Ana içeriğe geç
Sözlük

demek ki ile cümle

demek ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu demek ki bir sayı yı kendisiyle 3 kere çarptığında sonuç 27.Và tất cả đó có nghĩa là có một số lần số bản thân ba lần bằng 27.
Bu demek ki bir sayı yı kendisiyle 3 kere çarptığında sonuç 27.Και το μόνο που σημαίνει ότι υπάρχει μερικές φορές αριθμός ίδια τρεις φορές που ισούται με είκοσι επτά.
Bu demek ki bir sayı yı kendisiyle 3 kere çarptığında sonuç 27.وكل هذا يعني أن هناك عدد ما عندما نضربه ببعضه ثلاث مرات فيعطي 27
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Ami azt jelenti, hogy összehozhatjuk mindezt az információt, néhány hihetetlenül erős illúzió megteremtéséhez.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Assim, podemos reunir toda esta informação para criar algumas ilusões muito fortes.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Co oznacza, że możemy zebrać całą tą informację aby stworzyć niesamowicie silne iluzje.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Det betyder vi kan kombinere al den information og skabe nogle meget stærke illusioner.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Det innebär att vi kan samla all denna information och skapa oerhört kraftiga synvillor.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.이 말은 우리가 이 모든 정보들을 참고한 결과가 매우 강렬한 착시효과를 초래한다는 겁니다.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Lo que significa que podemos juntar toda esta información para crear ilusiones increíblemente potentes.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Nghĩa là ta có thể mang tất cả những thông tin này lại để tạo ra một số ảo giác cực mạnh.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Putem pune cap la cap aceste informații pentru a crea niște iluzii puternice.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.To znamená, že môžeme použiť všetky tieto informácie a vytvoriť neuveriteľne pôsobivé ilúzie.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.А это значит, что можно объединять информацию и создавать исключительно мощные иллюзии.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Все це означає, що зібравши дану інформацію разом, ми можемо створити дуже потужні ілюзії.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.מה שאומר שאנחנו יכולים לאחד את כל המידע הזה וליצור אשליות מאוד חזקות.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.وهذا يعني أنه يمكنك أن تجمع كل المعلومات معاً لكي تصنع خدعاً بصرية قوية مذهلة
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.非常に強力な幻覚を作り出すことができます これは私が数年前に作ったものです
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.Aceasta înseamnă că linia nu este undeva departe.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.Cela signifie que la ligne n'est pas quelque part là-bas.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.Das heißt, die Grenze ist nicht da draußen.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.Dat betekent dat de lijn niet ergens anders is.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.Det betyder, den linje ikke er derude.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.Eso quiere decir que la línea no está fuera.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.Eszerint a választóvonal nem odakint van.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.Isso significa que a linha não está lá fora.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.즉, 그 선은 저 밖에 있는게 아닙니다.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.Oznacza to, że nie chodzi o siłę zewnętrzną.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.Raja ei ole jossain tuolla.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.To znamená, že hranica nie je tam vonku.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.To znamená, že ta čára není někde tam venku.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.Vuol dire che la linea non è là fuori.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.Αυτό σημαίνει πως αυτή η γραμμή δε βρίσκεται εκεί έξω.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.Това означава, че тази граница не е там някъде.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.Це означає, що та лінія - не зовні, а всередині.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.Это значит, что линия не где-то там.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.משמע שהגבול איננו מחוצה לנו;
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.وهذا يعني أن الخط الفاصل ليس هناك في الخارج.
Bu demek ki bu hat dışarıda bir yerde değil.それは あなたが決めなくてはならないこと 個人的なものです
Bu demek ki, bu ikisi birbirine eşitler.Det betyder at de her er lig med hinanden.
Bu demek ki, bu ikisi birbirine eşitler.Donc ces deux choses sont égales.
Bu demek ki, bu ikisi birbirine eşitler.Esto significa que los dos son iguales.
Bu demek ki, bu ikisi birbirine eşitler.Ez azt jelenti, hogy ez a 2 összeg egyenlő.
Bu demek ki, bu ikisi birbirine eşitler.Isso significa que os dois são iguais.
Bu demek ki, bu ikisi birbirine eşitler.이 두 식의 값이 같다는 것입니다.
Bu demek ki, bu ikisi birbirine eşitler.To oznacza, że te dwa są sobie równe.
Bu demek ki, bu ikisi birbirine eşitler.To znamená, že tieto dve veci sa rovnajú.
Bu demek ki, bu ikisi birbirine eşitler.To znamená, že tyto dvě věci se rovnají.
Bu demek ki, bu ikisi birbirine eşitler.Това означава, че тези две части са равни.
Bu demek ki,Dus dat betekent
Bu demek ki,Eso significa
Bu demek ki, evet, petrol sondajları açmaya devam edeceğiz.Und das bedeutet, ja, wir noch weiterhin erschließen Sie neue Bereiche für das Bohren.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.이말은 다섯쌍의 부부중 2쌍은 갈라선다는 말이죠.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.2組は財産分与を行うことになるということです しかし 新婚さん達に 自分たちの離婚の可能性を問うと
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.Asta înseamnă că din 5 cupluri căsătorite, două vor ajunge să-şi împartă bunurile.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.Cela veut dire que sur cinq couples mariés, deux personnes finiront par une séparation des biens.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.Das bedeutet, dass von fünf verheirateten Paaren zwei ihren Besitz aufteilen werden müssen.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.Dat betekent dat van elke vijf getrouwde stellen er twee hun bezittingen zullen splitsen.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.Det betyder at ud af fem gifte par, vil der i sidste ende være to par der ender med at dele deres aktiver.
Bu demek ki, her beş evlilikten ikisi mal varlıklarını bölüşmeyle son bulacaktır.Det innebär att av fem gifta par, kommer två sluta med att de delar upp sina tillgångar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
demek ki ile cümle - Sayfa 8 - demek ki kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App