dehşeti ile cümle

dehşeti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!He olivat valmiita arvet, kosmeettisista haitoista, konkreettisia kauhuja, mutta ei mitään!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Họ đã chuẩn bị cho những vết sẹo, disfigurements, nỗi kinh hoàng hữu hình, nhưng không có gì!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Každý, kdo se dal do pohybu. Byli připraveni na jizvy, defektů, hmatatelné hrůzy, ale nic!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Mereka dipersiapkan untuk bekas luka, disfigurements, kengerian yang nyata, tetapi apa-apa!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Sie wurden für Narben, Verunstaltungen, greifbaren Schrecken vorbereitet, aber nichts!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Si possono usare per le cicatrici, deturpazioni, orrori tangibile, ma niente!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Voltak felkészülve hegek, disfigurements, kézzelfogható borzalmakat, de semmi!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Zij waren bereid voor littekens, misvormingen, tastbare verschrikkingen, maar niets!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Zostały one przygotowane do blizn, zniekształceń, okropności materialne, ale nic!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Ήταν προετοιμασμένοι για ουλές, παραμόρφωση, απτή φρίκη, αλλά τίποτα!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Вони були готові до шрами, каліцтвами, матеріальні жахи, але нічого!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Они были готовы к шрамы, уродствами, материальные ужасы, но ничего!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Те бяха подготвени за белези, disfigurements, материални ужасите, но нищо!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!كانوا مستعدين للندبات ، تشوهات ، أهوال ملموسة ، ولكن لا شيء!
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!何もない! 包帯と偽の髪は青二才を作り、バーに通路を介して飛んだ
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Ed io non parlo coreano, ma sto sentendo queste voci, ma non sentivo suoni di rabbia, ma di terrore.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Et je ne parle pas coréen, mais j'entends ces voix, et je n'entends pas la colère, j'entends la terreur.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Iar eu nu vorbesc coreeană, dar aud acele voci, care nu par nervoase, ci îngrozite.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Ik spreek geen Koreaans, maar deze stemmen klinken niet boos, maar angstig.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.저는 한국어를 할 줄 몰랐지만 그건 화가난게 아닌 공포로 가득한 목소리였습니다.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Nie znam koreańskiego, ale słyszę głosy, i nie słyszę gniewu, tylko przerażenie.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Tôi không hiểu tiếng Hàn, nhưng trong giọng họ tôi không nghe thấy giận dữ mà nghe thấy khiếp sợ.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Und ich spreche kein Koreanisch, aber als ich diese Stimmen hörte, hörte ich keinen Zorn, sondern Schrecken.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Δεν μιλάω Κορεάτικα, αλλά ακούω τις φωνές, και δεν ακούω θυμό, ακούω τρόμο.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Не говоря корейски, но чувайки тези гласове, усетих ужас, а не гняв.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Я не говорю по-корейски, но я слышу эти голоса, я не слышу в них гнева, я слышу в них ужас.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.אני לא מדבר קוריאנית, אבל אני שומע את הקולות, ואני לא שומע כעס, אני שומע אימה.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.و أنا لا أتحدث الكورية و لكني أسمع هذه الأصوات، و هي ليست أصوات غضب، و إنما خوف.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.怒りというより恐怖の声でした 窓を開けて外を見渡すと
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Apakah keagungan Allah tidak mengejutkan jiwamu? Apakah dahsyat-Nya tidak mengecutkan hatimu
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Az õ fensége nem rettent-é meg titeket, a tõle való félelem nem száll-é rátok?
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Či vás nedesí jeho dôstojnosť, ani nepripáda na vás jeho strach?
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Což ani důstojnost jeho vás nepředěšuje, ani strach jeho nepřikvačuje vás?
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Eikö hänen korkeutensa peljästytä teitä ja hänen kauhunsa teitä valtaa?
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Forse la sua maestà non vi incute spavento e il terrore di lui non vi assale
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Geeft Zijn majesteit je geen angstig gevoel in het hart? Maakt Zijn grootheid jullie niet heel klein?
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Izali zacność jego nie ustraszy was? a strach jego nie przypadnie na was?
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?그 존귀가 너희를 두렵게 하지 않겠으며 그 위엄이 너희에게 임하지 않겠느냐
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Não vos amedrontará a sua majestade? E não cairá sobre vós o seu terror?
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Ne spravi li vas njegova visokost v trepet in strah njegov ne prešine li vas?
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?¿No os espantará su majestad, y caerá sobre vosotros su pavor
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Nu vă înfricoşează măreţia Lui? Şi nu cade groaza Lui peste voi?
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Sa majesté ne vous épouvantera-t-elle pas? Sa terreur ne tombera-t-elle pas sur vous?
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Sannerligen, hans majestät skall då förskräcka eder, och fruktan för honom skall falla över eder.
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Vil ikke hans høihet forferde eder, og redselen for ham falle over eder?
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Vil ikke hans Højhed skræmme jer og hans Rædsel falde på eder?
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Wird er euch nicht erschrecken, wenn er sich wird hervortun, und wird seine Furcht nicht über euch fallen?
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Το μεγαλειον αυτου δεν θελει σας τρομαξει, και ο φοβος αυτου πεσει εφ' υμας;
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Величието Му не ще ли ви уплаши? И ужасът Му не ще ли да ви нападне?
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Неужели величие Его не устрашает вас, и страх Его не нападает на вас?
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?הלא שאתו תבעת אתכם ופחדו יפל עליכם׃
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?فهلا يرهبكم جلاله ويسقط عليكم رعبه.
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?他 的 尊 榮 、 豈 不 叫 你 們 懼 怕 麼 . 他 的 驚 嚇 、 豈 不 臨 到 你 們 麼
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?他 的 尊榮 、 豈 不 叫 你 們懼 怕 麼 . 他 的 驚嚇 、 豈不臨 到 你 們麼
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.Ainsi mes terreurs ne te troubleront pas, Et mon poids ne saurait t`accabler.
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.Astfel frica de mine nu te va turbura, şi greutatea mea nu te va copleşi.
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.ecco, nulla hai da temere da me, né graverò su di te la mano
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.Eis que não te perturbará nenhum medo de mim, nem será pesada sobre ti a minha mão.
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.Glej, strah do mene te ne spravi v trepet in pest moja ti ne bode pretežka.
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.He aquí, mi terror no te ha de espantar, ni mi mano pesará demasiado sobre ti
İlgili Sayfalar