Ve yalnızca bir büyüteçle yapabildiği kadar çok yazıyı deşifre etti.Jen s použitím zvětšovacího skla přepsal tolik textu, co mohl.
Ve yalnızca bir büyüteçle yapabildiği kadar çok yazıyı deşifre etti.그는 돋보기 하나만 가지고 이 책의 글을 최대한 많이 옮겨 적기 시작했어요
Ve yalnızca bir büyüteçle yapabildiği kadar çok yazıyı deşifre etti.Kun ved hjælp af en lup tydede han så meget af teksten, som han kunne.
Ve yalnızca bir büyüteçle yapabildiği kadar çok yazıyı deşifre etti.Met niet meer dan een vergrootglas, schreef hij zoveel van de tekst over als hij kon.
Ve yalnızca bir büyüteçle yapabildiği kadar çok yazıyı deşifre etti.Und nur mit einer Lupe ausgestattet, transkribierte er so viel von dem Text, wie er konnte.
Ve yalnızca bir büyüteçle yapabildiği kadar çok yazıyı deşifre etti.Y sólo con una lupa, transcribió el texto lo más que pudo.
Ve yalnızca bir büyüteçle yapabildiği kadar çok yazıyı deşifre etti.Z pomocą szkła powiększającego przepisał tyle tekstu, ile mógł.
Ve yalnızca bir büyüteçle yapabildiği kadar çok yazıyı deşifre etti.Χρησιμοποιώντας απλώς έναν μεγεθυντικό φακό, κατέγραψε όσο μεγαλύτερο μέρος του κειμένου μπορούσε.
Ve yalnızca bir büyüteçle yapabildiği kadar çok yazıyı deşifre etti.Като използвал лупа, той преписал колкото могъл от текста.
Ve yalnızca bir büyüteçle yapabildiği kadar çok yazıyı deşifre etti.С помощью лупы Гейберг расшифровал текст, насколько это было возможно.
Ve yalnızca bir büyüteçle yapabildiği kadar çok yazıyı deşifre etti.יוהן לודביג הייברג, ב 1906.
Ve yalnızca bir büyüteçle yapabildiği kadar çok yazıyı deşifre etti.باستعمال عدسة مكبّرة فقط، تمكّن من تدوين أقصى ما أمكنه من الكتاب.
Ve yalnızca bir büyüteçle yapabildiği kadar çok yazıyı deşifre etti.できるだけの文章を書き起こしました そして彼はこの写本から2つの文章を見つけました
Yani etkileşimli deşifre sağlayan katıştırıcıdan bahsediyor. [duyulmuyor]Et ca devrait marcher dans un instant.
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.Así que necesito descifrar lo que escribí.
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.A tak potřebuji rozluštit, co jsem si zapsal.
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.Deci, trebuie să descifrez ce-am scis.
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.Donc je dois déchiffrer ce que j'ai écrit.
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.Ich muss also entziffern was ich geschrieben habe.
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.Így aztán dekódolnom kell az írást.
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.Ik moet ontcijferen wat ik schreef.
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.제가 쓴 걸 판독해야 할 지경입니다.
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.Muszę rozszyfrowywać co napisałem.
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.Perciò, devo decifrare quello che ho scritto.
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.Takže musím dešifrovať, čo som napísal.
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.Thế nên tôi cần giải mã những gì mình đã viết.
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.Έτσι πρέπει να αποκρυπτογραφήσω τι γράφω.
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.Мне приходится просто расшифровывать, что я написал.
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.Така че трябва да дешифрирам како съм писал.
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.ובכן, אני צריך לפענח את מה שכתבתי.
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.لذا أحتاج لفك تشفير ما كتبته سابقاً
Yazdığımı deşifre etmem gerekiyor.でも時々そこに すごいアイデアが書かれていることがあります