dehşet ile cümle

dehşet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde.Hết thảy kẻ thù nghịch tôi sẽ bị hổ thẹn và bối rối lắm; Chúng nó sẽ sụt lui lại, vội vàng bị mất cỡ.
Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde.Hết_thảy kẻ thù_nghịch tôi sẽ bị hổ_thẹn và bối_rối lắm ; Chúng_nó sẽ sụt lui lại , vội_vàng bị mất cỡ .
Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde.Il Signore ascolta la mia supplica, il Signore accoglie la mia preghiera
Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde.내 모든 원수가 부끄러움을 당하고 심히 떪이여 홀연히 부끄러워 물러가리로다
Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde.Meghallgatja az Úr az én könyörgésemet, elfogadja az Úr az én imádságomat.
Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde.Osramočeni bodo in silno se preplašijo vsi sovražniki moji, odriniti morajo v sramoti naglo.
Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde.Semua musuhku akan terkejut dan malu dan segera mundur dengan tersipu-sipu
Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde.Todos mis enemigos se avergonzarán y se aterrarán. Retrocederán y de repente serán avergonzados
Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde.Usłyszał Pan prośbę moję; Pan modlitwę moję przyjął.
Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde.Ще се посрамят и много ще се смутят всичките ми неприятели; Ще се върнат назад, ще се посрамят внезапно.
Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde.יבשו ויבהלו מאד כל איבי ישבו יבשו רגע׃
Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde.‎جميع اعدائي يخزون ويرتاعون جدا. يعودون ويخزون بغتة
Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde.我 的 一 切 仇 敵 都 必 羞 愧 、 大 大 驚 惶 . 他 們 必 要 退 後 、 忽 然 羞 愧
Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde.我 的 一切 仇敵 都 必 羞愧 、 大大 驚惶 . 他 們 必要 退後 、 忽然 羞愧
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.C'est une bobine de Tesla de 100 000 volts que j'ai construit dans ma chambre, au grand désespoir de ma mère.
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.Đây là một cuộn Tesla 100,000 V mà tôi đã chế tạo trong phòng ngủ, nó đã khiến mẹ tôi kinh hồn.
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.Det här är en 100 000-volts Tesla-spole som jag byggde i mitt sovrum, till min mammas stora förtret.
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.Dette her er en 100.000-volt Tesla spole som jeg byggede på mit soveværelse, til min mors store utilfredshed.
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.Dit is een 100.000 Volt Tesla-spoel, die ik in mijn slaapkamer heb gemaakt, tot ontsteltenis van mijn moeder.
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.Esta es una bobina de Tesla de 100,000 volts que yo construí en mi dormitorio, para consternación de mi madre.
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.Ez egy 100.000 voltos Tesla tekercs, amit a hálószobámban építettem, édesanyám legnagyobb rémületére.
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.Isto é uma bobina de Tesla de 100 000 V que construí no meu quarto, para desespero da minha mãe. YB:
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.이것은 십만 볼트짜리 테슬라 코일을 제 침실에 설치한 모습입니다. 저희 어머니께서 어찌할줄을 모르시더라고요.
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.To jest 100 000-woltowy transformator Tesli, który zbudowałem w moim pokoju, ku przerażeniu mojej mamy.
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.Toto je Teslov transformátor na 100 000 voltov postavený, ku zdeseniu moje mamy, v mojej izbe.
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.Toto je Teslův transformátor na 100 000 voltů postavený ke zděšení mé mámy u mě v pokoji.
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.Αυτό είναι ένα πηνίο των 100.000 βολτ που κατασκεύασα στο δωμάτιό μου, παρ'όλους τους φόβους της μητέρας μου.
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.Това е 100,000 волтова намотка на Тесла, която построих в стаята си, без майка ми да разбере.
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.Це 100,000-вольтний трансформатор Тесла, що я склав у своїй спальні, на великий подив моєї матері.
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.זה סליל טלסה בן 100,000 וולט שבניתי בחדר השינה שלי, למגינת ליבה של אימי.
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.هذا رنان تسلا يولد 100,000 فولت بنيته في غرفتي مما أزعج والدتي إلى حد كبير
Bu yatak odamda yaptığım 100,000 voltluk bir Tesla bobini, annemi dehşete düşürmüştü.これを僕は、自分の寝室に作りました 母は「動揺」していましたけれど YB:僕の母の「動揺」は
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Azért rettegek az õ színe elõtt, és ha csak rá gondolok is, félek tõle.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Bởi cớ ấy , tôi kinh_khủng trước mặt Ngài ; Khi nào tôi tưởng đến , bèn sợ_hãi Ngài .
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Bởi cớ ấy, tôi kinh khủng trước mặt Ngài; Khi nào tôi tưởng đến, bèn sợ hãi Ngài.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Därför gripes jag av förskräckelse för hans ansikte; när jag betänker det, fruktar jag för honom.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Darum erschrecke ich vor ihm; und wenn ich's bedenke, so fürchte ich mich vor ihm.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.De aceea tremur înaintea Lui, şi cînd mă gîndesc la lucrul acesta, mă tem de El.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Derfor forfærdes jeg for ham og gruer ved Tanken om ham.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Derfor reddes jeg for ham; tenker jeg på det*, så bever jeg for ham. / {* JBS 23, 14.}
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Geen wonder dat ik zo bang ben als ik voor Hem verschijn. Als ik eraan denk, slaat de angst mij om het hart.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Karena takut kepada-Nya, gemetarlah aku; semakin semua itu kupikirkan, semakin takutlah aku
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.그러므로 내가 그의 앞에서 떨며 이를 생각하고 그를 두려워하는구나
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Per questo davanti a lui sono atterrito, ci penso e ho paura di lui
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Por isso me perturbo diante dele; e quando considero, tenho medo dele.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Por lo cual yo me turbo en su presencia; lo considero, y tengo miedo de él
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Preto sa desím jeho tvári, keď premýšľam o tom, strachujem sa pred ním.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Pročež před tváří jeho děsím se; když to rozvažuji, lekám se ho.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Przetoż od oblicza jego strwożyłem się, a uważając to, lękam się go.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Sentähden valtaa minut kauhu hänen kasvojensa edessä; kun sitä ajattelen, peljästyn häntä.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Voilà pourquoi sa présence m`épouvante; Quand j`y pense, j`ai peur de lui.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Zato se strašim pred njegovim obličjem; ko to premišljam, se ga bojim.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Δια τουτο καταπληττομαι απο προσωπου αυτου συλλογιζομαι και φριττω απ' αυτου
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Затова, смущавам се в присъствието Му; Когато размишлявам треперя от Него.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Поэтому я трепещу пред лицем Его; размышляю – и страшусь Его.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.על כן מפניו אבהל אתבונן ואפחד ממנו׃
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.من اجل ذلك ارتاع قدامه. اتأمل فارتعب منه.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.所 以 我 在 他 面 前 驚 惶 、 我 思 念 這 事 、 便 懼 怕 他
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.所以 我 在 他 面前 驚惶 、 我 思念 這 事 、 便懼 怕 他
Bu yüzden Tanrı onların günlerini boşluk, Yıllarını dehşet içinde bitirdi.(77:33) И погубил дни их в суете и лета их в смятении.
İlgili Sayfalar