Mongur dilinde ise Semen sözcüğü şaman demektir.In Mongolian, the word is нөхөр (nökhör).
Her zaman mümkün olmuyor demek ki.This is not always possible.
Bu da, o kişi HIV-pozitif demektir.Eventually he confesses that he is HIV-positive.
Halk onlara sakatlar (cripless) yerine daha kısa olan "Crips" demeye başlamıştır.People in the neighborhood then began calling them cripples, or "Crips" for short.
Atkins, Fangoria dergisine verdiği demeçte filmin kahramanını oynamaktan hoşlandığını söylemiştir.Atkins told Fangoria that he liked being the hero.
Börklüce'ye göre Hıristiyanların Allah'a inandığını inkar eden bir Türkmen, dinsiz demekti.Zoroaster believed in one creator God, teaching that only one God was worthy of worship.
Teslis, üçleme demektir.Lean Mean Thirteen.
Bu uzlaşma doğrudan doğruya ilhak demekti."So, it was male oriented."
Candar; ( Candan Asker ) Kapıkulu; ( Güvenilir kişiler ) demektir.Andingmen (安定門 lit.
Demet Akalın) (Söz: Gökhan Şahin Müzik: Emrah Karaduman) Nerden Bilecekmiş (feat.He asks: "What is Knowing?
Bu sözlerle ne demek istediğini anlıyorum."I understood what he wanted to say with those words."
Pakistan, aşırıcılık, uyuşturucu ve silahların geri tepmeleriyle karşı karşıya kaldı." demekteydi.Pakistan was left to face the blowback of extremism, drugs and guns.
Hindistan'da laiklik, bütün dinlerin devlet tarafından eşit bir şekilde muamele görmesi demektir.Secularism in India means equal treatment of all religions by the state.
Etimolojik olarak Senato "Yaşlılar Meclisi" demektir.Therefore, senate literally means "board of old men."
179 aday arasında Demetres Koutsavlakis, Argyris Nastopoulos ve Panos Tserpes tutuldu.Demetres Koutsavlakis, Argyris Nastopoulos and Panos Tserpes were retained among 179 candidates.
İkinci bir kontrol lazeri demetin şeklini atom dalgalarına yazar.A second 'control' laser then writes the shape of the pulse into the atom waves.
Su veren (veya alan) demektir.Water at AllMusic Water (booklet).
Doritos yanığı ile tüketmek, "yanığı soğutmak" demekdir.It is meant to be consumed with Doritos burn, to "cool the burn".
'Bunu Rusya gibi yapacağız' demeye çalışıyorlar."They're not trying to say 'We're going to make this look like Russia'."
Bahaullah şöyle demektedir: Dünya tek bir ülke ve insanlar onun vatandaşlarıdır.The earth is but one country, and Mankind its citizens.
Gök/Kök aynı zamanda bir şeyin kökeni, kökü (çıkış noktası) demektir.The Sky Lakes Wilderness borders the lake, and a trail leads into it.
Bebek kımıldıyorsa artık ruhu gelmiş demektir.As the ambulance arrives, the baby stops breathing.
Görünmez olmak demekti.It meant being invisible.
Peki ya Mısır Piramitlerine ne demeli?Where Are the Great Pyramids?
Anlamı "yakışıklı" demektir.It means "Beautiful".
Ertesi gün "Scheiße"yi yazdı, bir açıklamasında "Şarkıda bir anlamda 'bok, iyidir' demek istedim.The next day, she wrote "Scheiße", stating that she "meant like 'shit, it's good.'
Çifte kodlama yahut ikili kodlama yöntemi, binanın aynı anda birden çok anlamı iletmesi demektir.Double coding meant the buildings convey many meanings simultaneously.
Bu demek değildir ki ayakkabı ile yatmak baş ağrısı doğurur.Therefore, sleeping with one's shoes on causes headache.
Buna "remineralizasyon" denir ve çözünmüş minerallerin mineye geri dönmesi demektir.This causes 'remineralisation', the return of the dissolved minerals to the enamel.
Şems güneş demektir.Parithi means the Sun.
Yayan, doğuran demektir.Wayan means first born.
DSS’ de bile ajanalar kendilerine DS ajanı demektedirler.Even within DSS, agents refer to themselves as DS Agents.
(3) ; 2-İnsanlar “İnandık” demeleriyle bırakılıp ta hiç sınanmayacaklarını mı sandılar?The message said, “Do you suppose we have killed the two white men for nothing?
Peer eş, denk demektir.Iman Peera.
Ev, zekaya sahip olabilir ve her bir odada zekaya sahip olabilir." şeklinde demeç vermiştir."The house can have intelligence and each room can have intelligence."
Ama bana Bay deme, Hal da deme, sadece Gibson.'Hope I don't fuck it up, Gibby."
Adlarının anlamı “kahraman” demektir.His name means 'warrior'.
Şampiyonluğu kazanabiliriz ve biz bunu başarmak için her şeyi yapacağız." şeklide demeç verdi.We will give everything we got and we will try to win".
Bab, Arapça'da kapı demektir.Al-Bāb in Arabic means the door.
"Öyle demek istemedi".He didn't mean ".
Bu demek olur ki: boyuna mesafe = radyan x açısal uzaklık.That is: linear distance = radius × angular distance.
Hande Yener de bu durumdan memnunsa, ortada sorun yok demektir.If Hande Yener is happy with this situation, then it means that there should be no problem.
Fakat bunu ispat edemediğine göre, demek ki değil.To prove this, suppose not.
Tüm demet hatları mikrometre hata payı içinde olmalıdır.All beamlines must be within micrometre tolerance.
An, zamanın bölünmez parçası, sonsuzluk demek.""An" means the indivisible part of time, or eternity."
Seni öldürürüm, gebertirim demedim.They told me that they would kill me if I didn't talk.
Demetre adına, Liparit, Bagrat'a karşı bir seri başarı kazandı.On behalf of the pretender Demetre, Liparit enjoyed a series of successes against Bagrat.
Kutub, Kutb, veya Kotb (Arapça: قطب), 'eksen', 'mihver' ya da 'kutup' demektir.Qutb, Qutub, Kutb, Kutub, or Kotb (Arabic: قطب), means 'axis', 'pivot' or 'pole'.
Sosyete açık toplum demektir.You know, it's an open society.
Bu prensip bazen ışık demetinin tanımı olarak görülür.This principle is sometimes taken as the definition of a ray of light.
Burası benim evim." demesidir.This is my home", he said.
Bu işi istiyorsan donanımlı olmalısın.' demeye başladım.If you want this job, you must be accoutered.'
Bilim insanı demeliyim.Named after the scientist.
Sezar kitabında çarpışma uzun ve şiddetli olarak şüpheli başarı ile sürdürmüştür. demektedir.Caesar writes that "the contest long and vigorously carried on with doubtful success."
İoannis 1244'te öldü ve yerine Theodore'un küçük oğlu Demetrios geçti.John died in 1244 and was succeeded by Theodore's younger son Demetrios.
Sayıltı: “Kırk yaşında olduğuma göre hayatımın doruğundayım demektir.”Obviously the answer is yes, we're in our fourteenth season."
"Tanrı Ve Benim Hakkım" demektir."Our God and Friend".
Bir demet ekin onun için biçilmeden bırakılır ve buna Kır Sakalı denir.Behind him one woman lies prostrate whilst another is knelt in prayer.
Tapınak mensupları ağlamaya başladığında Jones şöyle demektedir: “Şu histerikleri durdurun.When members apparently cried, Jones counseled, "Stop these hysterics.
Aslında dişi Amun demektir.Allegedly means friend.