"Bir gün Nurettin Topçu 'nun evinde, "hocam bir şey söyleceğim" dedim.От дъното на колибата, обаче, изтрещяла пушка и Чолакът изревал: "Аркадашлар, удариха ме.
Arabamız tutarken Erciyes’in yolunu: “Hancı dedim bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu’nu?”За да приличам точно на вакханка, с коя ръка, кажи, да хвана тирса?"
Ben "Affedersiniz hocam, ben soruları hatırlamıyorum ki" dedim.Велможата отговаря: „Как да разбера, ако ме не упъти някой?“.
Ben gelmeyeyim, bir şey yazacağım galiba dedim.Изглежда жалко, но не мисля че мога да пиша повече.
Ben de 'herkes sağ salim ulaştı,' dedim.”Svi ljudi koji su tada bili sa mnom sretno su se vratili..."
O zaman şöyle arkama yaslanıp, "Bu iş tamamdır” dedim." yorumunu yapmıştır.Prije smrti, uzvikne, "Ispunjeno je!
Ben gelmeyeyim, bir şey yazacağım galiba dedim.Ja moram ići, ali vratit ću se.
Buna öfkelenerek, 'git, sizinle sonra hesaplaşırız' dedim.Nepovedali sme si: Strčte sa, uvidíme sa, keď sa uvidíme.
Ben bir şarkılık bir single yaparım dedim.Vytvárali jednopohlavné šištice.
Ben "Affedersiniz hocam, ben soruları hatırlamıyorum ki" dedim.Rozumiem tomu. „Nie, pani učiteľka, nerobil som postup.
Benim Adamım olmazsın dedim." diyip iki kurşun sıkarak öldürmüştür.Neskôr vypovedal: „Vypálil som cez 200 nábojov.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.Vtedy skončil devätnásty s náskokom jedného bodu nad pásmom zostupu.
Ben de, "hayır, hayır, öyle değil," dedim."Vedno pove: 'Ne, to nisem jaz.'
Daha ne kadar sürecek, ne dersiniz dedim.Koliko časa bo še živela?
Cehenneme gideyim de biraz isteyim dedim.Jaz bi predlagal, da gredo in se povzpnejo na nekaj malo težjega.
Kendi kendime dedim ki, -Neyi bildiğini sanıyorsun?Ir kartą aš pamaniau : „- Žinai ką?
Ben, dedim okumaya geldim.Pvz: Perskaičiau knygą.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.Būdamas 19 m. grįžo į Vieną.
Ben artık kazık kadar oldum ve annem için bir şey yapmam lazım dedim.Mirusieji šarvojami bendruomenės, laidojimo namuose.
“Ama bu imkansız.” dedim.Jis dar pridėjo: „Tai netiesa.
2011 yılında "Dur dedim" adlı albüme imza atmıştır.2011 m. albumas „Būti laiku“.
Ben hemen var efendim dedim.Mehed kohe ametisse.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.1940. aastatel olin eas, mil üht-teist juba oskasin märgata ja mõista.
Memnun değilseniz beni görevden alın.' dedim.Ise hoolitsen, et vastasel korral tööst ilma jääd."
Dedim: - Beratımın gereği niçin yerine gelmez?"Miks sa ilma minu teadmata aseme ümber tõstsid?
Dedim ikisi de var.Järelikult me peame ütlema, et ta on mõlemad.
Sonra dedim kendi kendime: “Ben niçin memleketimi terkedeyim?Ta keeldus, öeldes: "Miks ma peaksin?
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim.10 dollars ! j'ai dit, "Y a quoi là dedans ?"
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim.10 دولارات! فقلت له : "لماذا؟"
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim."Čo v ňom je?"
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim."Co v tom je?"
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim.Dije: "¿Qué contiene?
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim.Gli ho chiesto "Che c'è dentro?"
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim.L-am intrebat, "Ce are in el?"
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim."Milyen az anyag?"
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim."Mitä tässä on?"
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim."O que há nisto?"
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim.Pytam "Co w tym jest?"
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim.Saya berkata, "Apa yang ada di dalamnya?"
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim.Tôi hỏi "Nó là gì vậy?"
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim."Was soll das?"
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim."Wat zit hier in?"
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim.Του είπα, "Τι είναι αυτό;"
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim.Казах му, "Какво има в това?"
10 dolar. 10 dolar! "Bunun içinde ne var?" dedim."Что это?"
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,제 목소리를 17년 동안 듣지 못했기 때문에 뒤돌아보고 이랬어요.
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Ich hatte sie 17 Jahre nicht gehört, also habe ich mich umgeschaut und sagte:
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Ik had mijn stem in geen 17 jaar gehoord. Dus keek ik zoekend om en ik zei,
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Jag hade ju inte hört min egen röst på 17 år, så jag vände mig om och såg mig omkring, jag sade,
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Je n'ai pas entendu le son de ma voix depuis 17 ans, je me suis donc retourné, j'ai regardé et j'ai dit :
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Não ouvia a minha voz há 17 anos, portanto voltei-me e olhei e disse:
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Nem hallottam a hangomat 17 évig, ezért hátrafordultam, és azt mondtam:
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Nepočul som ho 17 rokov, a tak som sa otočil, pozrel sa a povedal,
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Neslyšel jsem svůj hlas 17 let, tak jsem se otočil a zíral a říkal si,
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Nie słyszałem mojego głosu od 17 lat, więc odwróciłem się, spojrzałem i powiedziałem:
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Non sentivo la mia voce da 17 anni. Così mi voltai, mi guardai intorno e dissi:
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Nu-mi auzisem vocea timp de 17 ani, așa că m-am întors, m-am uitat și am spus,
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Tôi đã không nghe được tiếng nói của mình trong 17 năm qua, nên tôi quay lại nhìn rồi nói.
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Yo no había oído mi voz en 17 años, así que dí la vuelta, miré y dije:
17 yıl boyunca kendi sesimi duymamıştım, bu yüzden etrafa döndüm ve baktım ve dedim ki,Не бях чувал гласа си от 17 години затова се обърнах и си казах -