def ile cümle
def kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Boston'a defalarca gittim.I've driven to Boston many times.
Tom konuk defterini imzaladı.Tom signed the guest book.
Sami o Kuran ayetlerini yüzlercce defa okudu.Sami read those Quranic verses hundreds of times.
Tom bu hafta üç defa anahtarlarını kaybetti.Tom has lost his keys three times this week.
O yemeği yüz defa hazırladım ve bundan önce hiç kimse şikayet etmedi.I've made that dish a hundred times and no one's ever complained before.
Sami iki defa evlendi.Sami was married twice.
Sami, Leyla'yı defalarca kez bıçakladı.Sami stabbed Layla multiple times.
Tom bir defasında senin erkek arkadaşındı, değil mi?Tom was your boyfriend at one time, wasn't he?
Sami haftada en az altı defa koştu.Sami ran at least six times a week.
Sami not defterini çıkardı ve not almaya başladı.Sami got his notebook out and strarted taking notes.
Tom'dan defalarca onu yapmayı bırakmasını rica ettim.I've asked Tom many times to stop doing that.
Bu ilk defa geç kalışın değil.This isn't the first time you've been late.
Çocuklarımın bunu defalarca yapmasına izin verdim.I've allowed my children to do that many times.
Çocuklarımın defalarca bunu yapmasına izin verdim.I've allowed my kids to do that many times.
Onu çok defa yaptım.I've done that plenty of times.
Onu en az yüz defa yaptım.I've done that at least a hundred times.
Sami iki defa orada bulundu.Sami has been there a couple of times.
Birçok defa Tom'a yardımcı olduk.We've helped Tom many times.
Biz Tom'a birçok defa yardım sağladık.We've helped Tom many times.
Tom defterini kapattı.Tom closed his notebook.
Defterimi evde bıraktım.I left my notebook at home.
Sami ve Leyla altı defa birlikte çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Sami ve Leyla altı defa beraber çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Tom onu sadece bir defa yaptı.Tom has done that only once.
Tom'a bunun hakkında birkaç defa sordum.I've asked Tom about that several times.
Tom piyangoyu iki defa kazandı.Tom won the lottery twice.
Tom'la sadece bir defa konuştum.I've only spoken to Tom once.
Tom'la yalnızca bir defa konuştum.I've only spoken to Tom once.
Çiçek açtıktan sonra yılda bir defa gübre kullanın.Use a fertilizer once a year after blooming.
Tom onu defalarca yaptı.Tom has repeatedly done that.
Bunu haftada bir defadan fazla yapıyorum.I do that more than once a week.
Haftada bir defadan fazla balık yerim.I eat fish more than once a week.
Bunu haftada bir defadan daha fazla yapıyor musun?Do you do that more than once a week?
Haftada bir defadan daha fazla dışarıda yemek yiyor musunuz?Do you eat out more than once a week?
Tom çek defterini çıkardı.Tom pulled out his checkbook.
Boston'u defalarca ziyaret ettim.I've visited Boston many times.
Tom üç defa istavroz çıkardı.Tom crossed himself three times.
Sami iki defa umre yaptı.Sami has performed Umrah twice.
Defterim kayboldu.My notebook disappeared.
Defterimi kaybettimI've lost my notebook.
Eski defterleri açmak istemiyorum.I don't want to stir up old memories.
Bunu bir defasında yaptım.I did this once.
Tom defterine adını yazdı.Tom wrote his name on his notebook.
Tahtada yazanları defterine geçir.Copy what's on the blackboard into your notebook.
Tahtadakileri defterine geçir.Copy what's on the blackboard into your notebook.
Kuran'ı defalarca okudum.I read the Quran multiple times.
Bu defterler benim değil.These notebooks aren't mine.
Bu defterler senin mi?Are these notebooks yours?
Ona böyle yapmamasını kaç defa söylediğimi bilsen şaşarsın.You'd be amazed how many times I've told him not to do that.
Geçen yaz ilk defa Boston'ı ziyaret ettim.I visited Boston for the first time last summer.
Buraya defnedilmek istediğini söylüyor.She says that she wants to be buried here.
Bu fotoğrafı ilk defa görüyorum.This is the first time I see this photograph.
Bu filmi yıllarca önce bir açık hava sinemasında izlemiştim ilk defa.The first time I saw this film was years ago at an outdoor cinema.
İnşallah bu defa olur.I hope that this time it works.
Define bir adaya gömülmüş.The treasure was buried on an island.
İnsanlık tarihinde ekonomik savaşlar çok defa gerçek savaşa dönüşmüştür.In human history, economic wars often turned into real ones.
O defalarca kanıtlandı.That's been proven time and again.
Gunter bir defa daha aradı.Gunter called one more time.
"Son defilesine Monica Cruz'la birlikte çıkacak"."Son defilesine Monica Cruz'la birlikte çıkacak".
"DeFacto – Bu Kış Çok Sihirli Geçecek!""DeFacto – Bu Kış Çok Sihirli Geçecek!"