Ana içeriğe geç
Sözlük

dede ile cümle

dede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dedenin olayı biraz hızlandırmasını ister misin?Μήπως ο παππούς σου πρέπει να επισπεύσει τα πράγματα;
Dedenin olayı biraz hızlandırmasını ister misin?Должен ли дедушка приложить немного усилий?
Dedenin olayı biraz hızlandırmasını ister misin??שסבא שלך יזרז את ההליכים
Dedenin olayı biraz hızlandırmasını ister misin?أيجب على الجد أن يقوم بتسريع الأمور؟
Dedenin olayı biraz hızlandırmasını ister misin?スピードを?
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Alors que tu aurais dû blâmer ton grand-père, tu as vécu avec ce terrible fardeau.
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Daca vrei sa dai vina pe bunicul tau , poate te vei simti mai bine.
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Kiedy powinieneś winić swojego dziadka, ty żyłeś ze strasznym znamieniem.
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...할애비를 탓해도 모자를 판에 니가 그 멍에를 짊어지고 살라니
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Kun sinun olisi pitänyt syyttää isoisääsi, sinä elit hirveän taakan kanssa.
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Mentre avresti dovuto incolpare tuo nonno, sei andato avanti a vivere con un terribile peso...
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Míg a nagyapádat kellett volna hibáztatnod,<br /><br />ezzel a szörnyű teherrel éltél együtt.
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Trong khi cháu nên trách tội người ông này, cháu đã phải sống với cái gánh nặng khủng khiếp đó.
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Όταν έπρεπε να κατηγορείς τον Παππού σου,<br /><br />εσύ ζούσες με ένα τέτοιο βάρος.
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...في الوقت الذي كان عليك فيه إلقاء اللّوم على جدّك, كنت تعيش حاملا عبءا رهيبا
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...今 たとえ死んでも
Dedesiyle ninesi mi?¿Abuelos?
Dedesiyle ninesi mi?Avós?
Dedesiyle ninesi mi?Dziadkowie?
Dedesiyle ninesi mi?I nonni?
Dedesiyle ninesi mi?Les grandparents?
Dedesiyle ninesi mi?Ông bà nữa ư?
Dedesiyle ninesi mi?祖父母?
Demek dedemin ilgilenmesinin bir sebebi varmış.C'è un motivo se mio nonno era così interessato.
Demek dedemin ilgilenmesinin bir sebebi varmış.Có một lý do làm ông mình thích nó đến vậy.
Demek dedemin ilgilenmesinin bir sebebi varmış.De aceea era bunicul atat de interesat.
Demek dedemin ilgilenmesinin bir sebebi varmış.Det fanns en orsak varför min farfar blev intresserad.
Demek dedemin ilgilenmesinin bir sebebi varmış.Er was een reden dat mijn opa zo geïnteresseerd was.
Demek dedemin ilgilenmesinin bir sebebi varmış.Es gab einen Grund, weshalb mein Großvater so interessiert war.
Demek dedemin ilgilenmesinin bir sebebi varmış.Il y avait une raison pour laquelle mon grand-père était si intéressé.
Demek dedemin ilgilenmesinin bir sebebi varmış.Itulah alasan mengapa Kakekku begitu tertarik
Demek dedemin ilgilenmesinin bir sebebi varmış.Wię to był powód, dla którego dziadek był taki zainteresowany.
Demek dedemin ilgilenmesinin bir sebebi varmış.Zdaj vem, zakaj je moj dedek pokazal takšno zanimanje.
Demek dedemin ilgilenmesinin bir sebebi varmış.Υπήρχε λόγος που ο παππούς μου ενδιαφέρθηκε τόσο.
Demek dedemin ilgilenmesinin bir sebebi varmış.Так вот по какой причине дедушка был так заинтересован.
Demek dedemin ilgilenmesinin bir sebebi varmış..בדיוק מה שחשבתי, זו הסיבה שסבא שלי התעניין בזה כל כך
Demek dedemin ilgilenmesinin bir sebebi varmış.كان هناك سبب لجدي ليكون مهتما بذلك
Demek dedemin ilgilenmesinin bir sebebi varmış.ホントにあなたにぞっこんなのよ
Derken, 2008 yılının Şubat ayında dedem vefat etti.Aztán 2008 februárjában, a nagypapám elhunyt.
Derken, 2008 yılının Şubat ayında dedem vefat etti.Dann starb im Februar 2008 mein Großvater.
Derken, 2008 yılının Şubat ayında dedem vefat etti.Então em fevereiro de 2008, o meu avô morreu.
Derken, 2008 yılının Şubat ayında dedem vefat etti.Entonces en febrero de 2008, mi abuelo pasó a mejor vida.
Derken, 2008 yılının Şubat ayında dedem vefat etti.In februari 2008 overleed mijn opa.
Derken, 2008 yılının Şubat ayında dedem vefat etti.Lalu di Bulan Februari 2008, kakek saya meninggal.
Derken, 2008 yılının Şubat ayında dedem vefat etti.Mai apoi, în februarie 2008 a murit bunicul meu.
Derken, 2008 yılının Şubat ayında dedem vefat etti.Ma nel febbraio del 2008 mio nonno ci ha lasciati.
Derken, 2008 yılının Şubat ayında dedem vefat etti.Następnie w lutym 2008 r. zmarł mój dziadek.
Derken, 2008 yılının Şubat ayında dedem vefat etti.Potom vo februári roku 2008 mi zomrel starý otec.
Derken, 2008 yılının Şubat ayında dedem vefat etti.Puis en février 2008, mon grand-père est mort.
Derken, 2008 yılının Şubat ayında dedem vefat etti.Rồi vào tháng hai năm 2008, ông tôi qua đời.
Derken, 2008 yılının Şubat ayında dedem vefat etti.Τότε τον Φεβρουάριο του 2008 ο παππούς μου έφυγε από τη ζωή.
Derken, 2008 yılının Şubat ayında dedem vefat etti.Затем в феврале 2008 года мой дедушка покинул этот мир.
Derken, 2008 yılının Şubat ayında dedem vefat etti.И тогава през февруари на 2008-ма почина дядо ми.
Dev dedektörler içerisinde çarpıştırıyoruz.Im Grunde genommen sind das Digitalkameras.
Dev dedektörler içerisinde çarpıştırıyoruz.As colisões ocorrem no interior de detetores gigantes.
Dev dedektörler içerisinde çarpıştırıyoruz. Aslında onlar birer dijital kamera.Trkamo jih v velikanskih detektorjih, ki so pravzaprav digitalne kamere.
Dev dedektörler içerisinde çarpıştırıyoruz. Aslında onlar birer dijital kamera.Сблъскваме ги в гигантски детектори, които по същество са цифрови камери.
Dev dedektörler içerisinde çarpıştırıyoruz.Chúng tôi cho chúng va chạm bên trong những máy phân tích khổng lồ.
Dev dedektörler içerisinde çarpıştırıyoruz.Hatalmas detektorok belsejében ütköztetjük őket.
Dev dedektörler içerisinde çarpıştırıyoruz.Kami menumbuknya di dalam detektor raksasa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod