Demek ki sen de onlardansın.That means you're one of them.
Demek ki sen de benim gibi düşünüyorsun.That means you think just like me.
Her akşam ağlıyor demek ki kimseye söyleyemediği bir derdi var.He cries every day, so he must have something going on that he's not telling anyone.
Demek ki sen de onu seviyorsun.So, you like him too.
"Mübalağa", "abartı" demenin daha fiyakalısı."Hyperbole" is a fancy way of saying "exaggeration."
Sana bekle demedim mi?Didn't I tell you to wait?
Bence bu konuda bir şey demesem daha iyi.I think I'd better not say anything about it.
Notlar önemli olsa da her şey demek değil.Grades are important, but they're not everything.
Notlar önemli, ama her şey demek de değil.Grades are important, but they're not everything.
Felix, Amelia'nın ne demek istediğini tam olarak biliyordu.Felix knew exactly what Amelia meant.
"Bizim kuşak 'başımıza ne geldi' demeye başlıyor"."Bizim kuşak 'başımıza ne geldi' demeye başlıyor".
Bir Demet Edebiyat, Adile Ayda.Bir Demet Edebiyat, Adile Ayda.
Dikkat edin, İsrailli demiyorum." demiştir.Notice, I do not say the Israeli."
"Ayça Varlıer: Olmadı boşanırım demediğim için hiç evlenmedim"."Ayça Varlıer: Olmadı boşanırım demediğim için hiç evlenmedim".
Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.Indeed, I see you and your people to be in manifest error."
Hoşçakalın, Valhalla'da görüşmek üzere" demiştir.See you in Valhalla."
"Hayatımda hiç 'koyver gitsin' demedim"."Hayatımda hiç 'koyver gitsin' demedim".
"Ve Demet Akalın evlendi...""Ve Demet Akalın evlendi..."
"Katil Demet mi?"."Katil Demet mi?".
"Yaz dönemi albüm savaşlarını Demet Akalın kazandı"."Yaz dönemi albüm savaşlarını Demet Akalın kazandı".
"Kaymakam'dan Demet Akalın'a: Aynı seviyeye inmem"."Kaymakam'dan Demet Akalın'a: Aynı seviyeye inmem".
"Hayatım Zeki Demirkubuz'a ilham olurdu"."Hayatım Zeki Demirkubuz'a ilham olurdu".
Buna yeni tiyatro deme Charlie, gerçek tiyatro de.Don't call it new theater, Charlie; call it real theater.
Demet Akalın.Demet Akalın.
İyi geceler, Jim ve Abby" (diğer ailenin son iki üyesi) demesi ile sona erir.Good night, Jim and Abby" (the last two being members of the other family).
"Yeniden hayata Demir'ledi"."Yeniden hayata Demir'ledi".
Bu yoldan sonra sadece dürüst olsanız da yeter" demiştir.You just have to be honest in a conventional way after that."
Müfettiş Pine, o gece Stonewall Inn'i kapatıp demonte etmeye niyet etmişti.Inspector Pine had intended to close and dismantle the Stonewall Inn that night.
O zamandan beri, Brezilya'nın altı anayasası, üç diktatörlük ve üç demokratik dönemi var olmuştur.Since then, Brazil has had six constitutions, three dictatorships, and three democratic periods.
Ancak genel olarak dünyada 8. sırada bitirmek kötü değil." demiştir.But overall, finishing eighth in the world is not bad."
8 Mayıs 1943 – Avustralya’nın en kötü demiryolu çarpışması.8 May 1943 – Australia's worst road-rail crash.
Ve Kral asla terk etmeyecektir" demiştir.And the King will never leave."
"Marco Banderas And Lisa DeMarco Interview" (İngilizce)."Marco Banderas And Lisa DeMarco Interview".
"Bin Laden's demise: Long pursuit, burst of gunfire" (İngilizce)."Bin Laden's demise: Long pursuit, burst of gunfire".
Erden; katışıksız, erdemli, sadık demektir.The Earth: its shape, size, weight and spin.
Onun, İsrail gibi demokratik bir ülkeyi savunmayacağı tahmin edilebilir" dedi.It's predictable that he wouldn't defend a democratic country like Israel."
Gücü sevgiyle birleştirirsek, birçok sorunun üstesinden gelebiliriz" demiştir.If we combine power with love, we can overcome many problems".
Bununla birlikte, Aleksandar'ın aksine, demokrasiye daha fazla yöneldi.However, unlike Alexander, he inclined much more toward democracy.
Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi.O Macht des Himmels, rufst du den süsssen Namen mir?"
Contemporary Belarus Between Democracy and Dictatorship (İngilizce).Contemporary Belarus Between Democracy and Dictatorship.
Democracy Web: Comparative Studies in Freedom (İngilizce).Democracy Web: Comparative studies in Freedom.
"Eksik" derken ne demek istiyorsunuz? (fosil kayıtları) Kayıp insanlar?What do you mean, 'missing'? (the fossil record) Missing persons?
İlk kez rap yapacağım için çok heyecanlıyım" demiştir.I'm so excited to rap for the first time".
Oğan: Rab, Var eden, yaratan demektir.As he said, "She created the part.
Savaşın sonu ile 1920 yılları arasında demiryolu neredeyse tamamen askeri amaçlarla kullanıldı.Between the end of the war and 1920, the railway was used almost exclusively for military purposes.
İşte gerçek olan bu.” demiştir.That is the truth.”
Demiryolu istasyonu altı saat içinde on dört kez el değiştirmiştir.The railway station changed hands 14 times in six hours.
Bennett bana bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu işte değişik tarzlar vardır.Bennett once said to me, 'There are different styles in the work.
"Yuvana Hoşgeldin Demba Ba"."Yuvana Hoşgeldin Demba Ba" (in Turkish).
"Duyduk duymadık demeyin!"."Duyduk duymadık demeyin!".
"Sosyal demokrasinin iktidarı"."Sosyal demokrasinin iktidarı".
"Radikal demokrasi" "demokrasinin kökü" demektir."Radical democracy" means "the root of democracy".
2014 itibarıyla, Sahra Arap Demokratik Cumhuriyeti 85 ülke tarafından tanınmaktadır.As of 2018, the Sahrawi Arab Democratic Republic has been recognized by 85 states.
Demiryolu, Rus ordusunun Kafkasya'yı daha iyi kontrol etmesine sağlayacaktı.The railway would allow the Russian army to have better control of Caucasia.
"Haydarpaşa-Gebze Arasındaki Demiryolu Banliyö Ulaşımı"."Haydarpaşa-Gebze Arasındaki Demiryolu Banliyö Ulaşımı".
"Duyduk Duymadık Demeyin"."Duyduk Duymadık Demeyin".
İsmine rağmen, parti, sıklıkla "ne liberal ne de demokratik" şeklinde tanımlanmaktadır.Despite the party's name, it is frequently described as "neither liberal nor democratic".
Netanyahu’nun “Bar-IIan Demeci” uluslararası toplumdan karışık tepkilere neden oldu .Netanyahu's "Bar-Ilan speech" provoked mixed reaction from the international community.
Robert Gallo için üzgünüm" demiştir.I'm very sorry for Robert Gallo."
Anti-Flag savaş karşıtlığı demektir.Anti-Flag means anti-war.