Dan bıçağı ile Linda'yı defalarca bıçakladı.Dan stabbed Linda repeatedly with his knife.
Tom bıçağıyla Mary'yi defalarca bıçakladı.Tom stabbed Mary repeatedly with his knife.
Tom Mary'yi defalarca aramaya çalıştı.Tom tried to call Mary numerous times.
Dan defalarca Linda'ya tecavüz etti.Dan repeatedly raped Linda.
Dan defalarca telefonda Linda'yla konuştu.Dan talked to Linda on the phone repeatedly.
Tom defalarca özür diledi.Tom apologized numerous times.
O, defalarca intihar etmeye kalkıştı.She tried to kill herself many times.
Final o kadar iyiydi ki onu defalarca yeniden izledim.The finale was so good, that I rewatched it many times.
Tom görevi kötüye kullanmayı defalarca reddetti.Tom has repeatedly denied wrongdoing.
Ben Tom'un dans edişini defalarca gördüm.I've seen Tom dance many times.
Bu bana defalarca oldu.It happened to me many times.
Onu bana defalarca tekrar etmene gerek yok.It's not necessary that you repeat it to me so many times.
Defalarca Boston'a gittik.We've been to Boston many times.
Biz bunu defalarca gördük.We've seen this time and again.
Tom, Mary'yi defalarca kez bıçakladı.Tom stabbed Mary multiple times.
Bu sonraki şarkıyı defalarca söyledim.I've sung this next song many times.
Fadıl defalarca kez vuruldu.Fadil was shot multiple times.
Zaten onu sana defalarca söyledim.I've already told you that many times.
Tom'dan defalarca yardım istedim.I've asked Tom for help many times.
Tom'dan defalarca onu yapmamasını istedim.I've asked Tom several times not to do that.
Bana bu hikayeyi defalarca anlattın.You've told me this story lots of times.
Sen daha önce bana bu hikayeyi defalarca anlattın.You've told me this story before tons of times.
Leyla defalarca kez bıçaklandı.Layla was stabbed multiple times.
Leyla ve Sami o gece defalarca tartıştılar.Layla and Sami argued repeatedly that night.
Onu daha önce defalarca yaptım.I've done that many times before.
Tom'dan onu yapmamasını defalarca istedim.I've asked Tom many times not to do that.
Bunu defalarca yaptım.I've done this many times.
Onlar onu bana defalarca açıkladılar, ama ben anlamadım.They explained it to me many times, but I never understood.
Tom bunu defalarca yaptı.Tom did that many times.
Tom bunu daha önce defalarca yaptı.Tom has done that many times before.
Biz bunu daha önce defalarca yaptık.We've done that many times before.
Tom ve Mary bunu defalarca yaptı.Tom and Mary have done that many times.
Tom, Mary'nin köpeği tarafından defalarca ısırıldı.Tom has been bitten by Mary's dog many times.
Tom, Mary'nin bunu defalarca yaptığını söyledi.Tom said that Mary has done that many times.
Tom'u Boston'da defalarca ziyaret ettim.I have visited Tom multiple times in Boston.
Boston'a defalarca gittim.I've driven to Boston many times.
Sami, Leyla'yı defalarca kez bıçakladı.Sami stabbed Layla multiple times.
Tom'dan defalarca onu yapmayı bırakmasını rica ettim.I've asked Tom many times to stop doing that.
Çocuklarımın bunu defalarca yapmasına izin verdim.I've allowed my children to do that many times.
Çocuklarımın defalarca bunu yapmasına izin verdim.I've allowed my kids to do that many times.
Tom onu defalarca yaptı.Tom has repeatedly done that.
Boston'u defalarca ziyaret ettim.I've visited Boston many times.
Kuran'ı defalarca okudum.I read the Quran multiple times.
O defalarca kanıtlandı.That's been proven time and again.
Woody defalarca o parayla kamyonet alacağını söyler.Woody has repeatedly said he wants to buy a truck with the money.
Ne yazık ki, bu politikalar Japonya'yı 1999 ve 2004 yılları arasında defalarca deflasyona itti.Unfortunately, these policies led Japan into deflation on numerous occasions between 1999 and 2004.
Tasarım o zamandan beri neredeyse tüm cep telefonu üreticileri tarafından defalarca kopyalanmışdır.The design has since been copied by virtually all smartphone manufacturers many times.
Muazzam su kütleleri Batı Sibirya’nın güneyine doğru aynı anda ve defalarca boşalmıştır.Enormous water masses were drained simultaneously and repeatedly toward the south of West Siberia.
Çünkü bu köy defalarca viran olmuştur(yıkılmıştır).Thus was the town established.
Devrimci faaliyetlerinden dolayı defalarca tutuklandı.He was arrested several times for revolutionary activities.
Kızları ise defalarca tecavüze uğradıktan sonra öldürülmüştü.The women sometimes died after being raped.
Hollanda filosu Hansa Birliği filosunu defalarca yenilgiye uğrattı.The fleets of Holland defeated the fleets of the Hanseatic League several times.
Ön cephesi, hem 1530'da Michelango tarafından hem de daha sonraları defalarca yenilenmiştir.The palazzo’s facade was updated by Michelangelo in the 1530s and again later numerous times.
Yüzüklerin Efendisi defalarca yeniden basıldı ve birçok dile çevrildi.The Lord of the Rings has since been reprinted numerous times and translated into 38 languages.
Roberts onu defalarca DDT'ledi.Ryder shouted "fuck" several times.
En sevdiği yemek domatestir, hayatta en güvendiği şeyin domates olduğunu defalarca vurgulamıştır.His favorite food is tomatoes, saying that he trusts tomatoes more than anything in the world.
Klip boyunca Gaga defalarca kostüm değiştiriyor.During a rite, the shaman changes his or her costume several times.
Ayrıca şarkıları üst üste defalarca kez dinlenilmesini tavsiye etti.He also recommended listening to the songs repeatedly.
Hayfa'daki liman ve rafineler, Haziran 1940'ta İtalyanlar tarafından defalarca vuruldu.Haifa was hit many times by the Italians, because of the port and refinery, starting in June 1940.
İlk hanedanlıklardan beri Çin, defalarca genişlemiş, bölünmüş ve yeniden birleşmiştir.Since then, China has expanded, fractured, and re-unified numerous times.