değinme ile cümle

değinme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Böyle bir soruna değinmeden, ne yapacaklarını bilmiyorlar.Not having dealt with such a problem, they don't know what to do.
Tom ona değinmedi bile.Tom didn't even mention it.
Konuşmamızda buna değinmedik.We didn't touch on it in our conversation.
Burada Armstrong en az dört modern kavrama değinmektedir.Here, Armstrong is describing at least four modern concepts.
Eleştirmenler Chávez'in Norberto Ceresole ile olan profesyonel ilişkisine değinmektedir.Critics point to Chávez's professional relationship with Norberto Ceresole.
Kitaplar, Bakanlık dışında kimin Zaman Döndürücülere sahip olabileceğine değinmez.The books do not discuss who else may be in possession of Time-Turners outside of the Ministry.
Epigenetikler herhangi belirli bir genin aktivitesi düzeyine değinmektedir.Epigenetics refers to the level of activity of any particular gene.
Yukarıdaki gölge oyununun tarihine değinmektedir.Prilošci istoriji crne gore.
Feminizm'e ya da İspanyol İç Savaşı'na yapılan her değinme tartışmalıydı.Those elements with references to feminism or to the Spanish Civil War were specially conflictuous.
Değinmeden geçmeyelim.Do not pass.
Mikrobiyolojinin ilk yıllarında "monad" terimi tek hücreli canlılara değinmek için kullanılırdı.The term "monad" was used in the early history of microbiology to denote single-celled organisms.
Şimdi, karamsar bir noktaya değinmeme izin verin.Now, let me hit a somber note.
Değinmek istediğim nokta bu. Hükümet sizden 100 dolar ödünç alırsa.So if I had $100, what would that be worth in 1 year?
- Şimdi başka bir noktaya değinmek istiyorum.And because it has lower potential energy, it's more stable.
Cevabım tartışmanın üç modeline değinmek olacak.Well, my answer is going to make reference to three models for arguments.
Şİmdi,ilerlemeden önce küçük bir noktaya değinmek istiyorum. -Now before I move forward I want to make one little point here.
Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.And it would just be insincere of me not to address those problems.
Bugün bir kaç konuya değinmek istiyorum.I'd like to talk about a couple of things today.
Şimdi başka bir konuya değinmek istiyorum. -But another way to think about it is, kind of where are all the incentives in the markets?
Bu videoda, biraz ivme konusuna değinmek istiyorum.In this video, I want to talk a little bit about acceleration.
Buna değinmeme gerek yok.I don't need to go into that.
Aslında burada bir noktaya değinmek istiyorum.But how does something this intricate show up? And I actually want to make a point here.
Buna kısaca değinmek istiyorum.I'm going to quickly go through this.
Yoksa soğuk algınlığı mı? triyaj sorunu, değinmeyeceğim sebeplerden dolayi zor bir sorun.Do they have AlDS? Do they have a common cold? The triage problem.
Ve son olarak bu öyküyle, bebek köpekbalıklarının büyüdüğü yerlere değinmek istedim.And lastly with this story, I also wanted to focus on baby sharks, shark nurseries.
Değinmek istediğim beşinci ve son konu ise şu:My fifth and final phrase:
Daha Taylor serisi yapmadık, sonra o konuya da değinmeyi umuyorum. -We actually haven't done anything with Taylor series, I was hoping to get there later.
Hepsine değinmeyeceğim.I won't go through all of them.
Burada değinmek istediğim başka bir nokta var.Now there's one other point I want to touch on here.
Ama oraya gelmeden önce merak ediyor olabileceğiniz bir konuya değinmek istiyorum.But before I get to that, I want to address something that you may be wondering about.
Burada değinmek istediğim nokta yaratıcılığın sahip olduğumuz en önemli araç olduğu.I'd like to make the argument that creativity is the most important tool we have.
2014 kararına özellikle değinmek gerek.The 2014 ruling deserves particular mention.
Ancak haberler, insanların kaygısına değinmedi.But the news hadn’t addressed people’s concern.
Davutoğlu Mayıs ayında Brüksel'e yaptığı bir ziyarette bu endişelere değinmekte gecikmedi.He was quick to address these concerns during a May visit to Brussels.
Üçüncü şarkı "Total Geschlaucht" (Tamamen bitkin) işsizlik ve iş aramaya değinmektedir.Im achten Film der Serie in Schwarz geht es um das Thema Flucht und Arbeitsmigration.
Hâlbuki, benim yazdığım her sözcük zaten önemlidir" gibi değinmeleri vardır.«Jedes Bild, das ich gemalt habe, ist wahr».
Fakat bölümler zaman zaman olimpiyatlar ya da Super Bowl gibi planlanmış etkinliklere değinmektedir.Cependant, certains épisodes font mention d'événements prévus, comme les Jeux olympiques ou le Super Bowl.
Eleştirmenler Chávez'in Norberto Ceresole ile olan profesyonel ilişkisine değinmektedir.Les critiques pointent également du doigt les relations professionnelles entre Chávez et Norberto Ceresole.
Bu kişinin ilk doğan oğluna değinmektir.Naissance de son premier fils.
Bir Clifford sayısının derecesi genellikle N-kademe içinde derecesine değinmektedir .Le degré d'un nombre de Clifford fait référence généralement au degré dans la ℤ-graduation.
Şarkı genel olarak günümüz insanının sorunlarına değinmektedir.Ils correspondent globalement aux cantons d'aujourd'hui.
Akridin terimi ayrıca, C13N üçlü halkasını içeren bileşiklere değinmek için kullanılır.Le nom désigne aussi les composés contenant le cycle triple C13N.
Akridin terimi ayrıca, C13N üçlü halkasını içeren bileşiklere değinmek için kullanılır.Además, el término es utilizado para describir a los compuestos que contienen al compuesto tricíclico C13N.
Bu kişinin ilk doğan oğluna değinmektir.De esa unión nacería su primer hijo.
İkinci gidişte görülenlerle, ilk gidişte görülenler arasındaki farklara bile değinmek gerekir.Especialmente cuando no es fácil diferenciar entre los unos y los otros a primera vista.
Bazı politik hassas noktalara ise hiç değinmemiştir.Enviar imágenes políticamente sensibles en lugares inapropiados.
Mikrobiyolojinin ilk yıllarında "monad" terimi tek hücreli canlılara değinmek için kullanılırdı.El término «monada» se usaba en la microbiología antigua para nombrar a los organismos unicelulares.
Bu kişinin ilk doğan oğluna değinmektir.Qui nacque il suo primo figlio.
Eleştirmenler Chávez'in Norberto Ceresole ile olan profesyonel ilişkisine değinmektedir.Критики указывают на профессиональные отношения Чавеса с Норберто Церезоль.
Bu kişinin ilk doğan oğluna değinmektir.Именно там родился его великий сын.
Değinmeden geçmeyelim.Не прогибаться.
Juba olan ilişkisine hiç değinmez.Но это уже не будет иметь никакого отношения к тому, что было раньше.
Burada Armstrong en az dört modern kavrama değinmektedir.Аристотель признал по крайней мере четыре типа объяснений.
Yaratığı konu edinen hiçbir film bu noktaya değinmemiştir.Ни один человек, принимавший участие в создании фильма, в титрах не упомянут.
Yaratığı konu edinen hiçbir film bu noktaya değinmemiştir.لم يتطابق أي من الحيوانين مع المخلوق في الفيديو.
Epigenetikler herhangi belirli bir genin aktivitesi düzeyine değinmektedir.ويشير علم التخلق إلى مستوى نشاط أي جين معين.
Sırp-Hırvatça maddesi bu konuya daha ayrıntılı olarak değinmektedir.السجل الأحفوري يضيف شيئا يذكر لهذه القضية.
Akridin terimi ayrıca, C13N üçlü halkasını içeren bileşiklere değinmek için kullanılır.Acridina também é utilizada para descrever compostos que contêm C13N tricíclico.
Filamentasyon aynı zamanda kendi kendine odaklanan bir yüksek güçlü lazer darbesine değinmektedir.A filamentação também se refere à auto-focalização de um pulso de laser de alta potência.
Serengil bu kitabında televizyonda çalıştığı döneme hemen hemen hiç değinmez.Janet não é aquela pessoa que você assiste na TV.

İlgili Sayfalar