Ana içeriğe geç
Sözlük

demek ki ile cümle

demek ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
1'den 6'ya kadar olan sayıları alabilriz demek ki toplam 6 durum var.6.
1'den 6'ya kadar olan sayıları alabilriz demek ki toplam 6 durum var.Bem, nós poderíamos ter um de 6 números, por isso há 6 total.
1'den 6'ya kadar olan sayıları alabilriz demek ki toplam 6 durum var.Eh bien, nous pourrions obtenir 1 des 6 chiffres, il y en a donc 6 au total.
1'den 6'ya kadar olan sayıları alabilriz demek ki toplam 6 durum var.Możemy otrzymać jedną z sześciu liczb, zatem łącznie mamy 6 możliwości
1'den 6'ya kadar olan sayıları alabilriz demek ki toplam 6 durum var.No, mohli jsme dostat 3 čísla, je jich tam celkem 6.
1'den 6'ya kadar olan sayıları alabilriz demek ki toplam 6 durum var.No, sme sa mohli dostať 1 6 čísel, tak tam sú celkom 6.
1'den 6'ya kadar olan sayıları alabilriz demek ki toplam 6 durum var.Ами, можем да получим 1 от 6 числа, така общо имаме 6.
1'den 6'ya kadar olan sayıları alabilriz demek ki toplam 6 durum var.そして、これはイコール 2分の1です。
25 kere 4 olsa 100 eder, demek ki 2 tane daha 4 gerekecek, 27 çarpı 4.25 더하기 2-- 4 곱하기 27이네요. 27은 9 곱하기 3.
25 kere 4 olsa 100 eder, demek ki 2 tane daha 4 gerekecek, 27 çarpı 4.25 plus 2 - 4 krát 27, což je 9 krát 3.
25 kere 4 olsa 100 eder, demek ki 2 tane daha 4 gerekecek, 27 çarpı 4.25 plus reszty 2 - 4 razy 27, które jest równe 9 razy 3.
25 kere 4 olsa 100 eder, demek ki 2 tane daha 4 gerekecek, 27 çarpı 4.Det er 4 gange 27, som er 3 gange 9.
25 kere 4 olsa 100 eder, demek ki 2 tane daha 4 gerekecek, 27 çarpı 4.ארבע פעמים 27 שזה 9 פעמים 3
4 çarpı 24eşittir 96. Demek ki William yaşlı birisi.ona mr.William diyelim.Az 4-szer 24 egyenlő 96-tal. tehát, William egy idős úr, Mr Williamnek kellene hívnunk.
80 eksi 20 60 olur. Bu da demek ki 59 olacak.80 - 20은 60, 그래서 이각은 59도가 되겠네요
80 eksi 20 60 olur. Bu da demek ki 59 olacak.80 - 20 = 60، اذاً ستكون 59 درجة
80 eksi 20 60 olur. Bu da demek ki 59 olacak.80 мінус 20 буде 60 і ще мінус 1 всього 59 градусів.
Ama bu imkanım yok. Demek ki hayatım berbat."Jest do bani."
Ama bu imkanım yok. Demek ki hayatım berbat."내 인생이 그렇게 나쁘지는 않겠지. 하지만 안가. 그래서 엿같아."
Ama bu imkanım yok. Demek ki hayatım berbat."החיים שלי לא היו מסריחים. אבל אני לא יכול. אז הם כן."
Ama bu imkanım yok. Demek ki hayatım berbat."لن تكون حياتي مقرفة. لكني لم أذهب. إذاً فهي مقرفة."
Ama bu imkanım yok. Demek ki hayatım berbat."こんなことを言っていたら 何を成し遂げられるというのでしょう
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Entendo. Então, o Coronel Mustang já previa este golpe de estado?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Entiendo, ¿así que el coronel Mustang sabía que se acercaba un golpe de estado?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Mustang siis aavisti vallankaappauksen?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Mustang vidste altså, at der var et statskup på vej?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Mustang visste alltså att det skulle bli statskupp?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Quindi il colonnello Mustang si aspettava questo colpo di Stato.
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Zatem pułkownik Mustang przewidział zamach stanu?
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Δηλαδή ο συνταγματάρχης αντιλήφθηκε το πραξικόπημα;
Anlıyorum, demek ki Albay Mustang bu darbeyi tahmin etmiş.Значит, полковник Мустанг предвидел этот переворот?
Arabayı almamışlar demek ki yürüyorlar.Eles não foram de carro, portanto devem estar a pé.
Arabayı almamışlar demek ki yürüyorlar.Non hanno preso la macchina quindi sono a piedi.
Arabayı almamışlar demek ki yürüyorlar. Onu nasıl bulacağız şimdi?Ils ne sont pas en voiture donc ils doivent être à pied.
Arabayı almamışlar demek ki yürüyorlar. Onu nasıl bulacağız şimdi?Их машины на месте, значит, они пошли пешком.
Arabayı almamışlar demek ki yürüyorlar. Onu nasıl bulacağız şimdi?ネルソンのグローラーのプロファイルあるわ
Arabayı almamışlar demek ki yürüyorlar.Sie sind nicht gefahren, also müssen sie zu Fuss unterwegs sein.
Arabayı almamışlar demek ki yürüyorlar.Δεν πήραν το αμάξι άρα θα πρέπει να έχουν φύγει με τα πόδια.
Belli ki eğer işgücünde iki insan varsa, ve biri işsizse, demek ki öbür kişi çalışıyordur.Очевидно, якщо двоє людей в складі робочої сили, одни є безробітним, тоді інша людина має роботу.
Ben de böyle görüyorum.. ama Seung Jo öyle görmüyor demek ki, elden ne gelir ?Aku juga berpikiran demikian, tapi Seung Jo tidak melihatnya seperti itu. Apa yang bisa kita lakukan?
Ben de böyle görüyorum.. ama Seung Jo öyle görmüyor demek ki, elden ne gelir ?Anche io la vedo così, ma Seung Jo non sta andando in quella direzione. Che possiamo fare?
Ben de böyle görüyorum.. ama Seung Jo öyle görmüyor demek ki, elden ne gelir ?Anh cũng thấy như vậy. Nhưng Seung Jo không đi theo hướng đó. Chúng ta có thể làm gì được chứ?
Ben de böyle görüyorum.. ama Seung Jo öyle görmüyor demek ki, elden ne gelir ?Asa credem si eu Dar Seung Jo nu vrea asa. Ce putem face?
Ben de böyle görüyorum.. ama Seung Jo öyle görmüyor demek ki, elden ne gelir ?C'est ce que je pense également, mais Seung Jo ne va suivre ce chemin. Que pouvons-nous faire ?
Ben de böyle görüyorum.. ama Seung Jo öyle görmüyor demek ki, elden ne gelir ?Czy to naprawdę tak wygląda? Ja widzę to tak samo,
Ben de böyle görüyorum.. ama Seung Jo öyle görmüyor demek ki, elden ne gelir ?Dat is hoe ik het ook zie, maar Seung Jo gaat niet die weg. Wat kunnen wij doen?
Ben de böyle görüyorum.. ama Seung Jo öyle görmüyor demek ki, elden ne gelir ?Det är så jag ser det också. Men Seung Jo går inte den vägen. Vad kan vi göra?
Ben de böyle görüyorum.. ama Seung Jo öyle görmüyor demek ki, elden ne gelir ?So seh ich es auch, aber Seung Jo geht nicht diesen We. Was können wir nur machen?
Ben de böyle görüyorum.. ama Seung Jo öyle görmüyor demek ki, elden ne gelir ?Tudi jaz sem enakega mišljenja, vendar Seung Jo ne sledi tej poti. Kaj pa lahko storiva?
Ben de böyle görüyorum.. ama Seung Jo öyle görmüyor demek ki, elden ne gelir ?Έτσι το βλέπω κι εγώ, αλλά ο Σουνγκ Τζο δεν το βλέπει έτσι. Τι μπορούμε να κάνουμε;
Ben de böyle görüyorum.. ama Seung Jo öyle görmüyor demek ki, elden ne gelir ?Это так, я тоже вижу. Но Сын Чжо не идет этим путем. Что мы можем поделать?
Ben de böyle görüyorum.. ama Seung Jo öyle görmüyor demek ki, elden ne gelir ?גם אני חושב ככה, אבל .סונג ג'ו מתעקש שהוא לא מרגיש ככה <BR> ?מה נותר לנו לעשות
Ben de böyle görüyorum.. ama Seung Jo öyle görmüyor demek ki, elden ne gelir ?أنا أرى أن الأمور هكذا أيضاً ولكن سيونغ جو لن يذهب في ذلك الطريق, ماذا سنفعل؟
Ben de böyle görüyorum.. ama Seung Jo öyle görmüyor demek ki, elden ne gelir ?当のスンジョがああだからね どうしろと どうしましょ
Biliyoruz ki x eşittir -4, demek ki y -11 eşit olmak zorunda.Når x er lig med minus 4, er y lig med minus 11.
Biliyoruz ki x eşittir -4, demek ki y -11 eşit olmak zorunda.Víme, že když x se rovná -4, y bude -11.
Biliyoruz ki x eşittir -4, demek ki y -11 eşit olmak zorunda.x=-4일때, y= -11이 되는 식이 돼야겠지요
Biliyoruz ki x eşittir -4, demek ki y -11 eşit olmak zorunda.Ми знаємо, що коли x = -4, то y буде дорівнювати -11.
Birkaç sarı duyabiliyorum. İyi. Demek ki çoğunuzun beyni var.(gülme sesi)노랑이라고 하시는 분들이 몇분 계시군요. 그러니까, 여러분들 대부분은 좋은 머리를 가지고 계신겁니다.
Birkaç sarı duyabiliyorum. İyi. Demek ki çoğunuzun beyni var.(gülme sesi)Słyszę: "żółta", więc na pewno macie mózgi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod