Ana içeriğe geç
Sözlük

deli gibi ile cümle

deli gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu durum doktorların o günlerde deli gibi meşgul olmalarını engellemiyordu, diye açıklıyor.Esto no impedía que los doctores estuvieran agobiados de trabajo en esos días, como él explica.
Bu durum doktorların o günlerde deli gibi meşgul olmalarını engellemiyordu, diye açıklıyor.Isso não parecia impedir os médicos de "andarem freneticamente ocupados nesses dias", como ele explicou.
Bu durum doktorların o günlerde deli gibi meşgul olmalarını engellemiyordu, diye açıklıyor.루이스가 말한데로, 그렇다고 그런 상황이 의사들이 미친듯이 일하는 것을 막지는 않아 보이긴 했습니다.
Bu durum doktorların o günlerde deli gibi meşgul olmalarını engellemiyordu, diye açıklıyor.Ma questo non impediva ai dottori di essere freneticamente occupati durante i turni, come spiegava.
Bu durum doktorların o günlerde deli gibi meşgul olmalarını engellemiyordu, diye açıklıyor.To nie przeszkadzało lekarzom pracować w pocie czoła, jak tłumaczył Lewis.
Bu durum doktorların o günlerde deli gibi meşgul olmalarını engellemiyordu, diye açıklıyor.Как он поясняет, это не мешало докторам в то время быть безумно занятыми.
Bu durum doktorların o günlerde deli gibi meşgul olmalarını engellemiyordu, diye açıklıyor.Това не означаваше, че лекарите през цялото време са по-малко заети , както той обясняваше.
Bu durum doktorların o günlerde deli gibi meşgul olmalarını engellemiyordu, diye açıklıyor.לא היתה שום השפעה. לא נראה שזה מנע מהרופאים להיות טרודים בטירוף כל היום,
Bu durum doktorların o günlerde deli gibi meşgul olmalarını engellemiyordu, diye açıklıyor.لا يبدو أن ذلك منع الأطباء من أن يكونوا مشغولين في أيامهم، كما أَوضح.
Bu durum doktorların o günlerde deli gibi meşgul olmalarını engellemiyordu, diye açıklıyor.忙しく立ち働いていたと 書かれてあります 医者の仕事は
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.A tento doktorand byl bláznivě zamilován do jiné doktorandky, a ta jej nemilovala.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.En deze promovendus was hopeloos verliefd op een andere promovendus, en zij was niet verliefd op hem.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Et cet étudiant était follement amoureux d'une autre étudiante mais elle ne l'aimait pas.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Ez a végzős diák pedig őrülten szerelmes volt egy másik végzősbe, a lány pedig nem volt szerelmes őbelé.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.In ta študent je bil noro zaljubljen v drugo študentko, ampak ona ni bila zaljubljena vanj.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.이 대학원생은 다른 대학원생과 미친듯이 사랑에 빠져 있었습니다. 하지만 그녀는 그를 사랑하지 않았습니다.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Och den här doktoranden var vansinnigt förälskad i en annan doktorand, och hon var inte kär i honom,
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Pewien student był śmiertelnie zakochany w koleżance, bez wzajemności.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Şi acest absolvent era îndrăgostit nebuneşte de o absolventă, dar ea nu îl iubea.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Tento doktorand bol bláznivo zaľúbený do inej vysokoškolskej doktorandtky. Ona do neho zaľúbená nebola.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Und dieser Student war schrecklich verliebt in eine andere Studentin, aber sie nicht mit ihn.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Y este estudiante estaba locamente enamorada de otra estudiante, pero ella no estaba enamorada de él.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Και ο φοιτητής αυτός ήταν τρελά ερωτευμένος με μια άλλη φοιτήτρια, και αυτή δεν ήταν ερωτευμένη με αυτόν.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.И този студент-докторант бил людо влюбен в негова колежка, но тя не била влюбена в него.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.И этот аспирант был безумно влюблён в одну аспирантку, но она не была влюблена в него.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.І цей аспірант був до нестями закоханий в іншу аспірантку, котра його не кохала.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.ותלמיד השנה האחרונה הזה היה מאוהב בטירוף בתלמידה אחרת מאותה שנה, והיא לא היתה מאוהבת בו.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.وذلك الطالب كان في علاقة حب شديدة مع طالبة دراسات عليا آخرى، ولم تكن هي تحبه.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.しかし女性のほうは彼に気はありませんでした ある時2人は北京で行われた学会に参加していました
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.呢位研究生瘋狂地愛上咗另一個研究生 但係佢(女)並唔愛佢(男)
Bunlar deli gibi büyüyor.Crecen como locas.
Bunlar deli gibi büyüyor.Die wachsen wie verrückt.
Bunlar deli gibi büyüyor.Dzielą się jak szalone.
Bunlar deli gibi büyüyor.정말 미친듯이 빠르게 자라죠
Bunlar deli gibi büyüyor.Mereka bertumbuh secara gila.
Bunlar deli gibi büyüyor.Rostou jako blázni.
Bunlar deli gibi büyüyor.Ze groeien als een gek.
Bunlar deli gibi büyüyor.Те се делят неконтролируемо.
Bunlar deli gibi büyüyor.הם גדלים כמו משוגעים
Bunlar deli gibi büyüyor.انها تتتزايد بجنون.
Bu yüzden diyelim ki bu eleman deli gibi büyür.Also lasst uns sagen, dass dieser Kerl wie verrückt wächst.
Bu yüzden diyelim ki bu eleman deli gibi büyür.Dus laten we zeggen dat die jongen groeit als een gek.
Bu yüzden diyelim ki bu eleman deli gibi büyür.Entonces digamos que este tipo crece como loco.
Bu yüzden diyelim ki bu eleman deli gibi büyür.Jadi katakanlah ia bertumbuh seperti gila.
Bu yüzden diyelim ki bu eleman deli gibi büyür.여기 이 세포가 비정상적으로 자랐다고 가정합시다
Bu yüzden diyelim ki bu eleman deli gibi büyür.Řekněme, že tahle buňka roste jako blázen.
Bu yüzden diyelim ki bu eleman deli gibi büyür.Ta komórka zaczyna rosnąć jak szalona.
Bu yüzden diyelim ki bu eleman deli gibi büyür.Нека да кажем, че този приятел започва да расте много бързо.
Bu yüzden diyelim ki bu eleman deli gibi büyür.נניח שזה התא הפולשני, שגדל ללא עכבות.
Bu yüzden diyelim ki bu eleman deli gibi büyür.لنقول أن هذا ينمو بجنون
Bu yüzden... O adamın karşısında... ...kalbim deli gibi çarpmaya başlıyor.Alors... quand je suis face à lui, mon cœur s'affole.
Bu yüzden... O adamın karşısında... ...kalbim deli gibi çarpmaya başlıyor.Ezért... amikor vele vagyok, a szívem hevesen dobog.
Bu yüzden... O adamın karşısında... ...kalbim deli gibi çarpmaya başlıyor.لذا..عندما اكون امام ذلك الشخص , قلبي يدق بسرعة
Çocukluğunuzdaki en talihsiz deneyim hakkında yazın. Tek bir koşul var: Deli gibi yazmalısınız.Она может быть очень простой: напишите о самом досадном происшествии в детстве.
Deli gibi!Als gek!
Deli gibi bitki yetiştiriyor,Chúng tôi đã trồng rất nhiều cây.
Deli gibi bitki yetiştiriyor,Creşteam plante ca nebunii.
Deli gibi bitki yetiştiriyor,Estábamos cultivando plantas a lo loco.
Deli gibi bitki yetiştiriyor,Kami benar-benar menanam seperti orang gila.
Deli gibi bitki yetiştiriyor,우리는 미친듯이 식물들을 길렀습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod