Bu videonun açıklamasına eklediğim makalede, bir kadın dediki:W artykule, który zamieszcze w komentarzach, kobieta opowiada jak raz koń poprosił ją o zielone jabłko.
Bu yeni matrise A artı B dedik.وقد عرفت هذه المصفوفة الجديدة على انها A + B
Bu yüzden, biz de dedik ki, ne --Alors on a dit...
Bu yüzden, biz de dedik ki, ne --Also sagten wir, was ist —
Bu yüzden, biz de dedik ki, ne --Así que dijimos, lo que es --
Bu yüzden, biz de dedik ki, ne --Astfel că am spus ceea ce --
Bu yüzden, biz de dedik ki, ne --Così ci siam detti, che cosa accadrebbe se...
Bu yüzden, biz de dedik ki, ne --Jadi kami berkata, apa yang --
Bu yüzden, biz de dedik ki, ne --소위 말하는
Bu yüzden, biz de dedik ki, ne --To nie była grupa zamknięta.
Bu yüzden, biz de dedik ki, ne --Затова казахме, какво е...
Bu yüzden, biz de dedik ki, ne --И мы сказали: ...
Bu yüzden, biz de dedik ki, ne --אז אמרנו, מה זה -
Bu yüzden, biz de dedik ki, ne --لذلك قلنا:ماهو...
Bu yüzden hiçbir ,sey duymamı,s gibi yapın dedik.Derfor skulle I lade som ingenting.
Bu yüzden hiçbir ,sey duymamı,s gibi yapın dedik.Det är därför vi bad er att inte säga nåt.
Bu yüzden hiçbir ,sey duymamı,s gibi yapın dedik.Dlatego mieliście udawać, że nic nie wiecie.
Bu yüzden hiçbir ,sey duymamı,s gibi yapın dedik.Ecco perché vi abbiamo detto di fingere di non aver sentito.
Bu yüzden hiçbir ,sey duymamı,s gibi yapın dedik.Foi por isso que vos pedimos para fingirem que não tinham ouvido.
Bu yüzden hiçbir ,sey duymamı,s gibi yapın dedik.¡Por eso te dijimos que no dijeras nada!
Bu yüzden hiçbir ,sey duymamı,s gibi yapın dedik.Siksi teidän piti leikkiä, ettette tiedä.
Bu yüzden hiçbir ,sey duymamı,s gibi yapın dedik.Για αυτό σας είπα να κάνετε σαν να μην ακούσατε τίποτα.
Bu yüzden hiçbir ,sey duymamı,s gibi yapın dedik.Поэтому мы просили притвориться, будто вы ничего не слышали.
Capulet Ve neden, benim hanım bilgelik? dedikodu smatter; dil, iyi basiret tutun.Capulet A prečo, pani múdrosť? držte jazyk za zubami, dobrá opatrnosť, smatter s ohováranie, choďte.
Capulet Ve neden, benim hanım bilgelik? dedikodu smatter; dil, iyi basiret tutun.Capulet A proč, paní moudrost? držte jazyk za zuby, dobrá opatrnost, smatter s pomluvy, jděte.
Capulet Ve neden, benim hanım bilgelik? dedikodu smatter; dil, iyi basiret tutun.Capulet En waarom, mijn vrouwe wijsheid? Hou je mond, Good voorzichtigheid; smatter met je roddels, gaan.
Capulet Ve neden, benim hanım bilgelik? dedikodu smatter; dil, iyi basiret tutun.Capulet És miért, asszonyom bölcsesség? Fogja be a száját, jó óvatosság; smatter az Ön pletyka, megy.
Capulet Ve neden, benim hanım bilgelik? dedikodu smatter; dil, iyi basiret tutun.Capulet et pourquoi, ma sagesse dame? Taisez-vous, la prudence Bonne; papoter avec votre commères, allez.
Capulet Ve neden, benim hanım bilgelik? dedikodu smatter; dil, iyi basiret tutun.CAPULET In zakaj, gospa moja modrost? imajo svoj jezik, Good previdnosti; smatter s svojim gossips, go.
Capulet Ve neden, benim hanım bilgelik? dedikodu smatter; dil, iyi basiret tutun.Capulet Ja miksi minun nainen viisaus? Pidä kieli, Good varovaisia smatter kanssa juorujen, mene.
Capulet Ve neden, benim hanım bilgelik? dedikodu smatter; dil, iyi basiret tutun.Capulet Och varför, min fru visdom? Håll tungan, Bra försiktighet, smatter med skvaller, gå.
Capulet Ve neden, benim hanım bilgelik? dedikodu smatter; dil, iyi basiret tutun.Capuleto E por que, minha sabedoria senhora? segurar a língua, a prudência Bom; smatter com seu fofocas, vá.
Capulet Ve neden, benim hanım bilgelik? dedikodu smatter; dil, iyi basiret tutun.Capulet Og hvorfor, min frue visdom? hold din tunge, Good forsigtighed; smatter med din Gossips, gå.
Capulet Ve neden, benim hanım bilgelik? dedikodu smatter; dil, iyi basiret tutun.CAPULET 왜, 내 여자의 지혜? 가서 당신의 수군과 함께 smatter, 혀, 좋은 신중함 '을 개최.
Capulet Ve neden, benim hanım bilgelik? dedikodu smatter; dil, iyi basiret tutun.CAPULET И защо, милейди мъдрост? дръжте езика си, Добър предпазливост; малко количество с клюки, отидете.
Capulet Ve neden, benim hanım bilgelik? dedikodu smatter; dil, iyi basiret tutun.CAPULET ולמה, גברת חכמה שלי? לנצור את לשונך, זהירות טוב; ידיעה שטחית עם הרכלנים שלך, עבור.
Capulet Ve neden, benim hanım bilgelik? dedikodu smatter; dil, iyi basiret tutun.CAPULET ولماذا ، والحكمة سيدة بلدي؟ عقد اللسان والحصافة جيد ؛ مع عدد قليل الثرثرة ، اذهب.
Capulet Ve neden, benim hanım bilgelik? dedikodu smatter; dil, iyi basiret tutun.看護私 は反逆罪を話すこと。
CD+ pozitif T hücreleri dediklerinde yardımcı T hücrelerinden bahsediyorlardır.Ale zwykle, kiedy mówimy o limfocytach T CD4 plus, mamy na myśli pomocnicze limfocyty T.
CD+ pozitif T hücreleri dediklerinde yardımcı T hücrelerinden bahsediyorlardır.CD4 positiven Zellen sprechen dann sprechen sie von T Helferzellen.
CD+ pozitif T hücreleri dediklerinde yardımcı T hücrelerinden bahsediyorlardır.CD4 позитивну Т-клітину, говорять про клітину Т-хелпер.
CDyi aldı. Doktor dedi ki, "Eğer dediklerimi yapmayacaksan, çık dışarı."Εβγαλε το CD, και είπε, " άν δεν θέλετε να ακολουθήσετε τις οδηγίες μου, πηγαίνετε".
CDyi aldı. Doktor dedi ki, "Eğer dediklerimi yapmayacaksan, çık dışarı.""Щом няма да следвате инструкциите ми, си вървете."
Çizeyim. Burada altı nötron var dedik.Dejame dibujar esto . Por lo tanto, hemos dicho que tiene seis neutrones aquí.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Das sind sehr beeindruckende geistige Führer, auch wenn ich vielem widerspreche, was sie zu sagen haben.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.De är väldigt inspirerande ledare, även om jag inte håller med om mycket av vad de säger.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Eles são líderes muito inspiradores, embora eu discorde de muito do que eles dizem. Igualmente:
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.He ovat hyvin inspiroivia johtajia, siitä huolimatta, että olen eri mieltä monesta asiasta heidän kanssaan.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Họ những nhà lãnh đạo rất gây cảm hứng, cho dù tôi không đồng ý với phần lớn những gì họ nói.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Ils sont des leaders très inspirants, même si je ne suis pas d'acord avec la plupart des choses qu'ils disent.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Jsou to velmi inspirující vůdci, ačkoliv nesouhlasím s valnou většinou toho, co říkají.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.그들은 영감을 주는 리더들이죠. 비록 제가 그들의 의견 대부분을 동의하지는 않지만요.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Nagyon inspiráló vezetők, azzal együtt, hogy a mondanivalójuk többségével nem értek egyet.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Naprawdę potrafią zainspirować, nawet jeśli nie zgadzam się z większością rzeczy, które mówią.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Oba sta zelo čudovita voditelja, čeprav se z marsičem, kar pravita, ne strinjam.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Sono dei leader che ispirano tanto, anche se sono in disacordo con la maggior parte di quello che dicono.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Sunt leaderi foarte motivatori, chiar dacă nu sunt de acord cu multe din câte spun ei.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Zij zijn heel inspirerende leiders, ook al ben ik het niet eens met veel van wat ze zeggen.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Είναι πολύ εμπνευσμένοι ηγέτες, αν και διαφωνώ με πολλά απ' όσα λένε.
Cok ilham verici liderler, her ne kadar dediklerinin coguna katilmasam da.Они очень яркие лидеры, хотя я не согласен со многим из того, что они говорят.