Ana içeriğe geç
Sözlük

defalarca ile cümle

defalarca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
O bir veteriner, demem o ki daha önceleri defalarca ultrason görmüş.طبيبة بيطرية ، لذلك فقد رأت الكثير من هذه الأشعة .
O bir veteriner, demem o ki daha önceleri defalarca ultrason görmüş.超音波検査はたくさんやってきました。 もちろん、私が犬じゃないこともちゃんと理解していました。
Ölene kadar bu acıyı sana defalarca yaşatacağım.Dam ci przeżywać ten ból raz za razem, aż umrzesz.
Ölene kadar bu acıyı sana defalarca yaşatacağım.Du ska få återuppleva smärtan.
Ölene kadar bu acıyı sana defalarca yaşatacağım.Haré que revivas ese dolor una y otra vez hasta que mueras.
Ölene kadar bu acıyı sana defalarca yaşatacağım.Saat kokea tuskan yhä uudelleen, kunnes kuolet.
Ölene kadar bu acıyı sana defalarca yaşatacağım.Så kan du genopleve smerten.
Ölene kadar bu acıyı sana defalarca yaşatacağım.Ti farò rivivere quel dolore finché non morirai.
Ölene kadar bu acıyı sana defalarca yaşatacağım.Vou deixar-te reviver essa dor vezes sem conta até morreres.
Ölene kadar bu acıyı sana defalarca yaşatacağım.Θα βιώσεις τον πόνο επανειλημμένα, μέχρι να πεθάνεις!
Ölene kadar bu acıyı sana defalarca yaşatacağım.Ты будешь испытывать эту боль, пока не умрёшь.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Acestea sunt uriaşe blânde pe care am avut plăcerea să le cunosc faţă în faţă de multe ori sub apă.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Ce sont de doux géants que j'ai eu le plaisir de rencontrer en face-à-face de nombreuses fois sous l'eau.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Chúng là những con vật khổng lồ lịch sự mà tôi đã có vinh hạnh được mặt đối mặt rất nhiều lần dưới nước.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.De är stillsamma jättar som jag har haft glädjen att få möta öga mot öga många gånger under vattnet.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Dit zijn zachtaardige reuzen, waarvan ik vele malen het genoegen had ze persoonlijk onder water te ontmoeten.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Estes são os amáveis gigantes que eu tive o prazer de conhecer cara a cara muitas vezes debaixo de água.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Estos son los gigantes amables que he tenido el placer de conocer cara a cara muchas veces debajo del agua.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Ezek azok a gyengéd óriások, akikkel volt szerencsém szemtől szemben találkozni több ízben is.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.이녀석들은 제가 바다 아래서 여러번 직접 마주쳤던 반가운 녀석들이네요.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Ne ovat lempeitä jättiläisiä, joita olen monta kertaa päässyt näkemään silmästä silmään veden alla.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Sono i giganti buoni che ho avuto il piacere di incontrare molte volte sott'acqua.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.To so prijazni velikani, ki sem jih na moje veliko veselje srečala iz oči v oči velikokrat pod vodo.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Tu sú tí nežní obri, ktorých som mala možnosť toľkokrát stretnúť tvárou tvár pod vodou.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Wiele razy miałam okazję spotkać te łagodne olbrzymy oko w oko w głębinach morskich.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Πράοι γίγαντες που είχα την ευχαρίστηση να συναντήσω πρόσωπο με πρόσωπο πολλές φορές υποβρυχίως.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Това са учтиви гиганти, с които имах удоволствието да се срещна много пъти лице в лице под водата.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Это ласковые гиганты, с которыми мне посчастливилось встретиться лицом к лицу много раз под водой.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.אלו הם ענקים עדינים שהיה לי את העונג לפגוש פנים אל פנים פעמים רבות מתחת למים.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.هذه حيتان ضخمة مهذبة كان لي شرف مقابلتها وجهاً لوجه عدة مرات تحت الماء.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.嬉しく感じる生き物です クジラにじっと見られるのは何ともいいようのない体験です
O zamandar beri parmaklık ardındalar, mahkelemeri ise defalarca ertelendi.Han estado en prisión desde entonces, y su juicio ha sido postergado una y otra vez.
O zamandar beri parmaklık ardındalar, mahkelemeri ise defalarca ertelendi.Ils sont derrière les barreaux depuis leur arrestation.
O zamandar beri parmaklık ardındalar, mahkelemeri ise defalarca ertelendi.Seitdem befinden sie sich hinter Gittern und ihr Verfahren wurde wieder und wieder verschoben.
O zamandar beri parmaklık ardındalar, mahkelemeri ise defalarca ertelendi.Со времени задержания они находятся за решёткой, а суд вновь и вновь откладывается.
Peygamber kullarımı defalarca gönderip, ‹Nefret ettiğim bu iğrençlikleri yapmayın!› diyerek onları uyardım.내가 나의 모든 종 선지자들을 그들에게 보내되 부지런히 보내어 이르기를 너희는 나의 미워하는 이 가증한 일을 행치 말라 하였어도
Peygamber kullarımı defalarca gönderip, ‹Nefret ettiğim bu iğrençlikleri yapmayın!› diyerek onları uyardım.ואשלח אליכם את כל עבדי הנביאים השכים ושלח לאמר אל נא תעשו את דבר התעבה הזאת אשר שנאתי׃
Peygamber kullarımı defalarca gönderip, ‹Nefret ettiğim bu iğrençlikleri yapmayın!› diyerek onları uyardım.فارسلت اليكم كل عبيدي الانبياء مبكرا ومرسلا قائلا لا تفعلوا امر هذا الرجس الذي ابغضته.
Peygamber kullarımı defalarca gönderip, ‹Nefret ettiğim bu iğrençlikleri yapmayın!› diyerek onları uyardım.我 從 早 起 來 差 遣 我 的 僕 人 眾 先 知 去 說 、 你 們 切 不 要 行 我 所 厭 惡 這 可 憎 之 事
Peygamber kullarımı defalarca gönderip, ‹Nefret ettiğim bu iğrençlikleri yapmayın!› diyerek onları uyardım.我 從 早起 來 差遣 我 的 僕人 眾 先知 去 說 、 你 們切 不 要 行 我 所 厭惡這 可憎 之事
Pre-Cambrian dünyasına geri döndük hem de defalarca ve mikroplar hala oradalar.캄브리아기 이전의 처음 미생물의 시대로 말입니다. 미생물들은 아직 존재합니다.
Pre-Cambrian dünyasına geri döndük hem de defalarca ve mikroplar hala oradalar.la lumea pre-cambriană, prima eră microbiană, și microbii sunt încă peste tot.
Pre-Cambrian dünyasına geri döndük hem de defalarca ve mikroplar hala oradalar.לעולם הפרה קמברי, העידן המיקרובי הראשון, והמיקרובים עדיין שם בחוץ.
Pre-Cambrian dünyasına geri döndük hem de defalarca ve mikroplar hala oradalar.إلى عالم ماقبل الكمبري، إلى عصر الميكروبات الأول. والميكروبات لازالت هناك في الخارج.
Pre-Cambrian dünyasına geri döndük hem de defalarca ve mikroplar hala oradalar.そしてその微生物は依然存在します 微生物は動物が嫌いです
RAB peygamber kullarını defalarca size gönderdi, ama dinlemediniz, kulak asmadınız.Door de jaren heen heeft God steeds weer Zijn profeten naar u toegestuurd, maar u weigerde te luisteren.
RAB peygamber kullarını defalarca size gönderdi, ama dinlemediniz, kulak asmadınız.여호와께서 그 모든 종 선지자를 너희에게 보내시되 부지런히 보내셨으나 너희가 듣지 아니하였으며 귀를 기울여 들으려고도 아니하였도다
RAB peygamber kullarını defalarca size gönderdi, ama dinlemediniz, kulak asmadınız.ושלח יהוה אליכם את כל עבדיו הנבאים השכם ושלח ולא שמעתם ולא הטיתם את אזנכם לשמע׃
RAB peygamber kullarını defalarca size gönderdi, ama dinlemediniz, kulak asmadınız.وقد ارسل الرب اليكم كل عبيده الانبياء مبكرا ومرسلا فلم تسمعوا ولم تميلوا اذنكم للسمع.
RAB peygamber kullarını defalarca size gönderdi, ama dinlemediniz, kulak asmadınız.耶 和 華 也 從 早 起 來 、 差 遣 他 的 僕 人 眾 先 知 到 你 們 這 裡 來 、 ( 只 是 你 們 沒 有 聽 從 、 也 沒 有 側 耳 而 聽
RAB peygamber kullarını defalarca size gönderdi, ama dinlemediniz, kulak asmadınız.耶和華 也 從 早起來 、 差遣 他 的 僕人 眾 先知 到 你 們這裡來 、 ( 只是 你們沒 有 聽從 、 也沒 有 側耳而聽
Sağ kolunu defalarca hareket ettirdi ve en sonunda kolunu oynatmayı bıraktı.그리고 결과적으로 그 원숭이는 그걸 움직이고 움직여서, 결국 자기 오른 팔은 움직이지 않고
Sağ kolunu defalarca hareket ettirdi ve en sonunda kolunu oynatmayı bıraktı.והיא הניעה אותה שוב ושוב, ובסופו של דבר חדלה להזיז את זרועה הימנית
Sağ kolunu defalarca hareket ettirdi ve en sonunda kolunu oynatmayı bıraktı.وفي نهاية المطاف كانت تحركها مرارا وتكرارا، ثم أخيرا توقفت عن تحريك ذراعها الأيمن
Sağ kolunu defalarca hareket ettirdi ve en sonunda kolunu oynatmayı bıraktı.最終的にはそれを止めて モニタを凝視し
Sarmal biçimde defalarca üretilen dizgi- art- ish örnekleri. Yazar Jamie Zawinski.Ceci génère de manière répétitive des motifs de cordelettes tendues autour de clous. Écrit par Jamie Zawinski.
Sarmal biçimde defalarca üretilen dizgi- art- ish örnekleri. Yazar Jamie Zawinski.Chương trình này tạo ra các dây xoáy ốc. Viết bởi Jamie Zawinski.
Sarmal biçimde defalarca üretilen dizgi- art- ish örnekleri. Yazar Jamie Zawinski.Den här beter sig schizofrent och gör en massa stavfel. Skriven av Jamie Zawinski, 1997.
Sarmal biçimde defalarca üretilen dizgi- art- ish örnekleri. Yazar Jamie Zawinski.Denne genererer gentagne gange spiralstreng- kunstagtige mønstre. Skrevet af Jamie Zawinski.
Sarmal biçimde defalarca üretilen dizgi- art- ish örnekleri. Yazar Jamie Zawinski.Gedraagt zich schizofreen en maakt veel typefouten. In 1997 geschreven door Jamie Zawinski.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod