Ana içeriğe geç
Sözlük

dem ile cümle

dem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onun gerçekten ne demek istediğini merak ediyorum.I wonder what she really means.
"Tatoeba" ne demek?What does "Tatoeba" mean?
Belgesel, yoksulların durumu hakkında bilinçlendirmek demektir.The documentary is meant to raise consciousness about the plight of the poor.
Onlar metali demir cevherlerinden nasıl eriteceğini biliyordu.They knew how to make iron.
Ilımlı bir demokrattı.He was a middle-of-the-road Democrat.
Bazı demir yolları kapanmak zorunda kaldı.Some railroads had to close down.
Lincoln'a demokrasi hakkında konuşması tavsiye edildi.Lincoln was advised to talk about democracy.
Bir gemi iskelede demirlemiş.A ship is moored at the pier.
Hiç demiryolu yoktu.There were no railroads.
Yirmi demir yolu kapatıldı.Twenty railroads were closed down.
Demokratlar ve Cumhuriyetçiler birlikte çalıştı.Democrats and Republicans worked together.
Demiryolu inşaatının maliyet çok yüksekti.The cost of building the railroad was very high.
Cüceler büyük demircidir.The dwarves are great smiths.
Ben tanrıça Demeterin son kalan tapanıyım.I am the last remaining worshipper of the goddess Demeter.
Gemi limanda demir attı.The ship dropped anchor in the harbor.
Bana aptal deme!Don't call me an idiot!
Korkarım senin ne demek istediğini bilmiyorum.I'm afraid I don't know what you mean.
İlginç. Ne demek istediğini açıklayabilir misiniz?Interesting. Could you explain what you mean?
Tamam. Doğru. Ne demek istediğini anlıyorum.OK. Right. I see what you mean.
Ne demek istediğimi bildiğini düşünüyorum.I think you know what I mean.
Sanırım hoşça kal dememin zamanıdır.I think it's time for me to say goodbye.
Ne demek istemiş olabilir?What could he mean?
Demokrasinin ölçüsü eleştiri özgürlüğüdür.The test of democracy is freedom of criticism.
Kasırga demek azgın fırtına demektir.Hurricanes are violent storms.
Hoşça kal demeden nasıl kapıdan çıkıp gidebildin?How could you just walk out the door without saying goodbye?
Fransa canlı bir demokrasidir.France is a vibrant democracy.
Her sabah demir yolu hattını geçerim.I cross the railroad tracks every morning.
Her sabah demir yolu hatlarını geçeriz.We cross the railroad tracks every morning.
"Ne dedin?" "Ben bir şey demedim.""What did you say?" "I didn't say anything."
Şimdi özgür demokrasi.Free democracy now!
Hoşça kal bile demeden odayı terk etti.He left the room without even saying goodbye.
Ne demem gerektiğini bilmiyorum.I don't know what I should say.
Umarım ne demek istediğimi anlayacaksın.I hoped you would understand what I meant.
Ne demek istediğimi anlayacağını umarım.I hoped you would understand what I meant.
Tom'a hayır demekten vazgeçmelisin.You need to stop saying no to Tom.
Tom hoşçakal demeden gitti.Tom left without saying goodbye.
Tom bir sinir demeti.Tom is a bundle of nerves.
Tom onu demek istemedi.Tom didn't mean that.
Tom'un hayır demek için cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to say no.
Tom hayır deme cesaretine sahip değildi.Tom didn't have the courage to say no.
Tom onu söyledi fakat gerçekten onu demek istediğini sanmıyorum.Tom did say that, but I don't think he really meant it.
Tom'un söylediğini gerçekten demek isteyip istemediğini merak ediyorum.I wonder if Tom really meant what he said.
Keşke bana Tom demekten vazgeçsen.I wish you would stop calling me Tom.
Keşke bana Tom demeye başlasan.I wish you would start calling me Tom.
Sanırım Tom tam onun söylediğini demek istiyor.I think Tom means just what he said.
Tom Mary'nin onu söylediğinde ne demek istediğini bilmiyor.Tom doesn't know what Mary means when she says that.
Tom Mary'nin ne demek istediğini anlamıyor.Tom doesn't get what Mary means.
Tom Mary'nin ne demek istediğini anlayamadı.Tom couldn't understand what Mary was getting at.
Tom ne demek istediğini Mary'ye anlatamadı.Tom couldn't make Mary understand what he meant.
Tom Mary'nin ne demek istediğini anlamadı.Tom couldn't figure out what Mary meant.
Tom Mary'den biraz kahve demlemesini rica etti.Tom asked Mary to brew some coffee.
Tom Mary'nin ne demek istediğini tam olarak anladı.Tom understood exactly what Mary meant.
Tom kahve demlemeye başladı, sonra epostasını kontrol etti.Tom started the coffee brewing, then checked his email.
Demlikte neredeyse hiç kahve yok.There's hardly any coffee left in the pot.
Demlikte neredeyse hiç kahve kalmadı.There's almost no coffee left in the pot.
Neredeyse demlikte hiç kahve yok.There's almost no coffee left in the pot.
Tom lastik bir demirle ölümüne dövüldü.Tom was beaten to death with a tire iron.
Tom hayır demek için kafasını salladı.Tom shook his head to say no.
Tom mükemmel bir fincan kahveyi demlemeyi öğrenmeye çalışıyor.Tom has been trying to learn how to brew the perfect cup of coffee.
Tom ne demek istediğinizi anlamıyor.Tom doesn't understand what you're driving at.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dem ile cümle - Sayfa 5 - dem kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App