değilsiniz ile cümle
değilsiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Siz hayvan değilsiniz!Anda bukan ternak!
Siz hayvan değilsiniz!Ihr seid keine Tiere!
Siz hayvan değilsiniz!Ni är inte boskap!
Siz hayvan değilsiniz! Siz, insansınız! Kalbinizde insanlık sevgisi var!Voi nu sunteti masini...voi nu sunteti vite.... sunteti oameni...
Siz hayvan değilsiniz! Siz, insansınız!¡Tenéis el amor por la humanidad en vuestros corazones!
Siz illa bu şekilde yapmak zorunda değilsiniz.Het hoefde niet perse volgens deze volgorde.
Siz illa bu şekilde yapmak zorunda değilsiniz.하지만 꼭 이 순서로 해야할 필요는 없어요
Siz illa bu şekilde yapmak zorunda değilsiniz.Nemuseli jsme to dělat takhle.
Siz illa bu şekilde yapmak zorunda değilsiniz.Nie musimy wybierać w tej kolejności.
Siz illa bu şekilde yapmak zorunda değilsiniz.Non dovete fare in questo modo.
Siz illa bu şekilde yapmak zorunda değilsiniz.Você não tem que fazê-lo dessa forma.
Siz illa bu şekilde yapmak zorunda değilsiniz.Але ви могли зробити це й іншим шляхом.
Siz kullanıcısınız ama ödeyen değilsiniz.Jesteś użytkownikiem, ale nie płatnikiem.
Siz kullanıcısınız ama ödeyen değilsiniz. Ürün için ödeme yapmıyorsunuz.사용자가 되는 거죠, 하지만 지불자는 아니에요 제품에 대해 돈을 지불하지 않습니다
Siz kullanıcısınız ama ödeyen değilsiniz. Ürün için ödeme yapmıyorsunuz.أنت المستخدم وليس الدافع. أنت لا تدفع مقابل المنتج.
Siz kullanıcısınız ama ödeyen değilsiniz. Ürün için ödeme yapmıyorsunuz.しかし現実にはあなたは間接的に支払っています
Siz kullanıcısınız ama ödeyen değilsiniz.Ustedes son el usuario, pero no el pagador.
Siz kullanıcısınız ama ödeyen değilsiniz.Ви - користувач, але не платник.
Siz, makine değilsiniz!Anda bukan mesin!
Siz, makine değilsiniz!Ihr seid keine Roboter!
Siz, makine değilsiniz!Ni är inte maskiner!
Siz, makine değilsiniz! Siz hayvan değilsiniz!Non sei un automa!Non sei bestiame!
Siz, makine değilsiniz! Siz hayvan değilsiniz! Siz, insansınız!Não sois máquinas, Não sois gado
Siz, makine değilsiniz! Siz hayvan değilsiniz! Siz, insansınız!Вие не сте машини, не сте добитък, вие сте хора!
Siz, makine değilsiniz! Siz hayvan değilsiniz!君達は人間だ!
Siz, makine değilsiniz!¡Sois hombres!
Siz transseksüel değilsiniz.Du er ikke crossdressers.
Siz transseksüel değilsiniz.Kalian bukan banci.
Siz transseksüel değilsiniz.Voi non siete dei travestiti.
Siz transseksüel değilsiniz. Yalnızca transseksüel gibi giyinmişsiniz.너 여장 남자가 아니구나, 여장 남자처럼 입은거구나
Siz transseksüel değilsiniz. Yalnızca transseksüel gibi giyinmişsiniz. Uh...Das, oder du haltest sie falsch.
Siz transseksüel değilsiniz. Yalnızca transseksüel gibi giyinmişsiniz.انتما لستما فتاتين .. لقد تنكرتما لتصبحا فتاتين .
Siz transseksüel değilsiniz. Yalnızca transseksüel gibi giyinmişsiniz.おっと・・・・ゼイン、ナイル・・・走れ!
Sıcak su opsiyonel. Sıcak suyu kullanmak zorunda değilsiniz, kendisi soğur.Nước nóng thì tùy chọn cho người sử dụng. bạn không bắt buộc phải sử dụng nước nóng, nó sẽ tự làm mát
Sıcak suyu kullanmak zorunda değilsiniz, kendisi soğur.Je hoeft het niet te gebruiken, het koelt zichzelf.
Sıcak suyu kullanmak zorunda değilsiniz, kendisi soğur.더운 물을 사용할 필요가 없다면, 저절로 냉각됩니다.
Sıcak suyu kullanmak zorunda değilsiniz, kendisi soğur.Man muss das heiße Wasser nicht nutzen, es kann auch abkühlen.
Sıcak suyu kullanmak zorunda değilsiniz, kendisi soğur.Nie musisz jej używać, samo się schłodzi.
Sıcak suyu kullanmak zorunda değilsiniz, kendisi soğur.Non si e' obbligati ad usare l'acqua calda, il sistema si raffredderà comunque da solo.
Sıcak suyu kullanmak zorunda değilsiniz, kendisi soğur.No tenemos que utilizar el agua caliente, se enfriará por sí sola.
Sıcak suyu kullanmak zorunda değilsiniz, kendisi soğur.Nu trebuie să folosiţi apa caldă, se va răci singură.
Sıcak suyu kullanmak zorunda değilsiniz, kendisi soğur.Vous n'êtes pas obligés d'utiliser l'eau chaude, elle refroidira toute seule.
Sıcak suyu kullanmak zorunda değilsiniz, kendisi soğur.Если вы не используете горячую воду, она остывает.
Sıcak suyu kullanmak zorunda değilsiniz, kendisi soğur.Не се налага да използвате горещата вода - тя ще се охлади сама.
Sıcak suyu kullanmak zorunda değilsiniz, kendisi soğur.אין הכרח להשתמש במים החמים. זה מתקרר בעצמו.
Sıcak suyu kullanmak zorunda değilsiniz, kendisi soğur.لست ملزما باستخدام الماء الساخن، إذ أنه سيبرد وحده
Sıcak suyu kullanmak zorunda değilsiniz, kendisi soğur.発する熱でお湯を沸かした場合
Sırtüstü yatıp gözünüzü gökyüzüne dikerek dünyayı değiştirecek değilsiniz heralde, değil mi?Anda tidak akan mengubah dunia hanya dengan bersandar dan melihat ke langit, kan?
Sırtüstü yatıp gözünüzü gökyüzüne dikerek dünyayı değiştirecek değilsiniz heralde, değil mi?Bạn sẽ không thay đổi thế giới bằng việc nằm xuống và ngước nhìn bầu trời, đúng không?
Sırtüstü yatıp gözünüzü gökyüzüne dikerek dünyayı değiştirecek değilsiniz heralde, değil mi?Je zal de wereld niet veranderen door op je rug te liggen en naar de hemel te kijken, of wel?
Sırtüstü yatıp gözünüzü gökyüzüne dikerek dünyayı değiştirecek değilsiniz heralde, değil mi?드러누워서 하늘을 바라보면서 세상을 바꾸지는 않습니다. 그렇죠?
Sırtüstü yatıp gözünüzü gökyüzüne dikerek dünyayı değiştirecek değilsiniz heralde, değil mi?Man förändrar inte världen genom att ligga på rygg och blicka mot skyn, eller hur?
Sırtüstü yatıp gözünüzü gökyüzüne dikerek dünyayı değiştirecek değilsiniz heralde, değil mi?Nem fogják megváltani a világot miközben a hátukon fekszenek és bámulják az eget, ugye?
Sırtüstü yatıp gözünüzü gökyüzüne dikerek dünyayı değiştirecek değilsiniz heralde, değil mi?Nie zmienicie świata gapiąc się w niebo, prawda?
Sırtüstü yatıp gözünüzü gökyüzüne dikerek dünyayı değiştirecek değilsiniz heralde, değil mi?Non cambierete il mondo stando coricati ad osservare il cielo, giusto?
Sırtüstü yatıp gözünüzü gökyüzüne dikerek dünyayı değiştirecek değilsiniz heralde, değil mi?No van a cambiar el mundo tendiéndose boca arriba y mirando hacia el cielo.
Sırtüstü yatıp gözünüzü gökyüzüne dikerek dünyayı değiştirecek değilsiniz heralde, değil mi?Nu o să schimbați lumea culcați pe spate şi uitându-vă la cer, nu-i așa?
Sırtüstü yatıp gözünüzü gökyüzüne dikerek dünyayı değiştirecek değilsiniz heralde, değil mi?Sie werden die Welt nicht ändern indem Sie auf Ihrem Rücken liegen und den Himmel betrachten.
Sırtüstü yatıp gözünüzü gökyüzüne dikerek dünyayı değiştirecek değilsiniz heralde, değil mi?Δεν πρόκειται να αλλάξετε τον κόσμο ξαπλώνοντας και χαζεύοντας τον ουρανό, έτσι δεν είναι;
Sırtüstü yatıp gözünüzü gökyüzüne dikerek dünyayı değiştirecek değilsiniz heralde, değil mi?Ви не зміните світу, лежачи на спині і вдивляючись у небо, чи не так?
İlgili Sayfalar