Delilik, Sen delisin!Луд човек! Ти си луд човек!
Delilikte takılı kalmak istemezsiniz. Takılı kalmak istemezsiniz, hep hareket halinde olmak istersiniz.Non vuoi impazzire, non vuoi rimanere fermo, vuoi continuare a muoverti.
Delilik ve nefret, beyazlar diyarında karşılaşıyor.Follia e odio collidono in un mondo tutto bianco.
Delilik ve nefret, beyazlar diyarında karşılaşıyor.Galenskap och hat kolliderar i en vit värld.
Delilik ve nefret, beyazlar diyarında karşılaşıyor.Galskab og had kolliderer i en hvid verden.
Delilik ve nefret, beyazlar diyarında karşılaşıyor.Hulluus ja viha törmäävät valkoisessa maailmassa.
Delilik ve nefret, beyazlar diyarında karşılaşıyor.La locura y el odio se enfrentan en un mundo blanco.
Delilik ve nefret, beyazlar diyarında karşılaşıyor.Loucura e ódio colidem num mundo branco.
Delilik ve nefret, beyazlar diyarında karşılaşıyor.Szaleństwo i nienawiść w starciu ze światem bieli.
Delilik ve nefret, beyazlar diyarında karşılaşıyor.Παράνοια και μίσος συγκρούονται σε ένα λευκό κόσμο.
Delilik ve nefret, beyazlar diyarında karşılaşıyor.В белом мире сталкиваются безумие и ненависть.
Dönüp onu alacağız! Bu delilik. Canlı var mı?النّقيب ستيل، يجب أن نتحرّك أو سنصبح محاصرون بشدّة!
Dönüp onu alacağız! Bu delilik.Vamos voItar para ir buscá-Io!
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Dacă îţi spun că ai furat, îţi arăt dovezi şi îţi demonstrez asta.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm."Der hat gestohlen", habe ich Beweise, dass er gestohlen hat.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Hvis jeg siger man har stjålet, viser jeg en beviserne på at man har stjålet.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Jeśli mowię, że ktoś coś ukradł, mam na to dowody. Jeśli mowię, że ktoś coś ukradł, mam na to dowody.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.만약 제가 여러분이 절도를 했다고 말한다면, 절도행위의 증거를 보여줄 것입니다.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Nếu tôi nói bạn ăn cắp, tôi sẽ chỉ cho bạn bằng chứng là bạn đã ăn cắp.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Se dico che avete rubato, vi mostro la prova che avete rubato.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Se eu disser que vocês roubaram, eu mostro-vos as provas de que roubaram mesmo.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Si digo que robaron, les muestro la evidencia de que han robado.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Si je dis que vous avez volé, je vous montre la preuve que vous avez volé.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Если я утверждаю, что ты украл, я докажу, что ты украл.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.Якщо я кажу, що ви вкрали щось, - отже, я маю докази.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.אם אני אומר שאתה גנב, אני אראה לך את הראיות שמוכיחות שאתה באמת גנב.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.إذا قلت أنك قد سرقت، أُظهر لك الأدلة التي تثبت بأنك قد سرقت.
Eğer çaldığınızı söylüyorsam, çaldığınızın delilini size gösteririm.盗んだ証拠を見せます どうやって盗んだのか
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Ale kiedy ma się niezbite dowody, można wpłynąć na społeczeństwo.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Eins ist klar: Mit Beweisen kann man die Gesellschaft bewegen.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.하지만 보세요, 여러분이 확실한 증거를 가지고 있으면, 여러분은 사회에 영향을 줄 수 있습니다.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Maar als je harde bewijzen hebt, kan je impact hebben op de maatschappij.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Mais lorsque vous avez des preuves irréfutables, vous êtes en mesure de changer la société.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Mas veem, quando temos provas sólidas, podemos afetar a sociedade.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Ma vedete, quando ci sono le prove inconfutabili, si è in grado di influenzare la società.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Men ser I, når man har hårde beviser, er man i stand til at påvirke samfundet.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Nhưng bạn thấy, khi bạn có bằng chứng cốt lõi, bạn có thể tác động đến xã hội.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Pero verán, cuando se tiene la evidencia sólida se puede afectar a la sociedad.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Totuşi, când ai dovezi solide, poţi schimba societatea.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Але бачите, коли ви маєте беззаперечні докази, то можете впливати на суспільство.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.Понимаете, когда у вас есть неопровержимые доказательства, вы способны повлиять на общество.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.אבל תבין, כשיש לך את הראיות המוצקות, אתה יכול להשפיע על החברה.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.لكن أنت ترى، عندما يكون لديك أدلة قاطعة، تكون لديك القدرة على التأثير في المجتمع.
Fakat gördüğünüz gibi açık deliliniz olduğunda, toplumu etkileyebilirsiniz.社会は変えられるんです これは 記事の見出しの一部です (音楽)
Fakat yine söylüyorum, sadece açık delilim olduğunda toplumu ve hükümeti etkileyebilirim.Ale powtórzę - mogę wpłynąć na społeczeństwo i rząd, tylko jeśli mam niezbite dowody.
Fakat yine söylüyorum, sadece açık delilim olduğunda toplumu ve hükümeti etkileyebilirim.하지만, 만약 제가 결정적 증거를 가지고 온다면, 전 다시 사회와 정부에 영향을 끼칠 수 있습니다.
Fakat yine söylüyorum, sadece açık delilim olduğunda toplumu ve hükümeti etkileyebilirim.Ma ancora una volta, posso solo incidere sulla società e sul governo se ho le prove inconfutabili.
Fakat yine söylüyorum, sadece açık delilim olduğunda toplumu ve hükümeti etkileyebilirim.Mas repito, só posso afetar a sociedade e afetar o governo, se arranjar provas irrefutáveis.
Fakat yine söylüyorum, sadece açık delilim olduğunda toplumu ve hükümeti etkileyebilirim.Men igen, jeg kan kun påvirke samfundet og påvirke regeringen hvis jeg kommer med hårde beviser.
Fakat yine söylüyorum, sadece açık delilim olduğunda toplumu ve hükümeti etkileyebilirim.Repet, pot schimba societatea şi guvernul numai dacă aduc dovezi solide.
Fakat yine söylüyorum, sadece açık delilim olduğunda toplumu ve hükümeti etkileyebilirim.Wie gesagt: ich kann Gesellschaft und Regierung nur bewegen, wenn ich schlagende Beweise beibringe.
Fakat yine söylüyorum, sadece açık delilim olduğunda toplumu ve hükümeti etkileyebilirim.Y de nuevo, solo puedo afectar a la sociedad y afectar al gobiernos si les presento la evidencia sólida.
Fakat yine söylüyorum, sadece açık delilim olduğunda toplumu ve hükümeti etkileyebilirim.Но опять же, я могу только повлиять на общество и правительство, если предоставлю веские доказательства.
Fakat yine söylüyorum, sadece açık delilim olduğunda toplumu ve hükümeti etkileyebilirim.Та знову ж таки, я можу впливати на суспільство та уряд, лише, якщо маю неспростовні докази.
Fakat yine söylüyorum, sadece açık delilim olduğunda toplumu ve hükümeti etkileyebilirim.אבל שוב, אני יכול להשפיע על החברה ועל הממשלה רק אם אני מביא הוכחות חותכות.
Fakat yine söylüyorum, sadece açık delilim olduğunda toplumu ve hükümeti etkileyebilirim.لكن مرة أخرى، أنا فقط أؤثر على المجتمع وأؤثر على الحكومة إذا أظهرت الأدلة القاطعة.
Fakat yine söylüyorum, sadece açık delilim olduğunda toplumu ve hükümeti etkileyebilirim.動かしがたい証拠を 持ち出したときだけなんです 刑務所側は 何度も否定してきました
Gülmeye, ‹‹Delilik››, zevke, ‹‹Ne işe yarar?›› dedim.Aku menjadi sadar bahwa tawa adalah kebodohan dan kesenangan tak ada gunanya
Gülmeye, ‹‹Delilik››, zevke, ‹‹Ne işe yarar?›› dedim.A la risa dije: "¡Eres locura!"; y al placer: "¿De qué sirve esto?
Gülmeye, ‹‹Delilik››, zevke, ‹‹Ne işe yarar?›› dedim.Am zis rîsului: ,,Eşti o nebunie!`` şi veseliei: ,,Ce te înşeli degeaba?``