Ana içeriğe geç
Sözlük

demek ki ile cümle

demek ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Demek ki insanlar bu bedavacılığa alışmadılar, yatak ağı kullanmaya alıştılar.אז אנשים לא מתרגלים לנדבות, הם מתרגלים לכילות.
Demek ki insanlar bu bedavacılığa alışmadılar, yatak ağı kullanmaya alıştılar.إذن لم يتعود الناس على الصدقات، هم تعودوا على الناموسيات.
Demek ki insanlar bu bedavacılığa alışmadılar, yatak ağı kullanmaya alıştılar.彼らに対する少しばかりの信頼が必要かもしれません
Demek ki kalan yok.125ひく125は明らかに0です.
Demek ki kalan yok.Also passt es genau.
Demek ki kalan yok.Así que cabe exactamente.
Demek ki kalan yok. Belli ki 125 eksi 125 eşittir 0.Donc cent vingt-cinq moins cent vingt-cinq donne zéro.
Demek ki kalan yok.Ci sta esattamente.
Demek ki kalan yok.Det går op!
Demek ki kalan yok.Het past precies.
Demek ki kalan yok.그래서 정확히 들어갑니다.
Demek ki kalan yok.Så det får exakt plats.
Demek ki kalan yok.Tak to idzie dokładnie.
Demek ki kalan yok.Tehát pontosan van meg benne.
Demek ki kalan yok.Vyjde to tedy přesně.
Demek ki kalan yok.Και μας χωράει ακριβώς.
Demek ki kalan yok.Дели се точно.
Demek ki kalan yok.Так что, у нас получилось точно.
Demek ki kalan yok.لذا فإنها تقبل القسمه بالكامل
Demek ki karşılıklı açıların eşit olduğunu biliyoruz.대응하는 각들의 크기가 서로 같다는 사실을 아니까
Demek ki karşılıklı açıların eşit olduğunu biliyoruz.Tedy víme, že odpovídající úhly jsou shodné.
Demek ki karşılıklı açıların eşit olduğunu biliyoruz.Vi ved, at ensliggende vinkler er kongruente.
Demek ki karşılıklı açıların eşit olduğunu biliyoruz.Знаем че съответните ъгли са равни.
Demek ki karşılıklı açıların eşit olduğunu biliyoruz.І тому нам відомо, що відповідні кути є рівними
Demek ki, kendi biyolojimiz içinde ahlakın "yin"i (karanlığı) ve "yang"i (aydınlığı) var.În interiorul biologiei noastre, există yin și yangul moralității.
Demek ki, kendi biyolojimiz içinde ahlakın "yin"i (karanlığı) ve "yang"i (aydınlığı) var.우리든 도덕성의 양과 음을 가지고 있습니다
Demek ki, kendi biyolojimiz içinde ahlakın "yin"i (karanlığı) ve "yang"i (aydınlığı) var.Significa che nella nostra biologia abbiamo lo yin e lo yang della moralità.
Demek ki, kendi biyolojimiz içinde ahlakın "yin"i (karanlığı) ve "yang"i (aydınlığı) var.To znaczy, że nasza biologia zawiera element yin i yang moralności.
Demek ki, kendi biyolojimiz içinde ahlakın "yin"i (karanlığı) ve "yang"i (aydınlığı) var.Van tehát biológiailag yin és yang töltetű erkölcs.
Demek ki, kendi biyolojimiz içinde ahlakın "yin"i (karanlığı) ve "yang"i (aydınlığı) var.Σημαίνει πως στη βιολογία μας, έχουμε το γιν και το γιανγκ της ηθικής.
Demek ki, kendi biyolojimiz içinde ahlakın "yin"i (karanlığı) ve "yang"i (aydınlığı) var.Це означає, що в нашому огранізмі закладені "інь" та "янь" моральності.
Demek ki, kendi biyolojimiz içinde ahlakın "yin"i (karanlığı) ve "yang"i (aydınlığı) var.את היין-והיאנג של המוסריות.
Demek ki, kendi biyolojimiz içinde ahlakın "yin"i (karanlığı) ve "yang"i (aydınlığı) var.نملك في داخلنا ما يعادل " الين "و" اليانج " للأخلاق (تعبير صينى قديم ).
Demek ki, kendi biyolojimiz içinde ahlakın "yin"i (karanlığı) ve "yang"i (aydınlığı) var.体内には他者と繋ぐオキシトシンがあり
Demek ki küresel kuruluşlarımızı günümüzün zorluklarına uygun olarak yeniden inşa etmek zorundayız.De modo que tenemos que reconstruir nuestras instituciones mundiales, construirlas a la medida de este tiempo.
Demek ki küresel kuruluşlarımızı günümüzün zorluklarına uygun olarak yeniden inşa etmek zorundayız.De wereldinstellingen moeten opnieuw beginnen, op een manier die past bij de problemen die we nu hebben.
Demek ki küresel kuruluşlarımızı günümüzün zorluklarına uygun olarak yeniden inşa etmek zorundayız.따라서 우리는 우리가 현재 당면하고 있는 문제들을 해결할 수 있는 국제 기구를 다시 설립해야 합니다.
Demek ki küresel kuruluşlarımızı günümüzün zorluklarına uygun olarak yeniden inşa etmek zorundayız.Újra kell építsük globális intézményeinket, úgy, hogy megfeleljenek a mai kor igényeinek.
Demek ki küresel kuruluşlarımızı günümüzün zorluklarına uygun olarak yeniden inşa etmek zorundayız.لذا يجب علينا أن نعيد بناء مؤسساتنا العالمية، و نبنيها بطريقة تلائم تحديات هذا العصر.
Demek ki küresel kuruluşlarımızı günümüzün zorluklarına uygun olarak yeniden inşa etmek zorundayız.この時代の課題を解決すべく 新たに作り直す必要があります 今私たちが直面している最大の課題は
Demek ki leğen kemiğine çekilmiş.Ceea ce înseamnă că s-a retras în pelvis.
Demek ki leğen kemiğine çekilmiş.O que significa que se retraiu para a péIvis.
Demek ki leğen kemiğine çekilmiş.O sea que se retractó hasta la pelvis.
Demek ki leğen kemiğine çekilmiş.Så, jeg skal bruge den hjælp. Ok.
Demek ki leğen kemiğine çekilmiş.To je arterija, toda je ne vidim.
Demek ki leğen kemiğine çekilmiş.To znamená, že je to zavrtané někde ve vnitř.
Demek ki leğen kemiğine çekilmiş.Tова означава, че е разкъсана в таза.
Demek ki leğen kemiğine çekilmiş.Αυτό σημαίνει ότι έχει συσταλθεί στη λεκάνη.
Demek ki leğen kemiğine çekilmiş..סימן שהעורק נסוג לתוך האגן
Demek ki muhtemelen çok da iyi bir iş çıkartmıyoruz, konu risk almaya geldiğinde.Also sind wir wahrscheinlich nicht sonderlich gut, wenn es um das Eingehen von Risiken geht.
Demek ki muhtemelen çok da iyi bir iş çıkartmıyoruz, konu risk almaya geldiğinde.Có lẽ chúng ta không làm tốt lắm việc mạo hiểm.
Demek ki muhtemelen çok da iyi bir iş çıkartmıyoruz, konu risk almaya geldiğinde.Dunque forse non siamo molto bravi quando si tratta di assumerci dei rischi.
Demek ki muhtemelen çok da iyi bir iş çıkartmıyoruz, konu risk almaya geldiğinde.Dus misschien zijn we niet zo sterk in het nemen van risico's.
Demek ki muhtemelen çok da iyi bir iş çıkartmıyoruz, konu risk almaya geldiğinde.Jadi mungkin kita tidak terlalu pandai dalam mengambil resiko.
Demek ki muhtemelen çok da iyi bir iş çıkartmıyoruz, konu risk almaya geldiğinde.그러니 우리는 어쩌면 위험을 감수하는 데에는 별로 잘하고 있지 못한 것입니다.
Demek ki muhtemelen çok da iyi bir iş çıkartmıyoruz, konu risk almaya geldiğinde.Nous ne nous y prenons probablement pas bien quand il s'agit de la prise de risque.
Demek ki muhtemelen çok da iyi bir iş çıkartmıyoruz, konu risk almaya geldiğinde.Portanto, provavelmente não estamos a fazer um trabalho muito bom no que se refere a assumir riscos.
Demek ki muhtemelen çok da iyi bir iş çıkartmıyoruz, konu risk almaya geldiğinde.Probabil că nu facem o treabă foarte bună atunci când vine vorba de asumarea unui risc.
Demek ki muhtemelen çok da iyi bir iş çıkartmıyoruz, konu risk almaya geldiğinde.Probablemente no estemos haciendo un gran trabajo en términos de la toma de riesgos.
Demek ki muhtemelen çok da iyi bir iş çıkartmıyoruz, konu risk almaya geldiğinde.Przypuszczalnie, podejmując ryzyko popełniamy gdzieś błąd.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod