Arabayı alıp, baktım. "Müthiş olmuş, nasıl yaptın?" dedim.Στη συνέχεια, τον πήρα επάνω μου και του είπα, "Είναι εκπληκτικό, πώς το εκάνες;"
Arabayı alıp, baktım. "Müthiş olmuş, nasıl yaptın?" dedim.息子は「僕はそんなに小さくないよ」
Aracı kuruma gittim ve 1 adet IBM hisse senedini ödünç almak istiyorum dedim. .Ještě jednou, jdu za makléřem a říkám mu. Chci si vypůjčit akcii IBM.
Aracı kuruma gittim ve 1 adet IBM hisse senedini ödünç almak istiyorum dedim. .Raz jeszcze udaję się do mojego maklera i oświadczam, że chcę pożyczyć akcję IBM.
Aracı kuruma gittim ve 1 adet IBM hisse senedini ödünç almak istiyorum dedim. .私はIBMの株を借りたいと言います。 そしてブローカーは良いですよと言い、 私は株を手に入れ、
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"Mijn vriendin maakte deze grote schaal klaar, en ik vroeg: "Wat is dat?"
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"A barátom előkészített egy nagy edényt, megkérdeztem, hogy "Hát ez mi?"
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"A minha amiga estava a preparar uma taça enorme, e eu perguntei:
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"A moja koleżanka przygotowywała wielką miskę. Powiedziałam: "Co to jest?".
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"Dan sahabatku menyiapkan mangkok besar ini. Dan aku bertanya "Apa itu?"
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"E la mia amica preparava questo grande paiolo, e gli chiesi, "Cos'è?".
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"Et mon amie était en train de préparer cette grosse cuvette, et j'ai dit, " Qu'est ce que c'est ? "
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"제 친구는 큰 사발을 준비하고 있었고 저는 "그게 뭐니?" 라고 물었습니다.
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"Meine Freundin bereitete diese grosse Schüssel vor und ich fragte sie, "Was ist das?"
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"Mi amiga estaba preparando este recipiente grande, y le dije: "¿Qué es?"
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"Min vän förberedde en stor skål, och jag sa "Vad är det?"
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"Moje přítelkyně připravovala velkou mísu a já se zeptala: "Co to je?"
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"Priateľka pripravovala veľkú misu, spýtala som sa: "Čo to je?"
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"Prietena mea pregătea un bol mare, şi am întrebat: "Ce este?"
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"Και η φίλη μου ετοίμαζε κάτι σε ένα μεγάλο μπωλ, και είπα:"Τί είναι΄"
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"И моята приятелка приготви тази голяма купа и аз казах: "Какво е това?"
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"Моя подруга готовила большую вазу. Я спросила: "Что это?"
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"Моя подруга готувала цю велику вазу, я запитала: "Що це?"
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"וחברתי הכינה קערה גדולה, ואני אמרתי, "מה זה?"
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"وصديقتي تحضّر السلطانية الكبيرة ، فسألت : "ما هو؟"
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"「それは何?」と 尋ねました 彼女は 「あなたによ—
Arkadaşım büyük bir tası hazırlıyordu ve ben dedim ki, "Bu nedir?"我嘅朋友準備梗一個大碗, 我問,"呢個系咩啊?"
"Arkalarında dur." dedim.A ja: "Stoj za nimi.
"Arkalarında dur." dedim.Én: "Állj mögéjük!
"Arkalarında dur." dedim.Iar eu: "Stai în spatele lor.
"Arkalarında dur." dedim.Ich sagte: "Stell dich hinter sie.
"Arkalarında dur." dedim.Ik zei: "Ga achter ze staan.
"Arkalarında dur." dedim.Je lui ai répondu, "Reste derrière eux.
"Arkalarında dur." dedim.제가 말했죠. "애들 뒤에 서 있으세요.
"Arkalarında dur." dedim.Le dije: "Ponte de pie detrás de ellos.
"Arkalarında dur." dedim.Mówię:
"Arkalarında dur." dedim."O que é isso?"
"Arkalarında dur." dedim.Řekl jsem: "Stůj za nimi.
"Arkalarında dur." dedim.Saya jawab, "Berdirilah di belakang mereka.
"Arkalarında dur." dedim."Seiso heidän takanaan.
"Arkalarında dur." dedim.Tôi trả lời:
"Arkalarında dur." dedim."Στάσου πίσω τους", της είπα.
"Arkalarında dur." dedim.Казах й:
"Arkalarında dur." dedim.Я пояснив: "Підтримуй їх.
"Arkalarında dur." dedim.Я сказал: "Стойте позади них.
"Arkalarında dur." dedim.אז אמרתי - "פשוט תעמדי מאחוריהם,
"Arkalarında dur." dedim.قلت "قفي خلفهم
"Arkalarında dur." dedim.子どもたちが何をやっても
Aşağı indim. Dedim ki, "Oğlum nerede?"Bajé y dije: "¿Dónde está mi hijo?"
Aşağı indim. Dedim ki, "Oğlum nerede?"Je suis descendu, j'ai dit, "Où est mon fils?"
Aşağı indim. Dedim ki, "Oğlum nerede?"제가 내려가서 물었습니다. "제 아들 어디있어요?"
Aşağı indim. Dedim ki, "Oğlum nerede?"Saya turun dan bertanya, "Di mana putra saya?"
Aşağı indim. Dedim ki, "Oğlum nerede?"Sono sceso e ho chiesto "Dov'è mio figlio?"
Aşağı indim. Dedim ki, "Oğlum nerede?"Tôi la lên "Con tôi đâu?"
Aşağı indim. Dedim ki, "Oğlum nerede?"ירדתי, שאלתי, "איפה הבן שלי?"
Aşağı indim. Dedim ki, "Oğlum nerede?"نزلت. وذهب أسأل ، "أين ابني؟"
Aşağı indim. Dedim ki, "Oğlum nerede?"「三階ですよ お父さん 三階」
Aşağı yukarı herkese, dokümanlarını koymalarını söyledim -- Dedim ki "Dokümanlarını internete koyar mısınız?"Тогда я попросил всех выложить свои документы — я сказал "не могли бы вы выложить свои документы в сеть?"
Aslında, bu çocuklara son yorumlarım, sonunda dedim ki가장 마지막에는 아이들에게
Aslında, bu çocuklara son yorumlarım, sonunda dedim kiMin sidste kommentar til dem var: