dehşet ile cümle
dehşet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kesinlikle beni dehşete, bilmiyorum.Absoluut ontzet mij, weet je niet.
Kesinlikle beni dehşete, bilmiyorum.Assolutamente mi terrorizzava, non lo sai.
Kesinlikle beni dehşete, bilmiyorum.Chắc chắn là tôi hoảng sợ, không biết.
Kesinlikle beni dehşete, bilmiyorum.Ehdottomasti järkyttynyt minua, etkö tiedä.
Kesinlikle beni dehşete, bilmiyorum.Helt forfærdet mig, gør du ikke kender.
Kesinlikle beni dehşete, bilmiyorum.물론 내가 못합니다, 당신은 몰라요.
Kesinlikle beni dehşete, bilmiyorum.Naprosto zděšená jsem, Ty nevíš.
Kesinlikle beni dehşete, bilmiyorum.Teljesen megdöbbent engem, nem tudod.
Kesinlikle beni dehşete, bilmiyorum.Tentu terkejut aku, kau tidak tahu.
Kesinlikle beni dehşete, bilmiyorum.Úplne zdesená som, Ty nevieš.
Kesinlikle beni dehşete, bilmiyorum.Απολύτως τον αποτροπιασμό μου, δεν ξέρεις.
Kesinlikle beni dehşete, bilmiyorum.Абсолютно ми ужасен, не ви познавам.
Kesinlikle beni dehşete, bilmiyorum.Абсолютно потрясен меня, разве ты не знаешь.
Kesinlikle beni dehşete, bilmiyorum.Абсолютно приголомшений мене, хіба ти не знаєш.
Kesinlikle beni dehşete, bilmiyorum.روع تماما لي ، لا تعلمون.
Kesinlikle beni dehşete, bilmiyorum.私はちょうどショットはあらゆる価格でボード上ではなかったと言って始めて、とということでした
Kitaba baktığınızda beni dehşete düşüren bunu gördünüz.Als je in het boek zou kijken, zag je dit, wat mij echt verbijsterde.
Kitaba baktığınızda beni dehşete düşüren bunu gördünüz.Daca v-ati uitat in carte, ati vazut asta, de care am fost ingrozita cu adevarat.
Kitaba baktığınızda beni dehşete düşüren bunu gördünüz.Jeżeli zajrzeliście do książki to widzieliście to, załamuje mnie to trochę.
Kitaba baktığınızda beni dehşete düşüren bunu gördünüz.Kdybyste se podívali do knihy, viděli byste... (Smích) z čehož jsem zděšená.
Kitaba baktığınızda beni dehşete düşüren bunu gördünüz.책을 보다 보면 아마 이 그림을 보실 수 있을거에요 사실 전 이 그림에 충격을 받았는데요
Kitaba baktığınızda beni dehşete düşüren bunu gördünüz.Nếu bạn xem trong cuốn sách, bạn sẽ thấy cái này, một thứ làm tôi dựng tóc gáy.
Kitaba baktığınızda beni dehşete düşüren bunu gördünüz.Si miraban el libro, eso es lo que veían, lo que realmente me impactó.
Kitaba baktığınızda beni dehşete düşüren bunu gördünüz.Si vous avez lu le livre, vous avez vu cela, qui m'a horrifiée.
Kitaba baktığınızda beni dehşete düşüren bunu gördünüz.Wenn Sie ins Buch geschaut haben, sahen Sie das, worüber ich wirklich entsetzt war.
Kitaba baktığınızda beni dehşete düşüren bunu gördünüz.Ако погледнете в книгата, ще видите това, от което бях ужасена.
Kitaba baktığınızda beni dehşete düşüren bunu gördünüz.Если вы заглядывали в книгу, то вы видели вот это, что меня действительно привело в ужас.
Kitaba baktığınızda beni dehşete düşüren bunu gördünüz.אם הבטתם בספר, ראיתם את זה, מה שממש זיעזע אותי.
Kitaba baktığınızda beni dehşete düşüren bunu gördünüz.حينما تنظروا في الدليل، سترون هذا وهو الشيء الذي أصابني فعلا بالجزع
Kitaba baktığınızda beni dehşete düşüren bunu gördünüz.私がショックを受けた これを目にするでしょう (笑)
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Älkää menkö vainiolle, älkää vaeltako tiellä, sillä vihollisen miekka - kauhistus on kaikkialla!
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Chớ ra nơi đồng ruộng, chớ đi trên đường, vì gươm của giặc ở đó, khắp mọi nơi đều có sự kinh hãi.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Chớ ra nơi đồng_ruộng , chớ đi trên đường , vì gươm của giặc ở đó , khắp mọi nơi đều có sự kinh_hãi .
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Gå icke ut på marken, och vandra ej på vägen, ty fienden bär svärd; skräck från alla sidor!
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Gå ikke ud på Marken og følg ej Vejen, thi Fjenden bærer Sværd, trindt om er Rædsel.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Gå ikke ut på marken og vandre ikke på veien! For fienden har sverd, det er redsel rundt omkring.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.너희는 밭에도 나가지 말라 길로도 행치말라 대적의 칼이 있고 사방에 두려움이 있음이니라
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Não saiais ao campo, nem andeis pelo caminho; porque espada do inimigo e espanto há por todos os lados.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Ne hodi na polje in na potu ne postajaj, kajti meč ima sovražnik, strah je kroginkrog!
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.ne menjetek a mezõre, és az úton se járjatok; mert ellenség fegyvere, rémület [fenyeget] köröskörül.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Nevycházejte na pole, a na cestu nechoďte; nebo meč nepřítele a strach jest vůkol.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Nie wychodźcie na pole, i w drogę nie chodźcie; bo miecz nieprzyjacielski a strach w około.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Non uscite nei campi e non camminate per le strade, perché la spada nemica e il terrore sono tutt'intorno
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.No salgas al campo, ni vayas por el camino; porque la espada del enemigo y el terror están por todas partes
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Oj, nevyjdi na pole a nechoď na cestu, lebo tam meč nepriateľa, strach všade naokolo!
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Μη εξελθητε εις τον αγρον και εν οδω μη περιπατειτε διοτι η ρομφαια του εχθρου ειναι τρομος πανταχοθεν.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Не выходите в поле и не ходите по дороге, ибо меч неприятелей, ужас со всех сторон.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Не излизайте на полето, и на път не ходете, Защото мечът на неприятеля и ужасът са от всяка страна.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.אל תצאי השדה ובדרך אל תלכי כי חרב לאיב מגור מסביב׃
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.لا تخرجوا الى الحقل وفي الطريق لا تمشوا لان سيف العدو خوف من كل جهة
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.你 們 不 要 往 田 野 去 、 也 不 要 行 在 路 上 . 因 四 圍 有 仇 敵 的 刀 劍 、 和 驚 嚇
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.你 們 不 要 往 田野 去 、 也不 要 行在 路上 . 因 四 圍 有 仇 敵 的 刀劍 、 和 驚嚇
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Así, en resumen, estoy alarmada por todas las cosas que no tienen.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Donc en bref, je suis choquée par toutes les choses qu'ils n'ont pas.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Ik schrik telkens weer van alles wat ze moeten missen.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.In breve, sono sbigottita da tutte le cose che non possiedono.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.한 마디로, 그들에게 없는 것들을 보며 놀라고는 합니다.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Kort sagt, bliver jeg forskrækket af alle de ting de ikke har.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Kurz gesagt: ich bin erschrocken über all die Sachen, die sie nicht haben.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Pe scurt, mă înfioară toate lucrurile de care duc lipsă.
İlgili Sayfalar