Tom'un onu demek istemediğinden eminim.I'm sure Tom didn't mean that.
Ben sadece merhaba demek için uğradım.I just stopped by to say hello.
Sadece "iyi şanslar" demek istedim.I just wanted to say good luck.
Sadece "merhaba" demek istedim.I just wanted to say hi.
Sadece sana iyi geceler demek istedim.I just wanted to tell you good night.
Tom'un ne demek istediğini biliyordum.I knew what Tom meant.
Tam ne demek istediğini biliyorum.I know exactly what you mean.
Kalbi kırık olmanın ne demek olduğunu biliyorum.I know what it's like to be heartbroken.
Yalnız olmanın ne demek olduğunu biliyorum.I know what it's like to be lonely.
Birini kaybetmenin ne demek olduğunu biliyorum.I know what it's like to lose someone.
Onların ne demek istediklerini biliyorum.I know what they mean.
Tom'un ne demek istediğini biliyorum.I know what Tom means.
Tom'un sana ne demek istediğini biliyorum.I know what Tom meant to you.
Ne demek istediğini biliyorum.I know what you meant.
Yeni buluşuna ne demen gerektiğini biliyorum.I know what you should call your new invention.
Tersini demek istedim.I meant the opposite.
Tom'a asla aptal demedim.I never called Tom an idiot.
Asla onu demek istemedim.I never meant it.
Asla ne olduğu hakkında bir şey demek istemedim.I never meant to say anything about what happened.
Asla bir şey demek istemedim.I never meant to say anything.
Onu acayip bulmadığını mı demek istiyorsun?Do you mean you don't find that odd?
Ne olduğunu bilmediğini mi demek istiyorsun?Do you mean you don't know what happened?
Bana aptal deme.Don't call me a jerk.
Demek istediğim şey tam olarak bu.That's exactly what I mean.
Demek istemediğim bazı şeyler dedim.I said some things I didn't mean.
2.30 demeliydim.I should've said 2:30.
Hayır demeliydim.I should've said no.
Evet demeliydim.I should've said yes.
Tom'a hayır demeliydim.I should've told Tom no.
Tom'un ne demek istediğini hâlâ bilmiyorum.I still don't know what Tom meant.
Sanırım hayır demeliydik.I still think we should've said no.
Sanırım evet demeliydik.I still think we should've said yes.
Sanırım ne demek istediğini biliyorum.I think I know what you mean.
Sanırım demek istediğimi anlattım.I think I've made my point.
Bence ne demek istediğimizi anlattık.I think we've made our point.
Erkekler altın için demirle savaştılar.Men fight for gold with iron.
Tom, Mary'nin evet demeyeceğini düşünüyor.Tom thinks that Mary won't say yes.
Sanırım ne demek istediğini yeterince anlattın.I think you've made your point.
Penceremden parlayan bir ışık demeti ile uyandırıldım.I was wakened by a beam of light shining through my window.
O bir katil, demir parmaklıkların arkasında olması gerekir!He is a killer, he should be behind bars!
Tom, demiryolu kazasında kör oldu.Tom was blinded in a railroad accident.
Ne demek istediğine dair açık bir fikrim yok.I don't have a clear idea of what you mean.
Ne demek istediğimi tam olarak biliyorsun!You know exactly what I mean!
O bunu demek istemedi.He didn't mean it.
Tabii ki ne demek istediğini biliyorum.Of course, I know what you mean.
Tabii ki ne demek istediğinizi biliyorum.Of course, I know what you mean.
Ne demek istediğini anladığımdan emin değilim.I'm not sure I understand what you mean.
Tom'un ne demek istediğini anlamak zor.It's difficult to understand what Tom means.
Ne demek istediğimi gerçekten anlayıp anlamadığını merak ediyorum.I wonder if you really understand what I mean.
Tom demek istemediği çok şey söylüyor.Tom says a lot of things he doesn't mean.
Birinin bunu demesini bekliyordum.I was waiting for someone to say that.
Ben buna bir gelişme demezdim.I wouldn't call this an improvement.
Ne demek istediğinden tam olarak emin değilim.I'm not sure exactly what you mean.
Bir demlik daha kahve yapmaya gideceğim.I'll go make another pot of coffee.
Bana öyle deme dedim sana.I told you to stop calling me that.
Tom Mary'nin evet demek istediğini hissetti.Tom sensed Mary wanted to say yes.
Bir demlik kahve yapacağım.I'm going to make a pot of coffee.
Keşke onu bana demesen.I wish you wouldn't call me that.
Bir demlik kahve daha yapacağım.I'll make another pot of coffee.
Ne demek istediğimi bildiğinden eminim.I'm sure you know what I mean.