dehşet ile cümle

dehşet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.Болезнь была ужасающей; от нее не было излечения и не было вакцины.
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.Това заболяване е било ужасяващо, защото е нямало лек и е нямало ваксина.
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.בריאת הברזל הזו, שנשמה עבורם. מחלה זו הייתה מחרידה, לא היה מרפא,
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.هذا المرض كان مصدرا للرعب و لم يعرف له شفاء ! و لم يكن له أي لقاح
Bu hastalık dehşet vericiydi; tedavisi yoktu ve aşısı yoktu.治療法もなく、 ワクチンもありませんでした。 その脅威から、
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.A própria palavra terror é mundial.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Chính cái từ nỗi sợ hãi mang tính toàn cầu
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Het woord terreur zelf is wereldwijd.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.H ίδια η λέξη τρόμος είναι παγκόσμια.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Însuşi cuvântul teroare este gobal.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.'테러'라는 단어는 전 세계에 만연해 있습니다
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.La mismísima palabra "terror" es global.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.La parola 'terrore' è globale.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Le mot même de terreur est global.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Maga a terror szó is mindenhová elterjedt.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Samo słowo "terror" jest znane na całym świecie.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Samotné slovo teror je mezinárodní.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Schon das Wort Terror ist global.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Teror kata-kata itu mengglobal.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Самата дума "терор" е глобална.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Саме слово "терор" є інтренаціональним.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.Само слово "террор" стало глобальным.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.המילה "טרור" היא גלובלית.
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.ان كلمة إرهاب باتت اليوم عالمية جداً
Bu kelimenin dehşeti küreseldir.世界共通です。 そして恐怖を感じるのも、世界共通です。
Buna inanabiliyor musunuz? Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.Acho isto chocante e de certo modo revoltante.
Buna inanabiliyor musunuz? Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.Ik vind dit schokkend en verbijsterend.
Buna inanabiliyor musunuz? Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.דלקות נשימתיות חמורות נגרמות מכך. הייתם מאמינים ?
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Acestea sunt expresii ale adevărului ca lucruri zguduitoare, în sensul că sunt lucruri pe care le poți venera.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Có cách minh họa sự thật như là những thứ đáng kính sợ nghĩa là chúng là thứ đáng để bạn tôn thờ.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Dit zijn weergaven van de waarheid als ontzagwekkende zaken, ofwel, het zijn dingen die je kunt aanbidden.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Estas son expresiones de la verdad como hechos llenos de asombro, es decir, son cosas que puedes alabar.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Ini adalah ekspresi kebenaran sebagai hal yang jelek, dalam arti, mereka hal yang dapat Anda puja.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.이상화된 표현은 놀라운 것이어서 그 자체로 숭배받을 자격이 있는 대상입니다.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Sono espressioni di verità da riverire, da adorare.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.To są przejawy prawdy w rzeczach imponujących, są to rzeczy, zdecydowanie godne podziwu.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Toto jsou výrazy pravdy jako věci budící respekt a myslím tím věci, o kterých můžete svědčit.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Αυτές είναι πολύ ωραίες εκφράσεις της αλήθειας, εννοώντας ότι,είναι πράγματα που μπορείς να λατρέψεις.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Оба идеала отражают реальность как предмет трепета и благоговения, как объект преклонения.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.Това са проявления на истината, неща които извикват благововение и възхищение.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.אלו הם ביטויים של אמת כדברים מעוררי יראת-כבוד, מבחינת משמעותם, אלה דברים שאפשר לסגוד להם.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.هذه تعابير الحقيقة كأشياء فظيعة، بالمعنى، هذه الأشياء التي يمكنك تقديسها.
Bunlar dehşet verici gerçeğin yansımalarıdır, yani tapınılacak kadar.それゆえに崇拝されるのです 強力で それ以下にはなり得ず
Bunu duyunca giysimi ve cüppemi yırttım, saçımı sakalımı yoldum, dehşet içinde oturakaldım.Khi ta nghe các lời ấy , ta bèn xé áo trong và áo_tơi mình , nhổ tóc đầu và lông râu , rồi ngồi buồn_bã .
Bunu duyunca giysimi ve cüppemi yırttım, saçımı sakalımı yoldum, dehşet içinde oturakaldım.Khi ta nghe các lời ấy, ta bèn xé áo trong và áo tơi mình, nhổ tóc đầu và lông râu, rồi ngồi buồn bã.
Bunu duyunca giysimi ve cüppemi yırttım, saçımı sakalımı yoldum, dehşet içinde oturakaldım.내가 이 일을 듣고 속옷과 겉옷을 찢고 머리털과 수염을 뜯으며 기가 막혀 앉으니
Bunu duyunca giysimi ve cüppemi yırttım, saçımı sakalımı yoldum, dehşet içinde oturakaldım.Ko sem to zaslišal, sem si raztrgal suknjo in plašč ter si pulil lase iz glave in brado in sedel potrt.
Bunu duyunca giysimi ve cüppemi yırttım, saçımı sakalımı yoldum, dehşet içinde oturakaldım.וכשמעי את הדבר הזה קרעתי את בגדי ומעילי ואמרטה משער ראשי וזקני ואשבה משומם׃
Bunu duyunca giysimi ve cüppemi yırttım, saçımı sakalımı yoldum, dehşet içinde oturakaldım.فلما سمعت بهذا الأمر مزقت ثيابي وردائي ونتفت شعر راسي وذقني وجلست متحيّرا.
Bunu duyunca giysimi ve cüppemi yırttım, saçımı sakalımı yoldum, dehşet içinde oturakaldım.我 一 聽 見 這 事 、 就 撕 裂 衣 服 和 外 袍 、 拔 了 頭 髮 和 鬍 鬚 、 驚 懼 憂 悶 而 坐
Bunu duyunca giysimi ve cüppemi yırttım, saçımı sakalımı yoldum, dehşet içinde oturakaldım.我一聽見這 事 、 就 撕裂 衣服 和 外袍 、 拔了 頭髮 和 鬍鬚 、 驚懼憂悶 而坐
Bunu öğrendiğimde dehşete kapıldım ve şok oldum açıkçası.Am fost îngrozit şi oripilat să aud asta.
Bunu öğrendiğimde dehşete kapıldım ve şok oldum açıkçası.Byłem zszokownay, gdy się o tym dowiedziałem.
Bunu öğrendiğimde dehşete kapıldım ve şok oldum açıkçası.Byl jsem zděšen a šokován, když jsem se to dozvěděl.
Bunu öğrendiğimde dehşete kapıldım ve şok oldum açıkçası.Es war wirklich erschreckend davon zu erfahren.
Bunu öğrendiğimde dehşete kapıldım ve şok oldum açıkçası.Es war wirklich erschreckend, davon zu erfahren.
Bunu öğrendiğimde dehşete kapıldım ve şok oldum açıkçası.Ik was ontzet en geschokt toen ik hierachter kwam.
Bunu öğrendiğimde dehşete kapıldım ve şok oldum açıkçası.Jag blir häpen och förskräckt.
Bunu öğrendiğimde dehşete kapıldım ve şok oldum açıkçası.Jag blir häpen och förskräckt.
Bunu öğrendiğimde dehşete kapıldım ve şok oldum açıkçası.Jeg var forfærdet og chokeret da jeg fandt ud af det.
İlgili Sayfalar