir 2, yani 2 kare artı 1.Dat zou betekenen dat x gelijk is aan 2, dus 2 kwadraat plus 1.
Bu demek ki x eşittir 2, yani 2 kare artı 1.Det skulle kunna innebära att x är 2 så då blir det kvadraten av 2 plus 1
Bu demek ki x eşittir 2, yani 2 kare artı 1. Eşittir 5.Což by znamenalo, že "x" je rovno 2, takže je to 2 na druhou + 1, což je 5.
Bu demek ki x eşittir 2, yani 2 kare artı 1. Eşittir 5.Ini berarti x adalah 2, demikian juga 2 kuadrat plus 1. artinya sama dengan lima.
Bu demek ki x eşittir 2, yani 2 kare artı 1.Pues, eso quiere decir x es igual a dos, entonces 2 al cuadrado más 1
Bu demek ki x eşittir 2, yani 2 kare artı 1.To oznacza, że x jest równy 2, więc to 2 od kwadratu dodać 1.
Bu demek ki x eşittir 2, yani 2 kare artı 1.즉 x=2이고 따라서 2²+1이 됩니다
Bu demek ki x eşittir 2, yani 2 kare artı 1.これはイコール5になります。
Bu demek ki yakıt zincirindeki molekülleri inceleyerek istediğimiz şekilde optimize edebiliriz.Ast înseamnă cp putem proiecta cu precizie moleculele din combustibil și le putem optimiza pe parcurs.
Bu demek ki yakıt zincirindeki molekülleri inceleyerek istediğimiz şekilde optimize edebiliriz.즉, 우리가 꼼꼼하게 연료 사슬에 있는 분자들을 감독하여 그 방식으로 최대한 활용하는 것이지요.
Bu demek ki yakıt zincirindeki molekülleri inceleyerek istediğimiz şekilde optimize edebiliriz.To oznacza że moglibyśmy precyzyjnie modelować molekuły w łańcuchu i zoptymalizować go.
Bu demek ki yakıt zincirindeki molekülleri inceleyerek istediğimiz şekilde optimize edebiliriz.Това означава, че можем точно да създаваме молекули във веригата на горивата и с времето можем да я подобрим.
Bu demek ki yakıt zincirindeki molekülleri inceleyerek istediğimiz şekilde optimize edebiliriz.Это означает, что мы можем точно создавать молекулы в топливной цепи и оптимизировать их в процессе.
Bu demek ki yakıt zincirindeki molekülleri inceleyerek istediğimiz şekilde optimize edebiliriz.זה אומר שביכולתנו להנדס במדויק את מולקולות שרשרת הדלק ולמטב אותן תוך כדי כך.
Bu demek ki yakıt zincirindeki molekülleri inceleyerek istediğimiz şekilde optimize edebiliriz.معنى هذا أنه بإمكاننا هندسة الجزيئات في سلسلة الوقود ونحسنهم قدر المستطاع.
Bu demek ki yakıt zincirindeki molekülleri inceleyerek istediğimiz şekilde optimize edebiliriz.その過程で最適化できるようになるということです 全て上手くいけば、保温容器に入れたデザイナー微生物が
Bundan bir şey öğrenmezlerse, demek ki yetenekleri buraya kadarmış ve öğrencim olmaktan vazgeçmeleri gerekir.Hvis de ikke lærer af dette, - - betyder det, at deres talent er begrænset. Så kan jeg ikke lære dem noget.
Bundan bir şey öğrenmezlerse, demek ki yetenekleri buraya kadarmış ve öğrencim olmaktan vazgeçmeleri gerekir.Jeśli to ich niczego nie nauczy, znaczy, że mają mierny talent, i zmuszę ich, by zrezygnowali.
Bundan bir şey öğrenmezlerse, demek ki yetenekleri buraya kadarmış ve öğrencim olmaktan vazgeçmeleri gerekir.Jos he eivät opi tästä mitään- -heidän lahjansa eivät riitä- -enkä voi opettaa heitä.
Bundan bir şey öğrenmezlerse, demek ki yetenekleri buraya kadarmış ve öğrencim olmaktan vazgeçmeleri gerekir.Se não aprenderem nada com isto, significa que não têm muito talento, e terei de os rejeitar como alunos.
Bundan bir şey öğrenmezlerse, demek ki yetenekleri buraya kadarmış ve öğrencim olmaktan vazgeçmeleri gerekir.Si no aprenden nada con esta experiencia, significará que tienen poco talento y no los aceptaré como alumnos.
Bundan bir şey öğrenmezlerse, demek ki yetenekleri buraya kadarmış ve öğrencim olmaktan vazgeçmeleri gerekir.Αν δεν μάθουν τίποτα από αυτό, τότε δεν θα είναι αρκετά ταλαντούχοι, οπότε θα τους απορρίψω από μαθητές μου.
Bundan bir şey öğrenmezlerse, demek ki yetenekleri buraya kadarmış ve öğrencim olmaktan vazgeçmeleri gerekir.Если это ничему их не научит, то значит, у них нет таланта, и я не возьму их в ученики.
Bunun 30 bunun 90 derece olduğunu biliyoruz. Demek ki bu açı 60 derece olmalı.이쪽이 30도이고 위쪽이 90도라면 나머지 한 각은 60도가 됩니다
Bunun 30 bunun 90 derece olduğunu biliyoruz. Demek ki bu açı 60 derece olmalı.Hvis vi for eksempel ved, at den her er 30 grader og den her er 90, så ved vi, at den her skal være 60 grader.
Bunun 30 bunun 90 derece olduğunu biliyoruz. Demek ki bu açı 60 derece olmalı.Vím, že tohle je 30° a tohle je 90°, tedy vím, že tenhle úhel musí být 60 stupňů.
Bunun 30 bunun 90 derece olduğunu biliyoruz. Demek ki bu açı 60 derece olmalı.Знаем, че този е 30, а онзи е 90 градуса, и оттам следва, че този ъгъл трябва да е 60 градуса.
Bunun 30 bunun 90 derece olduğunu biliyoruz. Demek ki bu açı 60 derece olmalı.Якщо ви знаєте, що оцей 30°, та отой 90°, то відомо, що цей має бути 60°.
Burada 2 çarpı 2 var, çarpı 4, demek ki burası 16.2 곱하기 2, 곱하기 4, 따라서 16.
Burada 2 çarpı 2 var, çarpı 4, demek ki burası 16.Máme 2 krát 2, krát 4, zde vpravo máme 16.
Burada 2 çarpı 2 var, çarpı 4, demek ki burası 16.Mamy 2 x 2 x 4, wiec tutaj jest 16.
Burada 2 çarpı 2 var, çarpı 4, demek ki burası 16.Vi har 2 gange 2 gange 4, så det er 16.
Burada 2 çarpı 2 var, çarpı 4, demek ki burası 16.יש לנו : 2פעמים2 פעמים 4 אז פה זה... 16.