değirmen ile cümle
değirmen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Makinenin önünde değirmen masasında başlayın konumu gösteren balonun bakStart with the mill table at the front of the machine look at the position of the indicating bubble
Oh, kızdırma beni, çalı değirmeni.Oh, piss off, bush mill.
bir kadın değirmenin üst taşını Avimelekin üzerine atıp başını yardı.A certain woman cast an upper millstone on Abimelech's head, and broke his skull.
Göğsü taş gibi serttir, Değirmenin alt taşı gibi sert.His heart is as firm as a stone, yes, firm as the lower millstone.
Değirmen taşını gençler çevirdi, Çocuklar odun yükü altında tökezledi.The young men bare the mill; The children stumbled under the wood.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.two women grinding at the mill, one will be taken and one will be left.
Bu da 250 KW kapasiteye sahip rüzgar değirmenleri çalıştırmaya yeterli.That is sufficient to operate windmills with a capacity of 250kw.
Patlamadan hemen önce büyük bir taş değirmeni ebatlarında gibi görünüyordu. [2]Just before the explosion, the ball seemed to be the size of a large mill-stone.[2]
Ayrıca kasaba kendi yel değirmenleri, balık işleme tesisi ve tuğla ocağına sahipti.The town also had its own windmills, fish-processing plant, and brick kiln.
Değirmenin belirlenmesinin ardından tarihçiler takip eden yılı buldular.[1]Following identification of the mill, historians now place it the year following.[1]
Danimarkalı Batı Hint Adaları'ndaki ilk buhar değirmenini Høgensborg plantasyonunda tanıttı.He introduced the first steam mill in the Danish West Indies on his plantation Høgensborg.
Kalıntılar arasında taş el değirmenleri ve diğer taş aletler bulunmuştur.Stone handmills and other stone tools were found.
Stucky Değirmeni'ne Dair (On the Subject of the Stucky Mill) sergisi.On the subject of the Stucky Mill. Magazzini del Sale at the Zattere.
Ziyaretçiler değirmenin tepesine tırmanabilir.Visitors can climb to the top of the mill.
Değirmen 1947'de çalışmayı durdurdu.The mill stopped operating in 1947.
Betty Barker - Kendi kızı gibi sevdiği bir ineğin sahibi olan eski bir değirmenci.Betty Barker – A former milliner, who owns a cow whom she loves like a daughter.
Wiltze'nin değirmeniWiltze's mill, a type of bark mill
Mora Nehri üzerindeki değirmenin fotoğrafları Prekmurje'den fotoğraflarPhotos of the mill on Mur River Photos from Prekmurje
Snyder DeğirmeniSnyder Mill
Alford'daki yel değirmeniWindmill
Filmde görünen eski silo, İngiltere'deki Norfolk'taki yel değirmenine dayanarak oluşturulmuştur.The old silo that appears in the film is based on Burnham Overy Staithe Windmill, Norfolk.
Elle çalışan kahve değirmenleri, hız için büyük ölçüde elektrikle çalışanlarla değiştirildi.Manual coffee grinders have been largely supplanted by electrically powered ones for speed.
Öğütülen kahve, değirmenin kabında toplanır.The ground coffee is collected in a container which is part of the mill.
Öğütülmüş ürün doğrudan baharat atılan gıdanın üzerine düşer; bu değirmenin kabı olmaz.The ground product falls directly onto the food being seasoned; the mill has no container.
Fransız Peugeot, 1842'de bir karabiber değirmeni patenti aldı.Peugeot of France patented a pepper grinder in 1842.
Geleneksel elle çalışan kahve değirmeniTraditional manual coffee grinder
Mekanik bir kahve değirmeni içindeki değirmen mekanizmasıBurr mill mechanism inside a mechanical coffee grinder
Binalar, 18. yüzyıldan kalma bir yel değirmenine sahip güzel bahçelerle çevrilidir.The prince died in 1947 and is buried by the beach close to the house.
Birlik Ordusu "Kahve Değirmeni" silahlarını kullanan tek kişi değildi.The Union Army was not the only one to have used the "Coffee Mill" guns.
Yel değirmenindeki ve merdivenlerdeki fırça darbeleri dikkat çekmektedir.The brushstrokes in the windmill and doorsteps are noticeable.
van Gogh'un Paris'teki döneminde çizdiği farklı yel değirmeni resimleri de bulunmaktadır.Here are the images of paintings from van Gogh's period in Paris that include windmills:
Yel Değirmeni : Şehrin Hollanda tarihini ve müreffeh değirmen un endüstrisini anar.Windmill: Remembers the Dutch history of the city and the prosperous industry of milling flour.
Dereotu Değirmeni Gayye ( çev transl.Dill Mill Gayye (transl.
Palmiye yapraklarından yapılmış oyuncak yel değirmenleriyle oynamak.Playing with toy windmills made from palm leaves.
Tom bir değirmencidir.Tom ist Müller.
Üç adet su değirmeni 1 adet bakkal bulunmaktır.Man findet 3 Mahl- und 1 Oelmühle.
Snowball (domuz): Hayvanlara okumayı öğretir, bir değirmen yapılması taraftarıdır.Frage an die Schüler: Was bedeutet es, wenn man einen Löwen wählt?
1861'de Farbholzmühle değirmeni işletmeye açıldı.1861 nahm die Farbholzmühle ihren Betrieb auf.
Bunlar arasında değirmen işleten ve kuş yetiştiren olduğu ifade edilmiştir.Gezeigt werden unter anderem das Brüten und die Aufzucht der Vögel.
Küçük bir un değirmeni ve yarma (arpa kırma) değirmeni bulunmaktadır.Vom Palas und der Ringmauer ist nur wenig erhalten.
Değirmendere ismiyle bir düdene batar, çıkar.Die Bezeichnung Mühle wurde von dem mahlenden, meist rotierenden Abfluss des Schmelzwassers abgeleitet.
Kasabada değirmen vardır.In der Stadt stehen einige Windmühlen.
Roma'da en çok gelişmiş teknolojilerin başında su gücüne dayalı değirmenlerin kurulması vardı.In seiner Bank gab es trotz modernster Sicherheitstechnik einen mysteriösen Einbruch.
En bilindik filmleri, kızı Zeynep Değirmencioğlu’nun başrolünde oynadığı filmlerdir.Zu den bekanntesten Filmen, an denen sie mitwirkte, zählen Zoolander und Voll auf die Nüsse.
Ayrıca birde değirmen olduğu belirtilmektedir.Darüber hinaus steht es im Verdacht, mutagen zu sein.
Sebebi ise eskiden bu tepede rüzgar değirmeninin kurulmuş olmasıdır.Das liegt daran, dass die Windmühle in einen ehemaligen Steinbruch hinein gebaut worden ist.
Köy ismini, Deliçay üzerinde kurulu eski su değirmenlerinden almıştır.Der Name leitet sich von dem einstigen Aalreichtum in den Gewässern ab.
Köyün kuzeyinde tarihi bir yel değirmeni bulunmaktadır.Nördlich des Dorfes steht eine ehemalige Windmühle.
Sende artık değirmen sesi duyulmayacak.Sie werde nicht mehr bei Rügenwalder Mühle eingesetzt.
Eski ve yenilenmiş yel değirmenleri vardır.Alte und neue Baummärchen.
1478 yılında köyde 3 adet değirmen bulunmaktaydı.Im Jahr 1474 gab es im Dorf eine Mühle.
1290'da hazırlanan bir belge ise bu çiftlik yerleşkesinde bir su değirmeni kurulduğuna işaret etmektedir.1297 wurde ein Grundstück erwähnt, auf dem der Eigner ein Stück der Stadtmauer dort selbst bauen sollte.
Nereden gelir bu değirmenin suyu?Woher kommt das Grundwasser?
Eskiden mahallenin suyla çalışan un değirmenleri vardı.Früher hatte jeder Bauer im Dorfe Kühe.
Tom bir değirmencidir.Tom est meunier.
Tabloda Tanrı, sahneye yukarıdan bakan konumdaki değirmenci olarak betimlenmiştir.En haut, Dieu domine la scène sur un nuage.
Akıl Oyunları ve Kırmızı Değirmen sekizer adaylıkla ikinci sırada yer aldılar.Premier contact et Moonlight arrivent en deuxième position avec huit nominations.
Ayrıca birde değirmen olduğu belirtilmektedir.Des doutes subsistent cependant quant à savoir si l'oiseau est réellement migrateur.
Değirmencilikle uğraşır ve kısa zamanda tüm Boşnakların sevgisini kazanır.La joie est indescriptible, elle gagne rapidement toutes les voitures de réfugiés.
L'Hyvreuse Yel değirmeninin yerinde günümüzde Victoria Kulesi bulunmaktadır.À sa place se trouve aujourd'hui la Galaxy Tower.