deliği ile cümle
deliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Deliği tıkayalım.Let's plug up the hole.
Bu taşın ortasında bir deliği var.This stone has a hole in the center.
Ona kotundaki deliği dikip dikmeyeceğini sor.Ask her if she'll sew up the hole in your jeans.
Duvardaki deliği doldurdu.He filled up the hole in the wall.
Bir yüz çıbanım var.Bir burun deliğinin arkasında acılı bir yumru var.I have a facial boil. There's a painful lump at the back of one nostril.
Lanet olası göt deliği!Fuckin' asshole!
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.Sweet words bring the snake out of its hole.
Koşucu yerin içindeki deliğin üzerinden zıpladı.The runner jumped over the hole in the ground.
Bir farenin sadece tek bir deliği varsa, kısa sürede ölür.If a mouse only has one hole, it will soon perish.
Polis Tom'u alınının ortasındaki bir kurşun deliğiyle yerde yatarken buldu.The police found Tom lying on the floor with a bullet hole in the middle of his forehead.
Tom anahtar deliğinden bakmaya çalıştı fakat bir şey göremedi.Tom tried to look through the keyhole, but couldn't see anything.
Tom anahtar deliğinden bakmaya direnemedi.Tom couldn't resist peeking through the keyhole.
Tom gözetleme deliğinden baktı.Tom looked through the peephole.
Hiçbir havalandırma deliğini kapatmayın.Do not block any ventilation openings.
Sen hiç beyaz tavşanı deliğine kadar izledin mi?Have your ever followed the White Rabbit to its hole?
Bir ayakkabı kutusuyla, bir iğne deliği kamerası yapabilirsiniz.You can build a pinhole camera with a shoe box.
Ön camda bir kurşun deliği vardı.There was a bullet hole in the windshield.
Bu deliği tıkamak için bir şey bulmalıyız.We must find something to plug up this hole.
Anahtar deliğini bulamıyorum.I can't find the keyhole.
Hiçbir yerde herhangi bir kurşun deliği görmüyorum.I don't see any bullet holes anywhere.
Bir deliği tıkadı.She plugged up a hole.
Tom kapıdaki gözetleme deliğinden baktı.Tom looked through the peephole in the door.
Tom kapıyı açmadan önce gözetleme deliğinden baktı.Tom looked through the peephole before opening the door.
Tom anahtar deliğinden baktı.Tom looked through the keyhole.
Tom deliği tıkadı.Tom plugged up the hole.
Tom parmağıyla duvardaki deliği kurcaladı.Tom poked his finger up through the hole in the wall.
Tom gözetleme deliğinden dikizledi.Tom peeked out the peephole.
O bir kurşun deliği mi?Is that a bullet hole?
Bu kovanın içinde bir kurşun deliği var.This bucket has a bullet hole in it.
Bu kovanın içinde bir deliği var.This bucket has a hole in it.
Kedi, fare deliğinin önünde on dakikayı aşkın bekledi.The cat waited in front of the mousehole for over ten minutes.
İçinde deliği olan bir cep asla dolu olmayacaktır.A pocket with a hole in it will never be full.
Mary göbek deliğini deldirmek istiyor.Mary wants to get her belly button pierced.
Tom deliği bir bezle tıkadı.Tom blocked the hole with a rag.
Sami'de burun deliğinden gelen biraz kan vardı.Sami had a little bit of blood coming from his nostril.
Lukas havalandırma deliğine sıkışmıştı.Lukas squeezed himself into the vent.
Lukas havalandırma deliğinden çıkmayı başardı.Lukas managed to climb out of the vent.
Aksi takdirde, şu an bilinmeyen etkileri, kara deliğin minimum boyutunu sınırlar.If it does not, then other, presently unknown, effects will limit the minimum size of a black hole.
Giysi giriş deliği kavramı Zvezda mühendisi Anatoli Stoklitskii'ye atfedilmiştir.The rear-entry hatch concept is attributed to Zvezda engineer Anatoli Stoklitskii.
Bu tür tuvaletlerde deliğin üzerini kapatacak bir kapağın kullanılması gerekmez.In these types of toilets a lid need not be used to cover the hole in the floor.
Bir ağaç deliği veya benzer oyuklarda açık bir yuva inşa ederler.They build an open nest in a tree hole or similar recess.
Ozon deliği gerçekten bir delik değildir.And even the Wailing Wall is not really ours.
Ağaç ve tavşan deliği.Mono y Conejo.
Dalga deliğin dışına doğru yayılacaktır.The wave will diffract out of the pinhole.
Bu sırada Michael tuğlaları devirerek deliği açmayı başardı.Charles in turn mistakes the pig.
Bir kara deliğin ebatları kütlesiyle orantılıdır.This is not necessarily true with a Kerr black hole.
Bir ağaç deliğinde açık bir yuva inşa ederler veya insan yapımı kutu-yuvalarda yaşarlar.They build an open nest in a tree hole, or man-made nest-boxes.
Bir diğer görülmeye değer mağara ise Molla deliğidir.Another beautiful place to see is Broken Heart.
Yan bir giriş deliğiyle küresel yuvalar inşa eder, üç yumurta koyar.It nests in a bare ground scrape, laying three eggs.
Mürettebat deliği bularak onarmaya çalıştı fakat başaramadı.The crew tried to discover and repair the leak, but failed.
Deliğin uzunluğu nedir?How long is the hole that she drilled?
Şimdi deliğin uzunluğunu bulmak için, tekrar Pisagor teoremini kullanacağız. -Now, to figure out the length of the hole, we can apply the Pythagorean theorem again.
Deliğin uzunluğu.Length of hole.
Eğer iki burun deliğinden nefes içeri eşit ve dengeli bir şekilde akıyorsa..Your breathe is flowing all the way equally through left nostril and right nostril...
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.The horse just has another nostril that's developed because of a riding accident.
Adamlarım ve ben, gidip o deliği açacağız.That'll be... My men and I will go and get this hole dug!
Ama lanet olası deliği henüz açmadılar ki.But they haven't drilled the damn hole yet!
- Patlamak mı? - Henüz o deliği bitirmedik!What do you mean, detonating?
Aşağıda ne halt ettiğinizi bilmiyorum. Ama burada delecek bir deliğimiz var. Haydi, haydi, haydi!Now, I don't know what you people are doin' down there, but we got a hole to dig up there.
Açılacak bir deliğimiz var!We got a hole to make!
İlgili Sayfalar