Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.요양원에 거주중인 한 90대 할머니가 눈에 뭐가 보인다고 하였습니다.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.Azt mondták, hogy az egyik lakó, egy 90-es éveiben járó öreg hölgy, dolgokat lát.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.De fortalte mig, at en af beboerne, en gammel dame i sine 90'ere, så ting.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.De sa att en av de boende, en dam i 90-årsåldern, såg saker.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.Disseram-me que uma das residentes, uma senhora nonagenária, estava a "ver" coisas.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.Erään asukkaan, yli 90-vuotiaan rouvan, kerrottiin näkevän asioita.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.Họ nói rằng có một bà lão hơn 90 tuổi nhìn thấy những thứ kỳ lạ.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.Ils m'ont dit qu'une de leurs pensionnaires, une vielle dame de 90 ans, voyaient des choses.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.Me dijeron que uno de los residentes, una anciana de unos 90 años, estaba viendo cosas.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.Mi-au spus că unul dintre pacienţii internaţi, o bătrână de 90 de ani, avea halucinaţii.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.Mi hanno detto che una delle ospiti, un'anziana signora ultra novantenne, vedeva delle cose.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.Povedali mi, že jedna z našich pacientiek, stará pani, viac ako 90-ročná, videla veci.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.Powiedziano mi, że mieszkająca w nim pani po dziewięćdziesiątce miała halucynacje.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.Říkali mi, že jedna z našich pacientek, stará paní, více jak 90letá, viděla věci.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.Sie sagten mir, dass eine der Bewohnerinnen, eine über 90 Jahre alte Dame, Dinge sah.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.Ze vertelden me dat een van de bewoners, een oude dame van in de negentig, dingen zag.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.Μου είπαν πως κάποια από τους οικότροφους, μία κυρία στα 90 της, έβλεπε διάφορα πράγματα.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.И сообщили, что у одного из обитателей - 90 летней старушки были видения.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.Казаха ми, че на една от пациентките, над 90-годишна стара дама, й се привиждат разни неща.
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.מבית אבות בו אני עובד. הם אמרו לי שאחת מתושבות המקום, גברת מבוגרת בשנות ה-90
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.أخبروني ان إحدى المقيمين هناك، سيدة عجوز في التسعينات من عمرها، كانت ترى اشياء
Dediklerine göre, 90 yaşlarındaki bayan misafirlerden biri birşeyler görüyormuş.幻覚を見ているので 気が狂ったのではないか と
Dediklerine göre bu güven işte.Azt mondják, ez bizalom.
Dediklerine göre bu güven işte. Buna güvenirim. İşte bu kalite.그들은 '이것이 신뢰다. 나는 저것을 신뢰한다. 저게 품질이다'라고 말할 것입니다.
Dediklerine göre bu güven işte. Buna güvenirim. İşte bu kalite.Sie nennen das Vertrauen, Vertrauen in Qualität.
Dediklerine göre bu güven işte. Buna güvenirim. İşte bu kalite.הם אומרים, זה אמון. אני סומך על זה. זו איכות.
Dediklerine göre bu güven işte. Buna güvenirim. İşte bu kalite.بقولهم أنهم يثقون بجودة تايد
Dediklerine göre bu güven işte. Buna güvenirim. İşte bu kalite.こうして通貨の一単位となった『タイド』は
Dediklerine göre bu güven işte. Buna güvenirim.Říkají si, že je to důvěra, věřím tomu.
Dediklerine göre bu güven işte.De siger, at det er tillid.
Dediklerine göre bu güven işte.Dicen, eso es confianza.
Dediklerine göre bu güven işte.Eles dizem, isto é confiança.
Dediklerine göre bu güven işte.Họ cho rằng, đó là sự tin tưởng.
Dediklerine göre bu güven işte.Ils disent, là j'ai confiance.
Dediklerine göre bu güven işte.Își zic: "Am încredere în asta.
Dediklerine göre bu güven işte.Menurut mereka, inilah kepercayaan.
Dediklerine göre bu güven işte.Myślą: Ufam temu.
Dediklerine göre bu güven işte.Pensano alla fiducia.
Dediklerine göre bu güven işte.Λένε, αυτό είναι εμπιστοσύνη.
Dediklerine göre bu güven işte.Говорят, что это доверие.
Dediklerine göre bu güven işte.Скажімо - це довіра.
Dediklerine göre çok tehlikeli bir psikopatmış.Au spus cã era un psihopat periculos.
Dediklerine göre çok tehlikeli bir psikopatmış.Car c'était un dangereux psychopathe.
Dediklerine göre çok tehlikeli bir psikopatmış.Mówili, że to niebezpieczny psychopata.
Dediklerine göre çok tehlikeli bir psikopatmış.Weil er ein gefährlicher Psychopath sei.
Dediklerine göre çok tehlikeli bir psikopatmış.Λέγοταν πως ήταν ένα επικίνδυνος ψυχοπαθής.
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.Ed! Ho sentito che hai invitato una ragazza in ospedale. Ti sono venute strane voglie?
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.Ed! Kuulin, että olet kutsunut tänne tytön. Alatko käydä vallattomaksi?
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.Ed!
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.Jag har hört att du har tjejer i rummet- -och lever om.
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.Jeg hører, at du har piger på værelset - - og er ved at være frisk.
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.¡Me han dicho que has invitado a una chica a tu habitación y que la cosa se está calentando!
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.Podobno zaprosiłeś dziewczynę do szpitalnej sali i zaczynasz brykać?
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.Εντ!
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.Мне сказали, ты пригласил к себе в палату девушку и ведёшь себя довольно резво?
Dediklerine göre, şizofrenik ve anti-sosyalmişim.Man sagte mir, ich wäre schizophren und asozial.
Dediklerine göre, şizofrenik ve anti-sosyalmişim.Powiedzieli, że jestem antyspołecznym schizofrenikiem.
Dediklerine göre, şizofrenik ve anti-sosyalmişim.Είπαν πως είμαι σχιζοφρενής και αντικοινωνικός.
Dedikodu, dedikodudur.Los rumores son sólo rumores.
Dediklerini unutmadım... ...çiçek açmadan dönmek zorundasın.Én emlékszem, mit mondtál... Visszatérsz, még a virágzás előtt.