dehşeti ile cümle
dehşeti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Depremden sonra komşularımın dehşetini duydum.I felt the terror of my neighbors after the earthquake.
Tom'un dehşetini hissedebiliyorum.I can feel Tom's terror.
Tom savaşın dehşetini asla unutamadı.Tom could never forget the horror of the war.
Sami hala çocukluğunun dehşetinden etkileniyor.Sami is still affected by the horrors of his childhood.
Savaşın dehşetine katılmayı planlamıyorum.I do not plan on participating in the horrors of war.
Savaşın dehşetini hiç unutamadı.He could never forget the terror of war.
Kızdığı zaman dehşeti çok kötü olur.Scary when angry.
Amityville Dehşeti serisinin ilk filmidir.It is the first film based on the Amityville horror.
Bir dehşetin dev sıçrayışı."Zemřel horolezec Hrubý.
Izleri, disfigurements, somut dehşetini için hazırlanan, ancak hiçbir şey!Everyone began to move. They were prepared for scars, disfigurements, tangible horrors, but nothing!
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.The very word terror is global.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.That nagging dread of self-hood didn't exist when I was dancing.
"Balina kaburga ve dehşetiyle, benim üzerinde kasvetli bir kasvet Kemerli"The ribs and terrors in the whale, Arched over me a dismal gloom,
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Terrors upon terrors run shouting through his soul.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.The dance of our glances, challenge, abdication, effacement, the perfume of our consternation.
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Let him take his rod away from me. Let his terror not make me afraid;
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?Shall not his majesty make you afraid, And his dread fall on you?
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.withdraw your hand far from me; and don't let your terror make me afraid.
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.Behold, my terror shall not make you afraid, neither shall my pressure be heavy on you.
Yüreğim sızlıyor içimde, Ölüm dehşeti çöktü üzerime.My heart is severely pained within me. The terrors of death have fallen on me.
Bedenim ürperiyor dehşetinden, Korkuyorum hükümlerinden.My flesh trembles for fear of you. I am afraid of your judgments.
Neredeyse o(sözün dehşeti)nden gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp dağılacaktır!.Which would cleave the skies asunder, rend the earth, and split the mountains,
Gök (bile) onun dehşetinden yarılır.The heavens itself will be rent asunder (on that day).
(Şiddet ve dehşetiyle her şeyi) Sarıp kaplayacak olan(o felaket)in haberi sana geldi mi?HAS NEWS OF the Overpowering Event reached you?
Gökyüzü bile onunla (o günün dehşetiyle) yarılacaktır.The heavens itself will be rent asunder (on that day).
(Resulüm!) Dehşeti her şeyi kaplayan kıyametin haberi sana geldi mi?HAS NEWS OF the Overpowering Event reached you?
O günün dehşetinden gök yarılır.The heavens itself will be rent asunder (on that day).
O, sadece onları, dehşetinden gözlerinin donup kalacağı bir güne ertelemektedir.He has only allowed them respite till the Day on which all eyes would stare aghast,
İşte Semûd ve Âd milletleri de o kafalara çarpan kıyamet dehşetini yalan saymışlardı.The Thamud and 'Ad denied the consequential calamity.
O günün dehşetinden gök bile çatlar.The heavens itself will be rent asunder (on that day).
Onlar ki kimse kendilerini görmezken bile Rab'lerini sayarlar ve Saatin dehşetini duyarlar.Who are fearful of their Lord inwardly and dread the Hour.
Gök (bile) onun dehşetinden yarılır. Allah'ın va'di mutlaka yapılmıştır.The heaven will split asunder with its grief; the promise of Allah will surely occur.
Gökyüzü bile onunla (o günün dehşetiyle) yarılacaktır. Allah'ın vadi mutlaka yerine gelir.The heaven will split asunder with its grief; the promise of Allah will surely occur.
O günün dehşetinden gök yarılır. Allah'ın sözü kesinlikle gerçekleşmiştir.The heaven will split asunder with its grief; the promise of Allah will surely occur.
O günün dehşetinden gök bile çatlar. Allah'ın vâdi mutlaka gerçekleşir.The heaven will split asunder with its grief; the promise of Allah will surely occur.
Ve onlar orada (azabın dehşeti içinde hiçbir şey) işitmezler.In it they will not hear.
Savaşın dehşeti bir çok BH vatandaşını etkilemeye devam ediyorWar horrors still affect many BiH citizens
Dehşetin GözleriCabin Fever (2002 film)
Hardy, Dehşetin Yüzü'nü Wan ve Dauberman'dan yeni bir senaryo ile yönetmek için anlaştı.Hardy had signed on to direct The Nun with a new screenplay from Wan and Dauberman.
The Hallow (2015) Dehşetin Yüzü (2018)The Hallow (2015) The Nun (2018)
Kızdığı zaman dehşeti çok kötü olur.Elle est effrayante lorsqu'elle se met en colère.
Tablo buraya, savaşın dehşetinin bir hatırlatıcısı olarak yerleştirilmiştir.Le récit se présente comme la relation des souvenirs d'un homme de guerre.
Kızdığı zaman dehşeti çok kötü olur.Resulta atemorizante cuando se enoja.
Amityville Dehşeti serisinin ilk filmidir.Es una precuela de la película The Amityville Horror.
Herkes o köpeğin dehşetinden korkar ve kimse o kapıyı geçemez.Pero algo sale terriblemente mal y todo el que entre a la barrera no puede salir.
Kızdığı zaman dehşeti çok kötü olur.Quando si arrabbia è spaventosa.
Çiftin en meşhur vakası Amityville Dehşeti, bazı eleştirmenler tarafından sorgulandı.Il caso più famoso dei Warren, quello della casa di Amityville, è stato oggetto di numerose critiche.
Türkiye'deki intihar saldırıları listesi ^ a b c "Canlı bomba dehşeti".Tutte le tartarughe sono elencate nella Tabella I del "Wildlife Act" indiano.
The Express-Times gazetesine konuşan Lorraine Warren, Amityville Dehşetinin bir kandırmaca olmadığını söyledi.Лоррейн Уоррен заявила репортеру «Экспресс-Таймс», что случай не был мистификацией.
Kızdığı zaman dehşeti çok kötü olur.Когда злится, начинает внушать ужас.
Herkes o köpeğin dehşetinden korkar ve kimse o kapıyı geçemez.Все боятся этого петуха, никто не критикует его скрипучий голос, все его слушают.
Bu sendrom, "tıbba meydan okuma" olarak da değerlendirilebilir. ^ "Dehşetin adı 'Munchausen sendromu'".Ménière's disease على قاموس من سمى هذا؟ "Meniere's disease symptoms".
Amityville Dehşeti serisinin ilk filmidir.وهو أول اجزاء سلسلة افلام ريزدنت إيفل.
Çiftin en meşhur vakası Amityville Dehşeti, bazı eleştirmenler tarafından sorgulandı.O caso mais famoso dos Warrens, o Horror em Amityville, tem sido questionada pelos críticos.
Kızdığı zaman dehşeti çok kötü olur.É assustador quando irritado.
Amityville Dehşeti serisinin ilk filmidir.É o quarto filme da série The Amityville Horror.
1909 yılında Kongo'daki dehşeti yerden yere vurduğu "Kongo'daki Suç" adlı uzun bir kitapçık yazdı.Em 1909, ele escreveu O Crime do Congo, um grande panfleto no qual ele denunciava os horrores daquele país.
Herkes o köpeğin dehşetinden korkar ve kimse o kapıyı geçemez.Mas quando ele estiver no modo de diabo, ele é assustadoramente cruel e ninguém pode detê-lo.
Büyük Sfenks'e Arapça verilen isim, Ebu el-Hôl, "Dehşetin Babası" anlamına gelir.O nome arábico da esfinge de Gizé, Abu al-Hôl, traduz como Pai do Terror.
Amityville Dehşeti serisinin ilk filmidir.Het is het tweede deel in de The Amityville Horror-filmserie.
İlgili Sayfalar