de ile cümle
de kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Emily şiddetli yağmurda üzerinde mont olmadan beklemeye devam etti.Emily kept on waiting in the heavy rain with no coat on.
Edgar Degas birçok ressamlardan daha şanslı idi.Edgar Degas was luckier than many painters.
Edison, parlak bir öğrenci değildi.Edison was not a bright student.
Evet. Ben de öyle düşünüyorum.Yeah. I think so, too.
AIDS araştırma dünyasında yer alan tüm değişiklikleri takip edemem.I can't keep track of all the changes taking place in the world of AIDS research.
Pekala... Evim yeterince büyük değildir.Well... My house isn't big enough.
Mm- hm. Ben de öyle düşünüyorum.Mm-hm. I think so too.
Biz köpeğimize Johnnie deriz.We call our dog Johnnie.
Yalan söylemek iyi değildir.It is not good to tell a lie.
Biraz Worcestershire sosu eklemeye ne dersin?How about adding some Worcestershire sauce?
Wimbledon'da şimdi, servis atışlarını değerlendiren özel elektronik aletler var.At Wimbledon there are now special electronic machines to judge the serves.
Doların değeri enflasyonun yükselme oranında düşer.The value of the dollar declines as the rate of inflation rises.
Hindistan İngiltere'den bağımsızlığını 1947 yılında kazandı.India gained independence from Britain in 1947.
Hindistan'ın İngiltere'den farklı bir iklimi var.India has a different climate from England.
İç dekorasyon üzerine harika bir iş yaptın.You've done a wonderful job on the interior decoration.
O bize çok sıkıntı verir, fakat yine de onu seviyorum.He gives us a lot of trouble, but I like him all the same.
Bütün çabalarından sonra bu kez de başarısız oldu.After all his efforts, he also failed this time.
Eh, ben katılmak zorunda değilim.Well, I must disagree.
Eğer o tamamen yapmaya değerse, o iyi yapmaya değer.If it is worth doing at all, it is worth doing well.
Dün deli gibi ısırıyorlardı.They were biting like crazy yesterday.
Ben görüntümü değiştirmek istiyorum.I'd like to change my image.
Ne zaman geldiğin önemli değil.It doesn't matter when you come.
Onların ne zaman döneceğini tahmin etmek mümkün değil.There is no telling when they will arrive.
Ne zaman deprem olacağını kimse bilmez.Nobody knows when the earthquake will occur.
Adresini ne zaman değiştirdin?When did you change your address?
Her zaman gerçeği söylemek zorunda değilsin?You don't have to tell the truth all the time.
Her zaman dürüst olmak kolay değildir.To be always honest is not easy.
Her zaman dürüst olmak kolay değil.It's not easy being honest all the time.
Devamlı, makaleler yazarım.I write articles regularly.
Her zaman yaz değil.It isn't always summer.
Her zamanki gibi, düşünceleri son derece akademik idi.As usual, his thoughts were extremely academic.
Her zaman olduğu gibi düşünceleri son derece akademikti.As usual, his thoughts were extremely academic.
Biz her zaman oraya gidiyoruz! Değişlik olsun diye bir Fransız restoranına gidelim.We're always going there! Let's go to a French restaurant for a change.
O sır sonsuza dek saklanamaz.That secret can't be kept forever.
Ne kadar bu konuda sızlanmaya devam edeceksin? Geçmişi değiştiremezsiniz.How long are you going to keep whimpering about that? You can't change the past.
Bir defa onunla konuşma şansın olduğunda ondan hoşlanacaksın.You'll like him once you've had a chance to talk to him.
Sen de kimsin?Who on earth are you?
Bu gürültü de neyin nesi?What's all this noise about?
Hiç olmazsa, bu sizin için iyi bir deneyim olacaktır.At any rate, it will be a good experience for you.
Ne olursa olsun, programı değiştiremeyiz.At any rate, we can't change the schedule.
Benim niyetim size herhangi bir şekilde zarar vermek değildir.It is not my intent to hurt you in any way.
Defalarca aradım ama cevap yok.I've called and called, but there's no answer.
Hiçbir para miktarı onun fikrini değiştirmeyecek.No amount of money will change his mind.
Ne kadar çok denersen dene çok kolay bir şekilde başarılı olamayacaksın.No matter how hard you may try, you won't succeed so easily.
Ne kadar denersen dene, bu alışkanlığı bırakmanın zor olduğunu göreceksin.Try as you may, you will find it impossible to give up that habit.
Bazı şiirler de onun tarafından yazıldı.Some poems were also written by him.
Bazı aileler tatillerini deniz kenarında geçiriyorlar.Some families spend their vacation near the beach.
Manş denizi İngiltere'yi ve Fransa'yı ayırmaktadır.The English Channel separates England and France.
Ben İngiltere'deyken İngilizce konuşmakta büyük sıkıntı yaşadım.When I was in England, I had great difficulty trouble in speaking English.
İngiltere'de hava çok sık değişir.The weather changes very often in England.
Onlar İngiltere'de solda araba sürerler.They drive on the left in England.
İngiltere'de "truck" bir "lorry" olarak adlandırılır.In Britain a truck is referred to as a lorry.
İngiltere'de pazar günü mağazalar kapalı mı?Are the stores closed on Sunday in England?
İngiltere'den geliyorum.I come from England.
İngiltere'den Hindistan'a yapılan yolculuk eskiden 6 ay sürerdi.The voyage from England to India used to take 6 months.
Sadece evet ya da hayır de.Just say yes or no.
Güzel bir gün, değil mi?It is a nice day, isn't it?
Güzel bir gün, değil mi? Yüzmeye gidelim mi?A nice day, isn't it? How about going for a swim?
Güzel bir gün değil mi!Isn't it a lovely day!
O, iyi bir araba değil fakat o bir araba.It's not a good car, but it's a car.