dehşet ile cümle

dehşet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Musisz umieć przerażony kilka złowionych ponuro na huśtawce.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Musíte Obrázek zděšeni chytil pár mizerně na houpačce.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Musíte Obrázok zdesení chytil pár mizerne na hojdačke.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Sie müssen herausfinden ein entsetztes Paar gefangen kläglich in einer Schaukel.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Sinun on keksittävä kauhistunut pari kiinni surkeasti on vauhdissa.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Trebuie să o cifra tânăr consternat prins dismally într-un leagăn.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.U moet een figuur ontzet paar gevangen akelig in een schommel.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Usted debe encontrar una pareja atrapada horrorizado estrepitosamente en un columpio.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Você deve descobrir um casal horrorizado pego tristemente num swing.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Vous devez la figure d'un couple consterné pris lamentablement dans une balançoire.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Πρέπει να φιγούρα ενός αποτροπιασμό ζευγάρι που αλιεύονται οικτρά σε μια κούνια.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Вие трябва да се измисли, ужасени двойката, уловени печално в люлка.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Ви повинні з'ясувати вражений пару зловив похмуро в розпалі.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.Вы должны выяснить потрясен пару поймал мрачно в разгаре.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.يجب أن الرقم زوجين روع اشتعلت ذريعا في الأرجوحة.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.し、全体の激動のラッシュが渡され、そのgauds with Ipingストリートいる
Beyin taramaları her iki faaliyet sırasında birbirinin aynısıymış. Tam bir dehşet hali.E la TAC era uguale per entrambe le attività: puro terrore.
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;A jakož mnozí se nad ním užasnou, že tak zohavena jest nad jiné lidi osoba jeho, způsob jeho nad syny lidské:
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;Dahulu banyak orang terkejut melihat dia, rupanya dirusak sehingga tidak seperti manusia lagi
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;이왕에는 그 얼굴이 타인보다 상하였고 그 모양이 인생보다 상하였으므로 무리가 그를 보고 놀랐거니와
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;Miképen eliszonyodtak tõled sokan, oly rút, nem emberi volt ábrázatja, és alakja sem ember fiaié volt:
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;Som mange blev målløse over ham, så umenneskelig ussel så han ud, han ligned ej Menneskenes Børn
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;כאשר שממו עליך רבים כן משחת מאיש מראהו ותארו מבני אדם׃
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;كما اندهش منك كثيرون. كان منظره كذا مفسدا اكثر من الرجل وصورته اكثر من بني آدم.
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;許 多 人 因 他 〔 原 文 作 你 〕 驚 奇 、 ( 他 的 面 貌 比 別 人 憔 悴 、 他 的 形 容 比 世 人 枯 槁 。
Birçokları onun karşısında dehşete düşüyor; Biçimi, görünüşü öyle bozuldu ki, İnsana benzer yanı kalmadı;許 多 人 因 他 〔 原文 作 你 〕 驚奇 、 ( 他 的 面貌 比 別人 憔悴 、 他 的 形容 比 世人 枯槁 。
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Arrisca muito e está aterrorizada.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.C'est un grand risque et elle est terrifiée.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Cô đã mạo hiểm rất nhiều và cô hoảng sợ.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Ella arriesga mucho y está aterrorizada.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Ha tanto da rischiare, ed è terrorizzata.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Hodně riskuje a je vyděšená.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Hon riskerar mycket och hon är vettskrämd.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Hun risikerer en masse og er rædselsslagen
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.그녀는 많은 것을 감수해야 했고 몹시 두려웠습니다.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Podejmuje ogromne ryzyko i jest przerażona.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Risca enorm si e inspaimantata.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Sie riskiert eine Menge und sie hat schreckliche Angst.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Sokat kockáztat és meg van rémülve.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Veľa riskuje a má strach.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Ze zet veel op het spel en ze is doodsbang.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Ρισκάρει πολύ και είναι τρομοκρατημένη.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Вона багатьом ризикує та дуже налякана.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.За нея това е огромен риск и е ужасно изплашена.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Она сильно рискует и очень напугана.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.היא לוקחת סיכון, והיא מלאת אימה.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.فقد جازفت بالكثير وهي مرتعبة
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.必要な道具すらありませんが
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Aquele terrível incómodo de individualidade não existia enquanto eu dançava.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Az önmagamnak levés kínzó rettegése nem létezett, amikor táncoltam!
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Cette crainte redoutable de ma personne n'existait pas lorsque je dansais.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Den gnagande oron kring självet fanns inte när jag dansade.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Diese nagende Bedrohung des Selbst-seins existierte nicht wenn ich tanzte.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Die zeurende sleur van zelf-zijn bestond niet wanneer ik danste.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Diri yang takut dan menggerutu itu hilang saat aku menari.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Ese temor persistente de individualidad no existía mientras danzaba.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Groaza sâcâitoare a eului dispărea când dansam.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.그 개성의 누그러지지않는 불안은 제가 춤출때는 존재하지 않았습니다.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Nỗi ám ảnh của cái tôi không còn đeo đẳng khi tôi nhảy múa.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Quell'assillante terrore della mia persona non esisteva mentre danzavo.
İlgili Sayfalar