Ana içeriğe geç
Sözlük

deden ile cümle

deden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Her gördüğün sakallıyı deden sanma.All that glitters is not gold.
Her sakallıyı deden sanma.All that glitters is not gold.
Tom deden olmak için yeterince yaşlıdır.Tom is old enough to be your grandfather.
Senin deden olacak yaştayım.I'm old enough to be your grandfather.
Bana senin dedenin adı verilmiş.I'm named after your grandfather.
Dedeni iyi hatırlıyorum.I remember your grandfather well.
Deden ne yapıyor?How is your grandfather doing?
En yakınları bile dedenin yaşını bilmemektedir.The audience does not know how old he is.
Dedenin hiçbir şeyin farkında olmadığını mı sanıyorsun sen?Do you think this grandfather doesn't have any sense?
Dedenin bizim şirketimize yatırım yapmasını istiyorsak, bunun anlamı seninle evlenmem mi gerek ?If we want to be funded by your grandfather... Does that mean I need to get married? With you?
Dedenin olayı biraz hızlandırmasını ister misin?Should Grandpa put some speed into it?
O zaman deden eli kolu bağlı dursun mu öylece?Then should Grandpa just stay still?
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...When you should have been blaming your Grandfather, you had been living with that terrible burden.
İlla benimkisi gibi bir dedeniz olmasına gerek yok, tabi keşke olsaydı.You don't need to have my grandfather, though you wished you had.
Sen ne kadar uzun süre dedeni gördün?How long since you saw my grandfather?
Deden nerede yaşıyor?Wo wohnt dein Opa?
Bakmaca dedenin Osmanlı dönemlerinde orada şehit olmuş bir asker ya da bir din adamı olduğu düşünülmektedir.On apprendra à la fin (XX) que son grand-père était soldat et officier de l’armée sudiste.
O dedene aitti.Он принадлежал твоему дедушке.
Köydeki avcılık kültürü yıllardır deden toruna bir akış halinde sağlanmıştır.Estas foram as palavras do Mãe do Tom para o município caça-feitiço há alguns anos.
Her gördüğün sakallıyı deden sanma.Het is niet alles goud wat er blinkt.
Köydeki avcılık kültürü yıllardır deden toruna bir akış halinde sağlanmıştır.Sokáig a falubeli kastélyában őrizte madárgyűjteményét.
En yakınları bile dedenin yaşını bilmemektedir.Pengetahuannya melebihi anak seusianya.
Filmdeki ana hikâye, bir dedenin (Peter Falk) hasta torununa okuduğu bir hikâyedir.」 冒頭のサブストーリーでは、祖父(ピーター・フォーク)が病気の孫(フレッド・サベージ)に本を読んでやっている。
Bu yedi dedenin birisi Şex Alidir.가족 중 7명은 난쟁이었다.
Ben dedenim!Jag är din farfar.
Ben dedenim!Jeg er din morfar.
Ben dedenim!Jestem twoim dziadkiem.
Ben dedenim!Minä olen sinun isoisäsi.
Ben dedenim!Sono tuo nonno!
Ben dedenim!Sou o teu avô.
Ben dedenim!¡Soy tu abuelito!
Ben dedenim!Είμαι ο παππούς σου!
Ben dedenim!Я твой дедушка!
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Terwijl je je opa de schuld zou moeten geven, leefde jij met die vreselijke last.
Dedenin bizim şirketimize yatırım yapmasını istiyorsak, bunun anlamı seninle evlenmem mi gerek ?Als we gefinancierd willen worden door jouw grootvader... Betekent dat dat ik moet gaan trouwen? Met jou?
Dedenin bizim şirketimize yatırım yapmasını istiyorsak, bunun anlamı seninle evlenmem mi gerek ?Če želimo pridobiti finančna sredstva od tvojega dedka... mar to pomeni, da se moram poročiti? S tabo?
Dedenin bizim şirketimize yatırım yapmasını istiyorsak, bunun anlamı seninle evlenmem mi gerek ?Daca vrem sa fim finantati de bunicul tau... Asta inseamna ca trebuie sa ma casatoresc? Cu tine?
Dedenin bizim şirketimize yatırım yapmasını istiyorsak, bunun anlamı seninle evlenmem mi gerek ?Jeśli chcemy być finansowani przez twojego dziadka... To znaczy, że muszę wziąść ślub? Z tobą?
Dedenin bizim şirketimize yatırım yapmasını istiyorsak, bunun anlamı seninle evlenmem mi gerek ?Jika kami ingin didanai oleh Kakekmu..... Apakah itu berarti aku harus menikah? Denganmu?
Dedenin bizim şirketimize yatırım yapmasını istiyorsak, bunun anlamı seninle evlenmem mi gerek ?Nếu công ty muốn được ông cậu tài trợ... Mình có cần phải kết hôn không? Với cậu đấy?
Dedenin bizim şirketimize yatırım yapmasını istiyorsak, bunun anlamı seninle evlenmem mi gerek ?Om vi vill att din farfar ska investera i vårt företag... Betyder det då att jag behöver gifta mig? Med dig?
Dedenin bizim şirketimize yatırım yapmasını istiyorsak, bunun anlamı seninle evlenmem mi gerek ?Se vogliamo essere finanziati da tuo nonno... Significa che devo sposarmi? Con te?
Dedenin bizim şirketimize yatırım yapmasını istiyorsak, bunun anlamı seninle evlenmem mi gerek ?Si nous voulons être financé par ton grand-père... Cela veut dire que je dois me marier ? Avec toi ?
Dedenin bizim şirketimize yatırım yapmasını istiyorsak, bunun anlamı seninle evlenmem mi gerek ?Wenn wir von deinem Großvater finanziert werden wollen... Bedeutet das dann, dass ich heiraten muss? Mit dir?
Dedenin bizim şirketimize yatırım yapmasını istiyorsak, bunun anlamı seninle evlenmem mi gerek ?Αν θέλουμε να μας χρηματοδοτήσει ο παππούς σου... Αυτό σημαίνει πως πρέπει να παντρευτώ; Μαζί σου;
Dedenin bizim şirketimize yatırım yapmasını istiyorsak, bunun anlamı seninle evlenmem mi gerek ?Если мы хотим, чтобы твой дедушка проинвестировал нас, Значит, я должен жениться? На тебе?
Dedenin bizim şirketimize yatırım yapmasını istiyorsak, bunun anlamı seninle evlenmem mi gerek ?אם את רוצה להיות ממומנת ע"י סבא שלך... זה אומר שאני צריך להתחתן? איתך?
Dedenin bizim şirketimize yatırım yapmasını istiyorsak, bunun anlamı seninle evlenmem mi gerek ?إذا أردنا أن يتم تمولينا عن طريق جدك أهذا يعني بأنه يجب أن نتزوج؟؟ أتزوجك؟؟
Dedenin bizim şirketimize yatırım yapmasını istiyorsak, bunun anlamı seninle evlenmem mi gerek ?結婚しなきゃいけないのか? 君と? まあ そうする事もできるわね
Dedenin hiçbir şeyin farkında olmadığını mı sanıyorsun sen?Apa kau pikir kakekmu ini tidak punya perasaan?
Dedenin hiçbir şeyin farkında olmadığını mı sanıyorsun sen?Cháu tưởng ông nội không biết gì hay sao?
Dedenin hiçbir şeyin farkında olmadığını mı sanıyorsun sen?Crezi ca bunicul asta nu stie nimic?
Dedenin hiçbir şeyin farkında olmadığını mı sanıyorsun sen?Denk je dat deze grootvader van je geen verstand heeft?
Dedenin hiçbir şeyin farkında olmadığını mı sanıyorsun sen?Glaubst du etwa, dass dieser Großvater keinen Verstand mehr hat?
Dedenin hiçbir şeyin farkında olmadığını mı sanıyorsun sen?Myślisz, że dziadek nie ma rozumu?
Dedenin hiçbir şeyin farkında olmadığını mı sanıyorsun sen?Penses-tu que ce grand-père est insensé ?
Dedenin hiçbir şeyin farkında olmadığını mı sanıyorsun sen?Pensi che questo nonno non abbia nessun senso comune?
Dedenin hiçbir şeyin farkında olmadığını mı sanıyorsun sen?Si mar mislila, da je tvoj dedek ob zdravo pamet?
Dedenin hiçbir şeyin farkında olmadığını mı sanıyorsun sen?Tror du att denna farfar inte har nån aning?
Dedenin hiçbir şeyin farkında olmadığını mı sanıyorsun sen?Νομίζεις ότι αυτός ο παππούς είναι αναίσθητος;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod