dehşet ile cümle
dehşet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şok, dehşet: artık okurlar yazar ve yayıncı olmak istiyor.Schock, Horror: Heute wollen die Leser Autoren und Verleger sein.
Şok, dehşet: artık okurlar yazar ve yayıncı olmak istiyor.Schokkend: de lezers willen schrijvers en uitgevers zijn.
Şok, dehşet: artık okurlar yazar ve yayıncı olmak istiyor.Shock e orrore. Oggi i lettori vogliono scrivere e pubblicare.
Şok, dehşet: artık okurlar yazar ve yayıncı olmak istiyor.Şoc, spaimă: acum cititorii vor să fie scriitori şi editori.
Şok, dehşet: artık okurlar yazar ve yayıncı olmak istiyor.Šok, horor: dneska chtějí být čtenáři zároveň spisovatelé a vydavatelé.
Şok, dehşet: artık okurlar yazar ve yayıncı olmak istiyor.Φρίκη, τρόμος. Τώρα, οι αναγνώστες θέλουν να είναι συγγραφείς και εκδότες.
Şok, dehşet: artık okurlar yazar ve yayıncı olmak istiyor.А днес - ужас - читателите искат да са писатели и издатели.
Şok, dehşet: artık okurlar yazar ve yayıncı olmak istiyor.Шок, ужас - теперь читатели хотят быть писателями и издателями!
Şok, dehşet: artık okurlar yazar ve yayıncı olmak istiyor.הלם, חלחלה: כעט, הקוראים רוצים להיות כותבים ומוציאים לאור.
Şok, dehşet: artık okurlar yazar ve yayıncı olmak istiyor.يا للصدمة و الرعب : الآن القراء يريدون أن يصبحوا كتاب و محررين
Şok, dehşet: artık okurlar yazar ve yayıncı olmak istiyor.俺たちの記事だけ読んでればよいのに
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorApoi, în mînia Lui, le vorbeşte, şi -i îngrozeşte cu urgia Sa, zicînd:
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorBấy giờ Ngài sẽ nổi thạnh nộ phán cùng chúng nó, Dùng cơn giận dữ mình khuấy khỏa chúng nó, mà rằng:
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorBấy_giờ Ngài sẽ nổi thạnh nộ phán cùng chúng_nó , Dùng cơn giận_dữ mình khuấy khỏa chúng_nó , mà rằng :
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorDå talar han till dem i sin vrede, och i sin förgrymmelse förskräcker han dem:
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorEgli parla loro con ira, li spaventa nel suo sdegno
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorEntão lhes falará na sua ira, e no seu furor os confundirá, dizendo:
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorEntonces les hablará en su ira y los turbará en su furor
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorEr wird einst mit ihnen reden in seinem Zorn, und mit seinem Grimm wird er sie schrecken.
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorHij zal hen in Zijn heftige toorn aanspreken. Zij zullen van angst voor Hem ineenkrimpen.
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorKerran hän on puhuva heille vihassansa, peljättävä heitä hirmuisuudessaan:
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyor그 때에 분을 발하며 진노하사 저희를 놀래어 이르시기를
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorLalu mereka dibentak-Nya dengan marah, dan dikejutkan dengan murka-Nya
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorMajd szól nékik haragjában, és megrettenti õket gerjedelmében:
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorPuis il leur parle dans sa colère, Il les épouvante dans sa fureur:
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorSå taler han til dem i sin vrede, og i sin harme forferder han dem:
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorSå taler han til dem i Vrede, forfærder dem i sin Harme:
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorTedaj jih ogovori v jezi svoji in v srdu svojem jih prestraši:
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorTedy będzie mówił do nich w popędliwości swojej, a w gniewie swoim przestraszy ich,
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorTehdáž mluviti bude k nim v hněvě svém, a v prchlivosti své předěsí je, řka:
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorVtedy bude hovoriť s nimi vo svojom hneve a svojou prchlivosťou ich predesí a povie:
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorΤοτε θελει λαλησει προς αυτους εν τη οργη αυτου, και εν τω θυμω αυτου θελει συνταραξει αυτους.
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorТова ще им продума в гнева Си, И в тежкото Си негодувание ще ги смути, казвайки:
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorТогда скажет им во гневе Своем и яростью Своею приведет их в смятение:
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorאז ידבר אלימו באפו ובחרונו יבהלמו׃
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyorحينئذ يتكلم عليهم بغضبه ويرجفهم بغيظه.
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyor那 時 他 要 在 怒 中 責 備 他 們 、 在 烈 怒 中 驚 嚇 他 們
Sonra öfkeyle uyarıyor onları, Gazabıyla dehşete düşürüyor那 時他 要 在 怒中責備 他 們 、 在 烈 怒 中驚嚇 他 們
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.(82:18) Да постыдятся и смятутся на веки, да посрамятся и погибнут,
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.(83:18) Qu`ils soient confus et épouvantés pour toujours, Qu`ils soient honteux et qu`ils périssent!
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Biarlah mereka selamanya dipermalukan dan ketakutan, biarlah mereka mati dalam kehinaan
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Copri di vergogna i loro volti perché cerchino il tuo nome, Signore
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Fyll deres åsyn med skam, så de søker ditt navn, Herre!
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Gör deras ansikten fulla med skam, så att de söka ditt namn, o HERRE.
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.저희로 수치를 당하여 영원히 놀라게 하시며 낭패와 멸망을 당케하사
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.lad dem blues, forfærdes for stedse, beskæmmes og gå til Grunde
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Maak hen te schande; misschien zullen zij dan ooit nog eens naar U zoeken, HERE.
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Napełnij twarze ich pohaóbieniem, aby szukali imienia twego, Panie!
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Naplň ich tvár hanbou, aby hľadali tvoje meno, Hospodine!
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Naplň tváře jejich zahanbením, tak aby hledali jména tvého, Hospodine.
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Nguyện chúng nó bị hổ thẹn và thất kinh đến đời đời; Nguyện chúng nó bị hổ ngươi và hư mất;
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Nguyện chúng_nó bị hổ_thẹn và thất_kinh đến đời_đời ; Nguyện chúng_nó bị hổ_ngươi và hư mất ;
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Să fie ruşinaţi şi îngroziţi pe vecie, să le roşească obrazul de ruşine şi să piară!
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Schämen müssen sie sich und erschrecken auf immer und zu Schanden werden und umkommen;
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Sean confundidos y turbados para siempre; sean afrentados y perezcan
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Sejam envergonhados e conturbados perpetuamente; sejam confundidos, e pereçam,
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Täytä heidän kasvonsa häpeällä, että he etsisivät sinun nimeäsi, Herra.
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Töltsd el orczájukat gyalázattal, hogy keressék Uram a te nevedet!
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Ας καταισχυνθωσι και ας ταραχθωσι διαπαντος και ας εντραπωσι και ας απολεσθωσι
Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar, Rezil olup yok olsunlar.Нека се посрамят и ужасят за винаги, Да! нека се смутят и погинат,
İlgili Sayfalar