Dekoratif bitki olarak yetiştirilir.Выращивается как декоративное растение.
Genellikle dekoratif amaçlı kullanılır.Часто используется в декоративных целях.
Kilise, duvarlar badana edildiğinde 18nci yüzyıla kadar dekore edilmeden kalıyordu.Церковь оставалась без украшений вплоть до XVIII века, когда были заштукатурены стены.
Dekorasyonu Bulgar mimar Georgi Ovçarov tarafından yapıldı.Элементы декора моста были спроектированы болгарским архитектором Георгием Овчаровым.
Binalar da duvar resimleri ile dekore edilmişti.Его картины украшали стены квартиры.
Bu istasyonun iç dekorasyonunda sarı tema kullanılmıştır.Из декораций на станции были использованы керамические плитки в жёлтых тонах.
16 yaşında geminin dekorasyon ve inşasıyla görevlendirildi.В составе «Судостроителя» дебютировал в 16-летнем возрасте.
Dekorasyon olarak ve cinsel ilişkilerde vurgu olarak kullanılır.Используется как украшение, и как изюминка в сексуальных отношениях.
Yine bir süre sonra Elif ve Emel dekorasyon şirketi kurmuş ve ortak olmuşlardır.وبعد فترة، أسست رفيف وأمل شركة ديكور، وأصبحا شريكتان فيها.
Ziyaretçi odasının içi ahşap panellerle dekore edilmişken diğer odaların duvarları sıvanmış ve boyanmıştır.تم تزيين الجزء الداخلي للغرفة مع لوحات خشبية، في حين أن جدران الغرف الأخرى لديها الجص واللوحات.
Süreç içinde pekçok kez dekorasyona uğradı.فصل تعسفياً عدة مرات خلال مسيرة عمله.
Rönesans döneminde, kraliyet için ayrıntılı bir şekilde dekore edilmiş plaka zırhlar üretilmiştir.وبحلول عصر النهضة، كان يتم إنتاج دروع صفيحية بها نقوش زينية دقيقة للأسرة الملكية.
Avrupa ve Uzak Doğu'nun ender dekoratif el işi eserleri sarayın her yerini süsler.تزين الأعمال اليدوية الزخرفية النادرة لأوروبا والشرق الأوسط أرجاء القصر.
Tüm salon onun tuvalleriyle dekore edilmişti.Foram instaladas salas de banho nos guarda-roupas.
Erzurum Televizyonu’nun dekorlarını yaptı.Mas adaptou seus desenhos à linguagem da TV.
Köprü zengince dekore edilmiştir.O interior é ricamente decorado.
Tüyleri ve gagaları dekorasyon amaçlı kullanılırlar.Os cascos das tartarugas-de-pente são usados para fins decorativos.
Dış dekorasyonunun çoğu kayboldu, ancak iç mekanın muhteşem mozaikleri, çinileri ve duvar resimleri korundu.Muita da decoração exterior perdeu-se, mas o interior preserva ainda soberbos mosaicos, faianças e murais.
İkinci Dünya Savaşı'nın dekore edilmiş bir deniz subayıydı.A Marinha Mercante na Segunda Guerra.
İnce vitray pencereler ile lüks bir iç dekorasyona sahiptir.A abside da cabeceira tem uma janela com decoração axadrezada.
Bu sütunlar da harimin diğer sütunları gibi dekore edilmiştir.Seus arcos também são moldados como em outras igrejas.
Caddeler bayraklarla dekore edilmişti.As ruas estavam decoradas com bandeiras.
İç mekan tamamen Mosteiro de São Bento, Rio kilisesinin dekorasyonu ile dekore edilmiştir.O interior inteiramente revestido de decoração da igreja do Mosteiro de São Bento, Rio
Resmi bir dekorasyon değildi ama kişisel bir hediye olarak Himmler tarafından verilirdi.Het was geen staatsdecoratie, maar een persoonlijke gift verleend door Himmler.
Papa IV. Sixtus döneminde bu, Fra Angelico tarafından dekore edilen V. Nicolaus Şapeli'dir.Ten tijde van paus Sixtus IV was dit de kapel van paus Nicolaas V, die was gedecoreerd door Fra Angelico.
İkinci özellik ise sahne duvarının (scaenae frons) zengin bir biçimde dekore edilmesidir.Het podium en de podiummuur (scaenae frons) waren rijkelijk versierd.
Köprü zengince dekore edilmiştir.Het interieur is rijk gedecoreerd.
Tüm salon onun tuvalleriyle dekore edilmişti.Dit waterslot is in de porseleinen toiletpot geïntegreerd.
Kendi işini kurarak mobilya ve dekorasyon üzerine çalıştı.Na zijn wielerloopbaan ging hij werken in zijn eigen meubelzaak.
Süreç içinde pekçok kez dekorasyona uğradı.Eller werd in deze periode vele malen gedecoreerd.
Bu, buradaki 19. yüzyıla aitmiş gibi dekore edilen tek odadır.Deze verdeling wijkt af van die in de 19e eeuw.
Genellikle dekoratif amaçlı kullanılır.Soms dient het als decoratie.
Genellikle rahat bir stüdyo dekoru vardır.Er bevindt zich meestal ook een gezamenlijke boekenkast.
Raffaello, burada ilk olarak Papanın kütüphanesini dekore etti.De Rega-vleugel huisvestte oorspronkelijk de bibliotheek van de universiteit.
Bu bakımdan monoton ve dekoratiftir.Dit is zowel functioneel als decoratief.
Aynı yıl Dekoratif Sanatlar ve Tasarım Müzesi de hizmete girdi.In Manhattan is ook het Museum of Arts and Design gevestigd.
1900 senesinde mekan, yangından dolayı tahrip oldu ve tekrar dekore edildi.In 1900 werd het voorhuis door brand verwoest en vervolgens herbouwd.
Kepler geometrik şekillerin bütün dünyanın dekorunun yaratıcı olduğuna ikna edildi.Kepler był przekonany, że geometryczne obiekty były dla Stwórcy modelem dla całego świata.
Serbest dekoratör olarak çalıştı.Pracowała jako dekoratorka wnętrz.
Dekor, aksesuar ile karıştırılmamalıdır.Przedimka nie należy mylić z przyimkiem.
Glendinning'e göre Goya, evini asillerin ve yüksek burjuvanın saraylarının dekorasyonuna uygun süslemiştir.Glendinning wskazuje, że Goya ozdobił ściany swojego domu nawiązując do schematu szlacheckich pałaców.
Bu, buradaki 19. yüzyıla aitmiş gibi dekore edilen tek odadır.Był to okazały budynek wybudowany w XIX wieku.
Babası dekoratif ressam Antoine Vernet (1689-1753) idi.Był synem i uczniem malarza Antoine’a Verneta (1689-1753).
Köprü zengince dekore edilmiştir.Rękopis jest bogato dekorowany.
Erkeklerin bilgisayara dayalı olan teknolojik dünyasını kadınların dekore edilmiş evlerine taşıdı.Do przeniesienia ruchu człowieka na ruchy komputerowej postaci użył techniki zwanej rotoskopią.
Çoğunluğunun dekoratif niteliği vardır.Większość wykazuje właściwości dezynfekujące.
Süreç içinde pekçok kez dekorasyona uğradı.W trakcie służby kilkukrotnie przeklasyfikowany.
Bu metalin mücevher yapımında dekor amacıyla kullanımı da mevcuttur.Proces ten do dziś jest z powodzeniem stosowany przy produkcji tego metalu.
Bu dönemde ayrıca, dekoratif yönü ağır basan bir dizi Odalık resmi gerçekleştirmiştir.W tym duchu czytelna jest również oszczędna dekoracja, zdobiąca wejście.
Tavan açık mavi renkle ve yıldızlarla dekore edildi.W kopułach sklepienie pomalowane na niebiesko z gwiazdami.
Tüm salon onun tuvalleriyle dekore edilmişti.Dom wyposażony był w toaletę.
Mihrabın sağında zengin dekore edilmiş minber bulunur.Z prawej strony mihrabu znajduje się drewniany minbar (kazalnica).
Başka sanatçılarla birlikte 1898 yılında Opera-Comique'in dekorasyonuna katkıda bulundu.Messager blev 1898 dirigent vid Opéra-Comique.
Aynı zamanda iç mimarlık ve dekorasyon işleriyle uğraştı.Där utfördes också monterings- och dekorationsarbeten.
Köprü zengince dekore edilmiştir.Interiören är rikt dekorerad.
Genellikle dekoratif amaçlı kullanılır.Det brukar som regel dekoreras.
Tüm salon onun tuvalleriyle dekore edilmişti.Husen utrustades med badrum i bostadsutrymmet.
Binalar da duvar resimleri ile dekore edilmişti.Tak och väggar fick dekorationsmålningar.
Resimlerle süslü dekorasyonlar (iç mimari) ve vitrin dekorları yaptı.Därmed doldes alla de praktfulla målningsdekorationerna.
Bir diğeri ise olayların gerçekleşeceği yeri ya da dekoru tanımlar.Sedan blir en plats på orten döpt efter personen eller händelsen berättelsen handlar om.