Ana içeriğe geç
Sözlük

dedektör ile cümle

dedektör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Polis hız dedektörünü engelleme.Verstappen abandonne sur panne de boîte de vitesses.
Ilk olarak teleskoplarda kullanılan dedektör insan gözüydü.Inicialmente, el sensor utilizado en los telescopios era el ojo humano.
Photomultipliers ve channeltron gibi ışık dedektörleri bireysel fotonlara yanıt verir.Los detectores de luz, como fotomultiplicadores y canaltrones, responden a fotones individuales.
Çağdaş hızlandırıcılar için tasarlanan dedektörlerin hem boyutu hem de maliyeti devasadır.Los detectores diseñados para los aceleradores modernos son enormes en tamaño y costo.
Fotonların iki dedektörde de eşit sayılarda olduğu gözlemlenmiştir.La mayoría de los testimonios de ambas parejas son similares.
Mikrokanal tabak dedektörleri modern cihazların içerisinde sıkça kullanılır.Los detectores de la placa de Microchannel se utilizan comúnmente en instrumentos comerciales modernos.
Polis hız dedektörünü engelleme.Control de la velocidad del agitador.
R1'in MR2'den farkı manyetik anomali dedektörü bumbası'nın olmamasıdır.El R1 se distinguió visualmente del MR2 por la falta de un boom MAD.
Naga'nın kor dedektörüne göre Kor'dur.Vietnam es la cola del dragón.
Ilk olarak teleskoplarda kullanılan dedektör insan gözüydü.Inizialmente, il sensore usato nei telescopi era l'occhio umano.
Çağdaş hızlandırıcılar için tasarlanan dedektörlerin hem boyutu hem de maliyeti devasadır.I rivelatori usati nei moderni acceleratori sono grandi sia in termini di dimensioni che di costi.
Bunlar LISA gibi dedektörler için kaynaktır.Они являются источниками для детекторов, таких как LISA.
Tesadüf devreleri yaygın olarak radyasyon dedektörlerinde ve diğer bilim ve teknoloji alanlarında kullanılır.Задача обнаружения часто встречается в радиолокации и других областях радиотехники.
Jaeger’in deneyi modern duman dedektörleri için yeni bir yol açan önemli gelişmelerden biriydi.تجربة جايجر واحدة من التقدمات التي شقت الطريق لإجهزة كشف الدخان الحديثة.
Fotonların iki dedektörde de eşit sayılarda olduğu gözlemlenmiştir.ذكرت فيلهلمينه أن الاثنين "سرعان ما أصبحا لا ينفصلان.
Duman dedektörü, tipik bir yangın göstergesi olan dumanı algılayan bir cihazdır.كاشف الدخان هو جهاز يتحسس للدخان، عادةً يشير إلى وقوع حريق.
Ilk olarak teleskoplarda kullanılan dedektör insan gözüydü.Inicialmente o detector utilizado nos telescópios era o olho humano.
CDF dedektörü 5000 ton ver her 3 eksen de de 12 metre boyundadır.O detector CDF pesa 5000 toneladas e tem cerca de 12 metros em todas as três dimensões.
Duyarlılık genelde görünür sisteme ve kullanılan dedektörler ile filtrelere bağlıdır.A sensibilidade normalmente depende do sistema óptico, detectores e filtros utilizados.
Fakat hiç biri düşük yoğunluktaki ışınları dedektör ile fark edebilecek düzeyde bir düzeneğe sahip değillerdi.Mal sabem elas que passam longe do detector do radar dele.
Çoğu duman dedektörü, ufak bir miktar amerikyum-241 içerir ve bu izotop alfa ışıması yapar.De meeste rookdetectoren bevatten een kleine hoeveelheid van de alfastraler americium-241.
Süperpozisyon durumu bir 'gözlemci' (dedektör) ile etkileşim içine girilinceye kadar devam eder.Zjawisko to trwa tak długo, dopóki „obserwator” (detektor) nie wejdzie w interakcję z nim.
Super-Kamiokande dedektörü yine büyük bir rol oynadı.Ponownie decydującą rolę odegrała kawaleria Budionnego.
Jaeger’in deneyi modern duman dedektörleri için yeni bir yol açan önemli gelişmelerden biriydi.Callender był jednym z pionierów nowoczesnego sposobu jazzowej gry tubie.
Bunlar LISA gibi dedektörler için kaynaktır.Вони є джерелами для детекторів, таких як LISA.
Amacı, küresel kozmik ışın dedektörleri sisteminin yapımında mümkün olduğu kadar çok insanı dahil etmektir.Його мета - залучити якомога більше людей до побудови глобальної системи детекторів космічних променів.
Duman dedektörü, tipik bir yangın göstergesi olan dumanı algılayan bir cihazdır.Сигналізатор диму є пристроєм, який сприймає дим, зазвичай, як показник пожежі.
Amacı, küresel kozmik ışın dedektörleri sisteminin yapımında mümkün olduğu kadar çok insanı dahil etmektir.Cílem je zapojit co nejvíce lidí do konstrukce globálního detektoru kosmického záření.
Bu zemin tabanlı dedektörlerin 10 yıl sonra ilk tespitlerini yapmaları umuluyor.Sedlák čertovi slíbil, že za deset let dostane jeho duši.
Amacı, küresel kozmik ışın dedektörleri sisteminin yapımında mümkün olduğu kadar çok insanı dahil etmektir.Scopul său este de a implica cât mai mulți oameni cu putință în construirea unui sistem global detectat.
Elle ve metal dedektörüyle aranıyorlardı.He olivat varustautuneet ketjuin ja metallisin astaloin.
Yolcular metal dedektör tarafından taranırlar.Vieraat tutkitaan metallinpaljastimella.
Satıcısı yasadışı hazine avcıları tarafından metal dedektörü ile 1999 yılında yağmalandığını iddia etti.Sælgeren påstod, at den var blevet fundet af illegale skattejægere med en metaldetektor i 1999.
Çoğu duman dedektörü, ufak bir miktar amerikyum-241 içerir ve bu izotop alfa ışıması yapar.De fleste røgalarmer indeholder en lille smule af alfakilden americium-241.
1917’de Fransa’da Paul Langevin ve beraberinde çalışanlar “ultrasonic submarine dedektör” ürettiler.I 1917 udviklede Paul Langevin i Frankrig en ubådsdetektor, (som i dag bærer hans navn), baseret på ultralyd.
Çivi bombaları, elektromanyetik algılayıcılar ve metal dedektörler sayesinde bulunabilir.Bom paku dapat dideteksi oleh sensor elektromagnetik dan detektor metal standar.
Ilk olarak teleskoplarda kullanılan dedektör insan gözüydü.望遠鏡で使われる検出器は、初めは人間の目であった。
1917’de Fransa’da Paul Langevin ve beraberinde çalışanlar “ultrasonic submarine dedektör” ürettiler.フランスで1917年にポール・ランジュバンとその同僚が超音波を用いた潜水艦探知機を開発した。
Bu sesler insanlar tarafından ancak özel dedektörlerce algılanabilir.この言葉は霧の民にしか聞き取れない。
Bulut odası (ya da Wilson odası), iyonlaştırıcı radyasyon tespiti için kullanılan bir parçacık dedektörüdür.안개 상자 (또는 윌슨 상자)는 이온화 방사선 입자들을 검출하는 데 사용된다.
Ilk olarak teleskoplarda kullanılan dedektör insan gözüydü.הטלסקופים הראשונים ששימשו לתצפיות היו טלסקופים שוברי אור.
İlk ticari duman dedektörleri pazara 1969 yılında girdi.מכונות הצילום המסחריות הראשונות יצאו לשוק בשנת 1949.
Kabartmanın açık olan ağzının bir yalan dedektörü görevi gördüğüne inanılır.מי שבוחר לראות את היצירה כזר דקורטיבי, בבקשה.
İlk ticari duman dedektörleri pazara 1969 yılında girdi.Първият търговски комплекс от магазини за различни стоки и ресторант е построен през 1969.
Çağdaş dedektörler, tespit edilen radyasyonun enerjisini ölçmek için kalorimetre olarak da kullanılırlar.Moderné detektory sa využívajú aj ako kalorimetre pre meranie energie detegovaného žiarenia.
Optik duman dedektörü bir ışık sensörüdür.Optični detektor dima je v bistvu svetlobni senzor.
İlk ticari duman dedektörleri pazara 1969 yılında girdi.Prvi komercialno zanimivi požarni detektorji so prišli na trg leta 1969.
Hava örneklemeli duman dedektörleri mikroskobik duman partiküllerini algılama yeteneğine sahiptir.Dimni detektor, ki deluje na principu vzorčenja zraka, je sposoben zaznavanja že mikroskopskih delcev dima.
Çağdaş dedektörler, tespit edilen radyasyonun enerjisini ölçmek için kalorimetre olarak da kullanılırlar.Moderniausi detektoriai naudojami ir kaip kalorimetrai aptiktos spinduliuotės dalelių energijai nustatyti.
Elle ve metal dedektörüyle aranıyorlardı.Naudojo titnaginius ir metalinius dirbinius.
Polis hız dedektörünü engelleme.Vähendage ventilaatorite kiirust.
Ben de onları topluyorum ve dijital dedektörüme koyuyorum.А аз ги отскубвам от това пътуване и ги поставям върху дигиталните си детектори".
Bu bir nano madde, iki nano madde bir dedektör ve bir kamera.Ce sont deux nanomatériaux, un détecteur et un créateur d'image.
Bu bir nano madde, iki nano madde bir dedektör ve bir kamera.Đó là một vật liệu nano, hai vật liệu nano, một máy dò và một máy hình.
Bu bir nano madde, iki nano madde bir dedektör ve bir kamera.Es ist ein Nanomaterial, zwei Nanomaterialien, ein Detektor und ein Imager.
Bu bir nano madde, iki nano madde bir dedektör ve bir kamera.É um nanomaterial, aliás, dois, um detector e um sintetizador de imagem.
Bu bir nano madde, iki nano madde bir dedektör ve bir kamera.E' un nanomateriale, anzi due nanomateriali, un rilevatore e un dispositivo di creazione d'immagini.
Bu bir nano madde, iki nano madde bir dedektör ve bir kamera.Het zijn twee nanomaterialen, een 'detector' en een 'verbeelder'.
Bu bir nano madde, iki nano madde bir dedektör ve bir kamera.Ini adalah nanomaterial, 2 nanomaterial, sebuah detektor dan pengambil gambar.
Bu bir nano madde, iki nano madde bir dedektör ve bir kamera.Je to nanomateriál, dva nanomateriály, detektor a zobrazovač.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod