dehşet ile cümle
dehşet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.Victimele îngrozite săreau înapoi în apă, descoperind că de fapt continuau să ardă subacvatic.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.Voller Angst sprangen die Opfer zurück, aber unter Wasser brannten sie weiter.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.Τα τρομοκρατημένα θύματα, οπισθοχωρούσαν για ν' ανακαλύψουν πως καίγονταν και κάτω απ' το νερό.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.Перепуганные жертвы прыгали обратно в ров, но продолжали гореть и под водой.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.הקורבנות המפוחדים היו קופצים חזרה, רק כדי למצוא שהם עדיין בוערים מתחת למים.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.الضحايا المذعرون سيقفزون للخلف ولكن سيظلون يحترقون داخل الماء.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Am putut vedea în ochii ei teroarea.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Eu podia ver o terror nos olhos dela.
Dehşet gözlerinden okunuyordu. Hayatın sonuna gelmiştik.Ich konnte es in ihren Augen sehen, da war Schrecken, das Leben war zu Ende.
Dehşet gözlerinden okunuyordu. Hayatın sonuna gelmiştik.Я бачив в її очах, в них був жах.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Ik zag de doodsangst in haar ogen.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Jag såg i hennes ögon,
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Jeg kunne se det i hendes øjne, det var frygt.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Je pouvais voir dans ses yeux, c'était de la terreur.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.그녀의 눈을 보았어요.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Láttam a szemükön a rettegést.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Mogłem zobaczyć w jej oczach przerażenie.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Potevo vederlo nei suoi occhi, era terrore.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Pude verlo en sus ojos, era terror.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Razbral sem v njenih očeh -- bila je groza.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Saya dapat melihat di matanya, itu adalah teror.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Tôi có thể nhìn thấy trong mắt cô ấy, sự khiếp sợ.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Viděl jsem jí to v očích, byl to strach.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Videl som to v ich očiach, bolo to zdesenie.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Μπορούσα να δω στα μάτια της τον τρόμο.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Можех да видя в очите й, имаше ужас.
Dehşet gözlerinden okunuyordu.Я видел её глаза,
Dehşet gözlerinden okunuyordu.יכולתי לראות בעינייה,
Dehşet gözlerinden okunuyordu.كنت أراه في عينيها،
Dehşet gözlerinden okunuyordu.恐怖が読み取れ 死ぬんだと思いました
Dehşetimin büyük bir bölümünü atın her sıçrayışında kuvvetli bir biçimde osurması oluşturuyordu.내가 잊고 있던 건, 내 경외심의 적잖은 부분은 그 말이 정말 매번 펄쩍펄쩍 뛸 때마다 강력한 방귀를 뀌었다는 사실 때문이었어.
Dehşetimin büyük bir bölümünü atın her sıçrayışında kuvvetli bir biçimde osurması oluşturuyordu.כבר הספקתי לשכוח שחלק לא מבוטל מיראת-הכבוד שלי נבע מהעובדה שבכל פעם שניתר באוויר היה הסוס מפליץ באון.
Dehşetimin büyük bir bölümünü atın her sıçrayışında kuvvetli bir biçimde osurması oluşturuyordu.فيما كدت انسى بأن جزءاً من رعبي تمثل في أن كل قفزة قفزها كان الحصان يضرط بقوة
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Hrôzy na hrôzy beží kričí cez jeho dušu.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Hrůzy na hrůzy běží křičí přes jeho duši.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Kauhut kun kauhut ajaa huusi läpi hänen sielunsa.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."공포에 공포는 그의 영혼을 통해 외치는 실행합니다.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Nỗi sợ hãi khi những nỗi sợ hãi chạy la hét thông qua linh hồn của mình.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Strahovi na grozot teči kričanje skozi njegovo dušo.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Teroarea pe terorile alerga strigînd prin sufletul lui.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Teror atas teror dijalankan berteriak melalui jiwanya.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Terreurs sur terreurs courir en criant à travers son âme.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Terror en terrores corren gritando a través de su alma.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Terrore sui terrori correre gridando attraverso la sua anima.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Terror na strach uruchomić krzycząc w jego duszy.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Terrors auf Schrecken laufen durch seine Seele zu schreien.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Terrors over rædsler løbe råbende gennem hans sjæl.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Terrors på skräck springa skrikande genom hans själ.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Terrors sobre terrores correr gritando através de sua alma.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Terrors κατά τρόμους τρέχει φωνάζοντας μέσα από την ψυχή του.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Terror után rémület fut kiabált át a lelkét.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın.'Verschrikkingen op verschrikkingen lopen schreeuwen door zijn ziel.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Жахи на жахи запустити кричав у його душі.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Ужаси ужаси работят вика чрез душата му.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."Ужасы на ужасы запустить кричал в его душе.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."אימי על אימי לרוץ בצעקות דרך נשמתו.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın."المشاغبين على الصراخ من خلال تشغيل الاهوال روحه.
"Dehşetiyle üzerine Terrors ruhunu bağırarak çalıştırın.すべての彼のたじたじ態度では、神 - 逃亡者は、現在あまりにもはっきりと知られています。
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Det folket är förskräckligt och fruktansvärt; rätt och myndighet tager det sig självt.
Dehşetli ve korkunçturlar, Gururlu ve başlarına buyrukturlar.Egli è feroce e terribile, da lui esce il suo diritto e la sua grandezza
İlgili Sayfalar